Alanya siyasetinde bu hafta partilerin TÜİK rakamları, il olma talebi, şiddetli yağışların ardından "Sel mağduriyeti ve altyapı eleştirileri" gündemin ana maddesini oluşturdu. AK Parti'den CHP'ye, MHP'den İYİ Parti'ye kadar tüm teşkilatlar sahada esnaf ve vatandaş ziyaretleriyle adeta "seçim varmış gibi" tam saha mesai harcadı. Alanya, 27 ili geride bırakan gücüyle Ankara'ya "İl Statüsü" mesajı verirken, yerel siyasetçiler afet bölgelerindeki dayanışma ve yerel yönetim uyarılarıyla kentin nabzını tuttu.
AK PARTİ: Saha çalışmaları ve sezon uyarısı
Haftanın en stratejik çıkışı, AK Parti Grup Sözcüsü Alaaddin Işık'tan geldi. Belediye meclisinde Atatürk Caddesi'ndeki kaldırım çalışmalarını gündeme taşıyan Işık, ihalenin 240 gün sürecek olmasının turizm sezonunu olumsuz etkileyeceğini vurguladı. Esnafın ve kentin ticari geleceğinin tehlikeye atılmaması gerektiği uyarısı haftanın en çok konuşulan başlığı oldu.
UĞURLU MAHALLESİ'NDE SEL İNCELEMESİ:
Sel felaketinden etkilenen Uğurlu Mahallesi'ne çıkarma yapan Başkan Tavlı ve ekibi, mağdur vatandaşlarla bir araya geldi. Devletin gücünü sahada hissettiren heyet, yerel yönetimlerin altyapı konusunda daha kalıcı çözümler üretmesi gerektiğinin altını çizdi.
ESNAF VE ODA ZİYARETLERİ:
Ticari hayatın nabzını tutan AK Parti heyeti, Pazarcılar Odası'nın 10. Genel Kurulu'na katılım sağlayarak esnafın taleplerini yerinde dinledi. Hafta boyunca süren rutin esnaf ziyaretleriyle halkın sorunları doğrudan raporlandı.
SPOR VE EĞİTİM GÜNDEMİ:
Teşkilat binası; Metpack Alanya Stars Hokey Kulübü ve ALKÜ Sağlık ve Spor Turizmi topluluğu gibi dinamik grupları ağırladı. Gençlerin ve sporcuların taleplerine öncelik veren bir yaklaşım sergilendi.
TEŞKİLAT İÇİ DİNAMİKLER:
Haftalık yönetim kurulu toplantısında Koordinatör Yakup Yazıcı ile sahadaki stratejiler masaya yatırıldı. "Nöbetçi Başkan" uygulamasıyla partinin vatandaşla olan iletişimi 7/24 kesintisiz sürdürüldü.
CHP: Bölge siyasetinde söz sahibi
İlçe Başkanı Bülent Kandemir ve yönetim kurulu üyeleri, sadece Alanya yerelinde kalmayıp bölge siyasetine de ağırlığını koydu. CHP Kepez İlçe Örgütü tarafından düzenlenen dayanışma gecesine katılan heyet, Antalya genelindeki birlik ve beraberlik mesajlarına destek vererek gövde gösterisi yaptı.
DENİZ BAYKAL'IN 3. YIL DÖNÜMÜNDE VEFA:
CHP çatısı altında bu hafta vefa duygusu en üst seviyedeydi. 11 Şubat 2023'te vefat eden eski Genel Başkan Deniz Baykal, ölümünün üçüncü yıl dönümünde Alanya örgütü tarafından unutulmadı. Hafta boyunca düzenlenen anma mesajları ve toplantılarda Baykal'ın siyasi mirası ve Türk siyasetindeki yeri yad edildi.
MASADAKİ ANA GÜNDEM: ALANYA'NIN NÜFUSU VE 'İL' ÇAĞRISI
Haftalık olağan yönetim kurulu toplantısında odak noktası TÜİK verileriydi. Başkan Kandemir, Alanya'nın hızla artan nüfusuna dikkat çekerek; kentin artık bir vilayet statüsünde yönetilmesi gerektiğini yüksek sesle dile getirdi. Kandemir, iktidarın Alanya'nın hakkı olan il statüsü konusundaki somut talepleri görmesi gerektiğini vurguladı.
