TÜRKİYE yolgeçen hanına döndü. İpini koparan Türkiye'de. Osmanlı çok uluslu bir imparatorluktu. Bu ülkeyi kuranlar, tek uluslu bir toplum yaratma adına, Türk adını kullanarak Türkiye Cumhuriyetini kurdular. Biz de, Türk milleti olarak,...

TÜRKİYE

yolgeçen hanına döndü.

İpini koparan Türkiye’de.

Osmanlı çok uluslu bir imparatorluktu.

Bu ülkeyi kuranlar, tek uluslu bir toplum yaratma adına, Türk adını kullanarak Türkiye Cumhuriyetini kurdular.

Biz de, Türk milleti olarak, yıllar boyu, ulus devlet diye bas bas bağırıp duruyoruz.

Bugün için Anadolu coğrafyasında, neredeyse 72 millet yaşıyor.

Tarih boyunca, Balkanlardan, Kafkaslardan birçok insan ülkemize gelip yerleşti.

Bunların kimi Türk kökenli, kimi de farklı etnik kökene sahip insanlardı.

Çarlık Rusya’sından sonra da SSCB’den rejim karşıtları Türkiye’ye akın akın göç ettiler.

Bugün de, Irak ve Suriye’deki savaştan kaçıp gelen Araplarla doldu ülkemiz.

Dünyalı ve insan olmaya odaklı bir anlayışa sahip olmak ne kadar güzelse, farklı örf, adet ve geleneklere hatta dile sahip, tamamen kozmopolit bir toplum olmanın sakıncalarını da hesaba katmak gerekir!

Bir toplumun başarısı, kemiyetiyle yani sayısıyla değil, keyfiyetiyle yani kalitesiyle ölçülür.

Son yıllarda sayın Erdoğan, sürekli üç ya da daha fazla çocuk yapılmasından söz ederek, nüfus artışını teşvik etmekle meşgul.

Sanırız bu yüzden, Suriye’den gelen milyonlara kapıyı açtı.

Türkiye kısa bir süre önce, 70 sente muhtaç, yurt dışındaki diplomatlarının maaşlarını bile ödeyemeyecek durumdayken bugün, dünyanın öteki ucundaki toplumlara yardım yapmakla meşgul.

Son olarak Afrika’ya ciddi çıkartmalar yaparak yardım üstüne yardım, yatırım üstüne yatırım yapmaya başladık.

Dünyaya emperyal anlamda açılmak buysa, diyecek lafımız olamaz da, bunu hayır için yapıp, Müslüman halkların sempatisini kazanmak için, salt Erdoğan sevgisinin yaygınlaşması için böyle bir açılıma yöneldikse, burada Türkiye’de yaşayan bizlere haksızlık yapılıyor demektir.

Dünyadaki yoksul halkların hakkını arayan, onlara sahip çıkan Türkiye’nin, ülke içindeki yoksullara, memur ve emeklilere yeterince destek vermemesi düşündürücü değil mi?