Beyaz Saray, Amerika Birleşik Devletleri ve Çin arasında gerçekleştirilen müzakereler sonucunda yeni bir ticaret ve teknoloji mutabakatına varıldığını açıkladı. Donald Trump ile Şi Cinping'in mayıs ayında Pekin'de yaptığı zirvede temelleri atılan ABD-Çin Ticaret Kurulu ile Yatırım Kurulu resmen faaliyete geçirildi.

Kurulun aldığı ilk kararlar doğrultusunda, iki ülke arasındaki ticarette 30 milyar dolar hacmindeki hassas olmayan ürün grubu için daha uygun tarife koşulları sağlanacak. ABD'nin Çin'e ihraç edeceği ürünler arasında tarım, deniz ürünleri, ahşap, kozmetik ve tıbbi cihazlar yer alırken; Çin'den ABD'ye küçük ev aletleri, oyuncak ve çocuk oto koltuğu gibi tüketici ürünleri gönderilecek. Ayrıca tarım sektöründeki pazar engellerini kaldırmak amacıyla özel bir çalışma grubu kuruldu.

Türkiye'nin iklim raporu: 2024 en sıcak, 2025 en kurak yıl
Türkiye'nin iklim raporu: 2024 en sıcak, 2025 en kurak yıl
İçeriği Görüntüle

Enerji ve madencilik alanındaki tedarik zinciri sorunları da mutabakatın önemli maddeleri arasında yer aldı. Çin'in 2027 ve 2028 yıllarında ABD'den en az 10 milyon metrik ton kömür ithal edeceği bildirildi. Washington yönetiminin nadir toprak elementleri ve kritik mineraller konusundaki endişelerini gidermek üzere tarafların sevkiyatları düzenli bir seviyeye çekmek için ortak çalışma yürüteceği aktarıldı.

YAPAY ZEKA YERİNE SÜPER ZEKA DÖNEMİ

İki ülke, gelişen teknolojileri tanımlamak için yapay zeka yerine süper zeka kavramını kullanma kararı aldı. Bu doğrultuda teknolojinin getireceği fırsat ve riskleri değerlendirmek amacıyla ABD-Çin Süper Zeka Diyaloğu mekanizması oluşturuldu.

İlk görüşmelerin tamamlandığı ve bir sonraki toplantının kasım ayına kadar yapılmasının planlandığı ifade edildi. Süper zekadan kaynaklanabilecek olası kriz durumları için de ikili bir acil iletişim kanalı kurulması kararlaştırıldı.

KÜRESEL TİCARETE ETKİSİ NE OLACAK?

Uzun süredir devam eden gümrük vergisi gerilimlerinin ardından gelen bu anlaşma, küresel tedarik zincirlerinde öngörülebilirliği artırmayı hedefliyor. Özellikle teknoloji ve tarım sektörlerindeki karşılıklı adımlar, uluslararası piyasalardaki ticaret savaşı endişelerini hafifleterek her iki ülkenin pazarındaki maliyet baskılarını azaltma potansiyeli taşıyor.

Kaynak: Haber Merkezi