MHP: Akademi ve Siyaset Teması
MHP Manavgat'ta siyasi ve idari temaslarda bulundu. MHP Alanya İlçe Başkanı Nooman Enhas ve İlçe Emniyet Müdürü Murat Kenan Patat ziyaret edilerek bölgesel iş birliği mesajları verildi. ALKÜ öğretim üyeleri ziyaret edildi. Akademik camianın görüşleri yerel siyaset gündemiyle harmanlandı.
MUHTAR VE ESNAF MESAİSİ:
"Hayırlı Günler Komşum" mottosuyla sahaya inen teşkilat; Cikcilli, Cumhuriyet ve Okurcalar muhtarlarını ziyaret etti. Sanayi ve Turizm bölgelerindeki esnafla buluşularak sorunlar yerinde tespit edildi. Alanya Kahramanmaraşlılar Derneği ziyaret edilerek kültürel dayanışma sergilendi. Teşkilat, haftayı açılışlardan mahalle buluşmalarına kadar tam saha presle kapattı.
İYİ PARTİ: İl olma zorunluluğu
İlçe Başkanı Hilmi Er, TÜİK verileri üzerinden haftaya damga vurdu. Alanya'nın 27 ili geride bırakan nüfusuna dikkat çeken Er, kente "sıradan bir ilçe" muamelesi yapılmasının haksızlık olduğunu belirterek; Alanya'nın il olmasının sosyolojik bir zorunluluk olduğunu vurguladı.
ESNAF VE ODA DAYANIŞMASI:
Pazarcılar Odası'nın 10. Olağan Genel Kurulu'na katılan Başkan Hilmi Er ve yönetimi, yeniden başkan seçilen Hüseyin Gök'ü tebrik etti. Teşkilat, bu ziyarette yerel esnafın ve meslek odalarının her zaman yanında oldukları mesajını verdi.
STRATEJİK TEŞKİLAT MESAİSİ
Antalya İl Başkanlığı koordinasyonunda düzenlenen aylık toplantıya katılan Alanya heyeti, yerel sorunları il gündemine taşıdı. Ayrıca, haftalık yönetim kurulu toplantısı icra edilerek sahadaki yeni yol haritası belirlendi.
SAADET PARTİSİ
Saadet Partisi Alanya İlçe Başkanı Hüseyin Sarıca, haftayı hem yerel hem de genel siyaseti kapsayan yoğun bir bültenle kapattı.
TÜRKİYE KALKINMA PLANI VE FAİZ ELEŞTİRİSİ:
Genel Başkan Mahmut Arıkan'ın "100 Yıllık Kalkınma Planı" Alanya'daki odalara tanıtıldı. Sarıca, ocak ayında ödenen 454 milyar TL'lik faiz rekorunu eleştirerek halkın bütçesinin faiz lobilerine gittiğini savundu.
DİM ÇAYI ESNAFINA DESTEK:
Sel felaketinden etkilenen Dim Çayı esnafına "geçmiş olsun" ziyaretlerinde bulunan Sarıca, yerel yönetimi afetlere karşı önleyici tedbirler almaya çağırdı.
ANAHTAR PARTİ
İlçe Başkanı Abdullah Akkuş ve Alanya delegeleri, Antalya 1. Olağan İl Kongresi'ne tam kadro katılarak gövde gösterisi yaptı. Kongrede sergilenen birlik ve beraberlik tablosu, partinin bölgedeki kararlılığını gözler önüne serdi.
İL OLMA ZORUNLULUĞU:
Başkan Akkuş, Alanya'nın artık bir ilçe statüsüne sığmadığını belirterek, "İl olma" çağrısını yineledi. Akkuş, bu talebin Alanya'nın hak ettiği hizmeti alabilmesi için bir tercihten ziyade sosyolojik bir zorunluluk olduğunu vurguladı.
YENİDEN REFAH PARTİSİ
İlçe Başkanı Burhan Dündar hem istatistik hem de vatandaşın can güvenliği odaklı bir hafta geçirdi.
TÜİK VE AFET YÖNETİMİ:
TÜİK rakamlarını "İl Olun" çağrısına dönüştüren Dündar, aynı zamanda yoğun yağışlara karşı halkı uyardı. "Gerekmedikçe trafiğe çıkmayalım" diyen Dündar, sel mağduru vatandaşların yanında yer aldı.
ZAFER PARTİSİ
Zafer Partisi Alanya İlçe Başkanı Alper Arıkan, basın açıklamalarıyla en dikkat çeken isimlerden biriydi.
