Alanya, her şeye rağmen, her alanda gelişiyor ve çağdaş yaşanılabilir bir kent olma yolunda hızla ilerliyor. Alanya'nın coğrafi güzelliği, denizi, kumu, güneşiyle birlikte insanı da bir başka olgunluğa, kültüre hatta felsefeye doğru...
Alanya, her şeye rağmen, her alanda gelişiyor ve çağdaş yaşanılabilir bir kent olma yolunda hızla ilerliyor. Alanya’nın coğrafi güzelliği, denizi, kumu, güneşiyle birlikte insanı da bir başka olgunluğa, kültüre hatta felsefeye doğru yelken açmış durumda. Tabii ki, Alanyalı ya da Alanya’da yaşayan herkes, turizmden ve de yerli ve yabancı turistlerden büyük ölçüde etkileniyor. Geçmişte, coğrafi anlamda, ulaşım zorluğundan kaynaklanan içe kapanmışlık, muhafazakar, örf adet ve gelenekleriyle öne çıkan sıradan bir kasaba halkı olmaktan bugün, eğitimli, kültürlü, ekonomik gücü oldukça fazla, farklı dilleri konuşabilen bir modern kentli olma yolunda çok ciddi mesafenin alındığını söylemek mümkün. Alanyalı bırakın Türkiye’ye açılmayı dünyaya açılmayı ve buralarda da gücünü göstermeyi başarabilecek bir noktaya geldi. Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nu artık dünya tanıyor. Sayın Hasan Sipahioğlu yıllardır Alanya Belediye Başkanı olarak, Türkiye’ye hem kendi hem de Alanya’nın adını duyurdu. Sayın Atila Emek CHP’de Genel Başkan Yardımcısı. Sayın Emin Müftüoğlu yıllardır Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkanı. Sayın Mehmet Ali Dim, Türkiye Gazeteciler Federasyonu (TGF) Genel Başkan Yardımcısı. Sayın Kuddusi Müftüoğlu ile Sayın Mustafa Kamil Abitoğlu Spor Toto Süper Lig’de düdük çalarak Türkiye’ye adlarını duyurmaya ve Alanya’yı tanıtmaya devam ediyorlar. Sayın Hilmi Tokuş da, İsveç Fahri Konsolosluğu yapmakta ve geçmişte Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi üyeliği yaptı. Bu konumlara gelmiş başka Alanyalılardan da söz etmek mümkün. Ben bildiklerimi ve hatırlayabildiklerimi buraya taşıdım. Benim asıl burada anlatmak istediğim şu. Alanya dünyaya açıldı ve dünyanın dört bucağından, farklı etnik kökenden, farklı dini inançtan insanlar buraya toplandı. Tüm kimlikler belli bir alanda bir biçimde özellikle de turizm adına bir araya gelince, anlamsız kimlik kavgaları ortadan kalkıyor, bireysel ve toplumsal olarak, ben ya da biz diye başlayan bencilliğin hamaseti yerine, Dünyalı ve insan olma kimliğinde birleşip, kimliklere dayalı tüm çatışmalar ve kapışmalar ortadan kalkıyor. Alanyalı ve Alanya’da yaşayan herkes, ister istemez bu noktaya hızla taşınmak zorunda ve de taşınıyorlar. Zaman zaman, kimlikler üzerinden siyaset yapmaya, sohbetlerinde ve özel ilişkilerinde, etnik, dinsel, mezhepsel ve de ideolojik kimliklerini öne çıkararak belli tartışma ortamlarının yaratılmasına neden olanlar olsa da, genelde bu tür kişiler ve de gruplar bu yanlarını olabildiğince törpüleme becerisini ve de basiretini de gösterebilmekteler. Bana göre bu anlayış, Alanya için çok ama çok önemli.