Öncelikle işsizlik maaşının bir analizinin yapılması durumunda, zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel iş gücü ve işsizlerden oluşan atıl iş gücü oranı 2023 yılında yüzde 21,3 olduğunu belirtmek gerekiyor.

Bu bağlamda ülkemizde çeşitli nedenlerle iş aramayanlar, çalışma gücü ve yeterliliğinde olmasına rağmen çalışma hayatından çekilenler ile diğer işsizler dikkate alındığında işsizlik rakamlarının özellikle genç işsizlerde bu oranların halen çok yüksek seviyelerde olduğunu belirtmek gerekiyor.

Bu sene uygulanacak olan 12. Kalkınma planı programda öngörülen hedeflerin tutturulması için öngörülen bu daralmanın da istihdama negatif olarak yansıyacağını öngörmek gerekiyor.

Dolayısıyla işsizlikle birlikte ülkemizde yaşam koşullarının tüm ailelerin geçimlerini daha da zorlaştırdığı muhakkaktır.

Bu durumda ise İşsizlik dönemlerinde ise işsizlik sigortasından verilmekte olan işsizlik ödenekleri, ailelerin yaşam koşullarında bir nebze de olsun kısa vade de olsa da işsiz kalan vatandaşlarımız için çok önemli bir gelir kaynağı olduğunun da altını çizmek gerekiyor.

Ocak 2024 ayı itibariyle, yürürlüğe giren ve yetkili makamların belirttiğine göre tüm yıl boyunca geçerli olacağı ifade edilen asgari ücretin yaklaşık yüzde 50 oranında artırıldığı malumlarınızdır.

Bu artış sadece asgari ücret ile yaşamını sürdüren vatandaşlarımız ve ailelerinin yanında, işsiz kalmaları halinde bu ücret ile yaşamaya çalışan aileleri de memnun ettiğini belirtmek gerekmektedir.

Keza işsizlik maaşı ödenekleri de yeni asgari ücrete göre belirlendiğinden işsizlik maaşı ödemelerinin de %50 artması sebebiyle zamlı olarak ödenecektir.

Herhangi bir iş yerinde çalışırken, çalışma isteği, yeteneği, sağlık ve yeterliliğinden herhangi birin kaybetmemesine, herhangi bir kasıt ve kusuru olmaksızın iş akdi fesih edilen sigortalılara belirli şartları da yerine getirmeleri kaydıyla, işsizlik maaşı olarak bilinen işsizlik ödeneği verilmek suretiyle işsiz kalan vatandaşlarımıza belirli oranlarda ödemeler yapılmaktadır.

İşsizlik ödeneği, çalışan sigortalının son 4 aylık prime esas kazançları dikkate alınarak hesaplanan günlük ortalama brüt kazancının en az %40’ı en fazla ise %80’i olarak hesaplanmakta ve buna göre ödenmektedir.

Bu şekilde hesaplanan işsizlik ödeneği miktarı, aylık asgari ücretin brüt tutarının %80’ini geçememesi gerekmektedir.

İşsizlik ödeneğinden damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesinti yapılması söz konusu değildir. İşsizlik ödeneğinden nafaka borçları dışında haciz veya kesinti ve başkasına devri mümkün bulunmamaktadır.

2023 Temmuz ayından itibaren asgari ücretli işsizlere yapılacak en az aylık ödeme miktarı 5.325,07 TL iken bu rakam yeni asgari ücretle birlikte 7.940,27 TL olarak ödenecektir.

Çalışanların çalışırken ödemiş olduğu işsizlik sigortası primleri ne kadar yüksek ücretten ödenmiş olursa olsun işsiz kalması hâlinde verilen en yüksek işsizlik maaşının tavanı aylık 10.650,15 TL’den 15.880,54 TL’ye yükseldiği görülmektedir.

Kısaca belirtmek gerekir ise yeni asgari ücretle birlikte en düşük işsizlik maaşı artık 7.940,27 TL olarak ödenecektir.

Çalışırken ödenen prim ne kadar yüksek olursa olsun alınabilecek en yüksek aylık maaşı 15.880,74 TL ile sınırlı olarak kalacaktır.

İŞSİZLİK ÖDENEĞİNE HAK KAZANMA ŞARTLARI NELERDİR

İşsizlik ödeneğinden faydalanabilmesi için her şeyden önce çalışanın kendi istek, arzu ve kendi kusuru dışında işsiz kalması gerekmektedir. Yani işveren haksız bir şekilde çalışanın iş akdini fesih etmesi gerekmektedir.

Bunun yanında ayrıca; 

Yapılan İş sözleşmesinin feshinden önceki son 4 ay yani 120 gün prim ödenmesi ve hizmet akdine tabi olmak kaydıyla son 3 yıl içinde en az 600 gün süre ile işsizlik sigortası primi ödemiş olması gerekmekte, 
İş sözleşmesinin haksız bir şekilde feshinden sonraki 30 gün içinde İŞKUR birimine şahsen ya da elektronik ortamda başvurması gerekmekte ve bu süreyi dikkate alması gerekmektedir.

İşsizlik Ödeneği alınacak süreler sigortalıların kıdemlerine ve çalışma sürelerine göre değişiklik gösterdiğinin de bilinmesi gerekmektedir.

Sağlık ve diğer çok önemli belgelendirmek kaydıyla mücbir sebepler dışında başvuruda gecikilen süre işsizlik ödeneğinden düşüleceğini de hatırlatmak istiyorum.

Hizmet akdinin fesih edilmesinden önceki son 3 yıl içinde;

600 gün işsizlik sigortası primi ödemiş olan işsizlere 180 gün, 
 900 gün işsizlik sigortası primi ödemiş olan işsizlere 240 gün, 
1.080 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olan sigortalıya 300 gün, süre ile işsizlik ödeneği verilmekte olduğunu da belirtmek istiyorum.

Sonuç olarak, işsizlik ödeneği alınan sürede hastalık sebebiyle yetkili sağlık kuruluşlarından sağlık raporu alması halinde, SGK’dan geçici iş göremezlik ödeneği alan sigortalı işsizlerin ödeneklerinin bu durumların başladığı tarih itibarıyla kesildiğini ve söz konusu ödemelerin sona ermesine müteakip kalan sürelerde işsizlik ödemesinin tekrar devam edeceğinin de bilinmesi gerekmektedir.