Üzerinize afiyet iyi bir Fenerbahçeliyim. Futbolu da, görsel zenginliğinin yanında, 'yalnızca futbol olmadığı” için seviyorum. Dünyanın her yerinde aynı kurallarla oynandığından, oluşturduğu evrensel dil ile insanlar arasında bağ...
Üzerinize afiyet iyi bir Fenerbahçeliyim. Futbolu da, görsel zenginliğinin yanında, “yalnızca futbol olmadığı” için seviyorum. Dünyanın her yerinde aynı kurallarla oynandığından, oluşturduğu evrensel dil ile insanlar arasında bağ oluşturduğunu biliyorum. Bunun için de futbolun, “üstünde en çok oyunların döndüğü spor!” olduğuna inanıyorum…Aziz Yıldırım’ın “hemen genel seçimler sonrasında!” tutuklanmasına çok üzülmüştüm. Onun, her hangi bir amatör futbol takımının başkanı kadar(!) masum olduğuna inanmama rağmen, aşağılayıcı bir şekilde suçlanması ve yargılanmasına öfkelenmiştim. Tıpkı diğer tüm sanıklara olduğu gibi! Aziz Yıldırım’ın yukardaki fillerin tepişmesine kurban gittiğine inanıyorum. Tepedeki güçler savaşında beklemediği bir gol yiyen iktidar, karşılığını verebilmek için çok çabuk harekete geçti ve 93 sanıklı bir davanın dört buçuk ay gibi kısa bir sürede sonuçlanmasını sağladı. Mustafa Balbay, Mehmet Haberal ve Türk ordusunun generallerinin üçte biri yıllardan beri hapiste çürüyüp, yargılanmalarını beklerken…Çünkü siyasetçi “arena” kavramını iyi biliyor. Arena taa Roma’da neyse şimdi de o… Arena’da tepkiler birbirinin arkasına sığınmış insan toplulukları tarafından çok çabuk yükseltilir. Zirvede olduğu zaman bile yuh çekiliverir orada insana. Onun için, modern zamanların arenası olan stadyum kalabalıklarına dokunmayacaksın; dokunursan yanarsın. Bunu siyasetçi iyi bilir…İktidar, toplumun gerildiği bu günlerde, “hissettirdiği!” salıvermeleri yaşama geçirdi. Ne şiş yansın ne de kebap türünden bir kararla Aziz Yıldırım ve tüm sanıklar tahliye oldu. Ulusal haber kanalları son dakika alt yazılarını saatlerce ekranda tuttu. Zannedersiniz ki Suriye’yle savaşa girdik… Türkiye’nin oynak gündemi yine değişiverdi, haberler tahliyelere kilitlendi…O an içerdekileri düşündüm; “Ne sağcıyım ne solcu, futbolcuyum futbolcu” deselerdi mahpuslarda küflenirler miydi diye… Yalnızca adil ve hızlı yargılama isteyen öğrencileri, gazetecileri, askerleri düşündüm. Atıldıkları kirli torbalarda sallandırılan; ne zaman biteceği belirsiz, ucu açık davalarla ömürleri tüketilen diğerlerini.Günün birinde “terörist!” Başbuğ tahliye olduğunda, onu da Türk bayraklarını kapmış, binlerce vatansever karşılamaya gider mi diye düşündüm… Balbay’ın çocuklarını öpüşünü gözümün önüne getirdim; karısına sarılışını… Kaç kişi olacak acaba çevresinde? Basındaki uzman yorumcular tartışacaklar mı tahliyeyi saatlerce? Alt yazılar geçecek mi?Onun için dostlar, kusura bakmayın; sevincim buruk kaldı…