SANIRIM 40 yıl olmuştur, temmuz ayıydı ve Sivas'la ilk tanışıklığım başlamıştı. En çok garipsediğim şey insanların yolun ortasında yürüyor olmasıydı. Geniş ve son derece bakımlı ve temiz olan kaldırımları kimse kullanmıyordu. Bir arkadaşıma eleştirel bir dille "İnsanlar niçin kaldırımları kullanmıyor da yolun ortasından yürüyor?" diye sordum.
Güldü, Sivas şivesiyle "Hele gışı bekle Gardaş" dedi. Sivas'ta insanı çok fazla bekletmeyen tek şey kış ayıdır ve hemen geliverdi. Diz boyu kar, binaların saçaklarından sarkan uzun buz sarkıtları şehri esir aldı.
Öğle güneşinin sıcaklığına dayanamayıp kopan buz sarkıtlarının kaldırımlara bir mızrak gibi düştüğünü görünce anladım, eleştirdiğim o davranış, korunma içgüdüsü ile edinilmiş bir yaşam şekliydi.
Orada insanlara bunu yaptıran coğrafi şartlardı ama insanları Alanya’da kaldırımlarda motosiklet kullanmaya zorlayan şartların ne olduğunu bir türlü anlayamadım. Mesela, engelli geçişlerine araç park etmeyi gerektiren ve ya zorunlu kılan nedir anlayamadım. Kaldırımlara araç park edip insanları caddenin ortasında yürümeye zorlamanın mantığını hala çözemedim. Daha sarı ışıkta hareket etmediği için öndeki araca korna çalan arkadaşın sabırsızlığını anlamış değilim. Hadi diyelim acil bir işi var, araçtan inip yarım saat niye kavga edip zaman kaybeder insan anlamış değilim. Mesela otobüs duraklarına yasak uyarısına rağmen aracını park eden, ardından trafiği felç eden dostumun duygu dünyasını anlamış değilim.
Gece yarısı korna çalan, egzoz patlatan hatta daha ileri gidip bindiği araçtan daha pahalı 'Ses sistemini' sonuna kadar açan o genç dostumu anlamış değilim. Ambulansın arkasına hasta yakını gibi takılıp trafikten yırtan arkadaşın uyanıklığını anlıyorum da siren sesine rağmen hala yol vermeyenlerin ve gaza basanların empati duygusu taşımamalarını anlayamıyorum. Kent disiplini önemli elbette ama bu disiplin sadece kolluk kuvvetleriyle sağlanamaz. Öncelikle kişinin kendisini disipline edecek kabiliyeti kazanması ya da öyle bir kabiliyetinin olması lazım!
Çözüm yolu önerecek konumda değilim ama mutlaka bir yolu vardır diye düşünüyorum. Cadde boyunca egzoz patlatan o şeyi ben sadece şikayet edebilirim ama önleyemem. Hasta bebeğini uyutmaya çalışan bir anne ile duygudaşlık içinde olabilirim ama o bebeği daha yenice gözü dalmışken korkuyla ayağa kaldıran "Dım tıs" ne anlama gelir anlayamam.
Kent disiplini dediğimiz şey soyut ama disiplinli olmak somut bir kavramdır. Elle tutulur, gözle görülür hissedilir ve yaşanılır.
Daha elit ve kaliteli yaşam için biraz daha gayret diyor, esenlikler diliyorum…
Alanya’da kent disiplini
Sudi Çandır
Yorumlar (1)
Trend Haberler
Alanya'da acı ölüm: Daha 8 ay önce evlenmişti
Deportivo ile Real Madrid maçı saat kaçta, hangi kanalda?
Son dakika: Alanya’da aynı noktada ikinci yangın çıktı
Antalya'nın burnunun ucuna asker yerleştirdiler: 2 KM mesafede baksan görünür
Güneş tutulması 10 bin metreden canlı yayınlanacak
12 Ağustos 2026 Şans Topu sonuçları açıklandı