DİM ÇAYI VE MAĞDURİYETLER:
Afet sonrası zarar gören işletmeler için ivedilikle harekete geçilmesi gerektiğini belirten Arıkan, "Bu tür tablolarda en büyük sorumluluk planlama eksikliğidir" dedi. Arıkan ayrıca, Alanya'nın il olması için yürütülen çalışmalara tam destek verdi.
Alanya'da emlakçılar vatanı mı satıyor?
Ne zaman emlak veya inşaat sektörüyle ilgili bir haber paylaşılsa, yorumlar genelde aynı nakaratla dolup taşıyor: "Memleketi sata sata bitirdiniz!", "Vatan toprağı kutsaldır, satılır mı?", "Oh olsun, daha beter olun!"
Sokaktaki vatandaşın bu öfkesini anlamak mümkün; yükselen kiralar, ulaşılamaz hale gelen konut fiyatları ve mahallesinde yabancılaşan bir halk profili var. Ancak meseleye duygusal sloganlarla değil de hukuk ve iktisat penceresinden baktığımızda manzara biraz farklılaşıyor. Öncelikle şunu netleştirelim: Alanya'daki emlakçıların ya da inşaatçıların yasal sınırları aşarak "gizli bir vatan satışı" yapması teknik olarak mümkün değil. Türkiye'de yabancıların taşınmaz edinimi, kökleri Osmanlı'nın 1858 tarihli Safer Kanunu'na ve Cumhuriyet'in 1934 tarihli 2644 sayılı Tapu Kanunu'na dayanan, devletin sıkı denetimi altındaki bir süreçtir. Yabancılar buraya ellerinde bayraklarla fetih yapmaya değil, güneşli bir balkon ve güvenli bir liman aramaya geliyorlar. 2012 yılında yapılan ve karşılıklılık ilkesini kaldıran düzenleme, bu süreci hızlandırsa da yabancıların edinebileceği toplam alan ilçe yüzölçümünün %10'unu geçemiyor. Yani Alanya'da her şey kitabına uygun ilerliyor.
Asıl konuya gelelim... Bugün Alanya'da emlak ve inşaat sektörü, tarihinin en büyük "belirsizlik" sınavından geçiyor. Sektör paydaşlarının asıl derdi vatanı satmak değil, vatanın bir parçası olan bu lokomotif sektörü hayatta tutabilmek. Ancak karşımızda çözülmeyi bekleyen devasa bir düğüm var: İkamet yasakları ve kapalı mahalleler.
Alanya ekonomisinin can damarı olan yabancıya konut satışı, son dönemde getirilen ikamet kısıtlamalarıyla adeta duvara çarptı. Mahmutlar, Kestel gibi yabancıların en çok rağbet ettiği bölgelerin ikamete kapatılması, sadece emlakçıları değil; mobilyacıdan su tesisatçısına, fırıncıdan taksiciye kadar herkesi vurdu. Yatırımcı, parasını ödediği evde oturamayacağını anladığı an yönünü Dubai'ye, Karadağ'a veya Yunanistan'a çeviriyor. Sermaye, güvenli ve önü öngörülebilir limanları sever. Yasaklar, talebi bitirmiyor; aksine talebi "yeraltına" itiyor. Yasal yollarla ikamet alamayan yabancı, suistimallere açık farklı arayışlara giriyor. Bu da beraberinde denetimsiz bir piyasa riskini getiriyor.
Yabancıya satış yasaklandığında fiyatların düşeceği sanılıyordu. Oysa maliyetler (çimento, demir, işçilik) düşmediği sürece konut fiyatlarının kalıcı olarak ucuzlaması bir hayalden ibaret. Emlakçılar yasaları arkadan dolanmıyor; aksine, son yıllarda getirilen taşınmaz ticareti yetki belgeleriyle sektör çok daha profesyonel bir zemine oturdu. Sorun, emlakçının vatanı satması değil, konut politikasındaki strateji eksikliğidir. Yabancıya satışı tamamen serbest bırakmak ne kadar riskliyse, bir anda kapıları tamamen kapatmak da Alanya gibi dünya markası olmuş bir kenti ekonomik krize sürüklemektir.
Sonuç olarak; Alanya'nın ihtiyacı olan şey "vatan satılıyor" edebiyatı değil; yabancı yatırımcıyı denetimli, kotalı ama sürdürülebilir bir sistemle entegre edecek rasyonel politikalardır. İkamet yasakları, bugün için bir çözüm gibi görünse de uzun vadede Alanya'nın küresel marka değerine zarar veriyor. Esen kalın...