Vatan, millet, din, kitap, ahlak, namus ve dürüstlük diye diye neredeyse Türkiye'nin çivisini çıkartacaklar! Yukarıda saydığımız değerlerden söz etmeyen, bu değerlere atıfta bulunarak, kendilerini mükemmel bir insanmış gibi göstermeyen,...

Vatan, millet, din, kitap, ahlak, namus ve dürüstlük diye diye neredeyse Türkiye’nin çivisini çıkartacaklar!

Yukarıda saydığımız değerlerden söz etmeyen, bu değerlere atıfta bulunarak, kendilerini mükemmel bir insanmış gibi göstermeyen, hatta rakiplerini tüm bu değerlerden yoksun, vatan haini, namussuz, dinsiz, kitapsız diye suçlamayan kaç Allah’ın kulu var?

Ülke ateş çemberi içinden çıkmanın özel çabası içindeyken, yangını körükleyerek vatan ve millet sevgisinden söz etmek ne kadar inandırıcı olabilir?

İstisnasız her ülkenin istihbarat, yani casusluk örgütleri vardır.

Bu örgütlerde görev alan insanlar, terör örgütlerinin, mafyanın ve her tür yasa dışı yapılanmanın içine girerek istihbarat toplar.

Bu konuda uzman olmaya da gerek yok. Bu tür konuları işleyen filmleri ya da dizileri izleyerek, istihbarat elemanlarının örgüt içinde nasıl çalıştıklarını, nasıl ayakta kalabildiklerini, örgüt içinde inandırıcı olabilmek için nasıl hareket ettiklerini ama son tahlilde örgüte darbe vuracak son hamleyi, ne zaman ve nasıl yaptıklarını görüp belli ölçülerde de olsa bir fikir sahibi olabilirsiniz.

Bu anlamda en çarpıcı örnek dizi olarak “Kurtlar Vadisi”ni ve Polat Alemdar’ı gösterebiliriz.

Bir istihbarat elemanı, örgüt içine sızma başarısını göstermiş, belli bir etkinliğe şu ya da bu biçimde ulaşarak kurumuna belli bilgileri aktarırken; sıradan bir operasyonda, örgüt mensupları tutuklanmaya başlandığında, istihbarat elemanının da tutuklanması kadar doğal ne olabilir?

Devletin bu elemanını, deşifre olmadan yağdan kıl çeker gibi kurtarması oldukça önemlidir.

İstihbaratçıların canının pamuk ipliğine bağlı olduğunu herkesin bilmesi gerekir.

Bunlar kelle koltukta görev yapan, cesur, soğukkanlı, her tür tehlikede renk vermeyen çok deneyimli ve bilgili dinamik kişilerdir.

Tabii ki, toplumun ve de devletin her kurum ve kuruluşlarında iyilerle kötülerin olduğu gibi, bu yapı içinde de bazı çürükler olabilir.

Bu çürükleri temizlemek ve kurumsal çürümenin önüne geçebilmek için, kurum kendi içinde bu tür tasfiyeleri kendisi yapar. Tıpkı Emniyet teşkilatında sık sık gündeme geldiği gibi!

Son günlerde MİT üzerinden siyaset yapmaya çalışan ve bu yolla iktidarı sarsma saçmalığı içine girenlerin, ülkeye ve ülke güvenliğine dönük ne kadar tehlikeli bir işin içine girdiklerinin bir an önce farkına varmaları gerekiyor.

Türk bürokrasisi ve tüm kamu kurum ve kuruluşlarında siyasi kutuplaşma had safhaya varmış durumda.

Bu rezil kısır döngünün kırılması yolunda çok ciddi adımlar atılmış olduğundandır ki, bu ittihatçı ve darbeci yapılanma, can havliyle, son bir atağa kalkmanın heyecanıyla, ne ülkeyi ne de ülke insanını düşünme gereği bile duymadan, bu rezil çıkışları her alana yaymaktan çekinmediklerini bir kere daha gösterdiler.

Bu rezilleri ya da rezillikleri hala destekleyenlerin, vatan, millet ve din kitabı ağırlıklı söylemlerinin ise, hamasete dayalı yalan dolandan başka bir şey olmadığını sanırım toplumun önemli bir kesimi anladı!

Bence, ileriye dönük umut verici olan gelişme de bu.