Türkiye ile İran arasında çeyrek asırdır devam eden doğal gaz tedarik anlaşması temmuz ayında sona eriyor. Enerji piyasası kaynaklarına göre, Ankara ve Tahran yönetimleri arasında başlayacak yeni dönem görüşmelerinde tedarik hacminin yanı sıra ödeme mekanizmaları da temel belirleyici unsur olacak.

Alanya'da devletten elektrik faturasına yüzde 30 destek! Başvurular başlıyor
Alanya'da devletten elektrik faturasına yüzde 30 destek! Başvurular başlıyor
İçeriği Görüntüle

Türkiye'nin son yıllarda enerji portföyünü çeşitlendirme stratejisi, masadaki müzakere şartlarını farklı bir boyuta taşıdı. Sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) alımlarına ağırlık verilmesi ve Karadeniz'deki Sakarya Gaz Sahası'nda yerli üretimin hız kazanması, İran gazına bağımlılığı önemli oranda düşürdü. Elde edilen 2025 yılı verileri incelendiğinde, İran'ın Türkiye'ye yaklaşık 7,8 milyar metreküp doğal gaz sağladığı görülüyor. Bu rakam, ülkenin toplam doğal gaz ithalatının yaklaşık yüzde 13'üne denk geliyor.

DOĞU ANADOLU HATTI İÇİN KRİTİK ÖNEMDE

İthalattaki payı azalmış olsa da, İran'dan gelen arzın tamamen sonlandırılması teknik zorluklar barındırıyor. Doğu Anadolu Bölgesi'ndeki mevcut boru hattı altyapısının büyük ölçüde bu kaynağa göre inşa edilmiş olması, bölgesel arz güvenliğinin sürdürülebilmesi için gaz akışının devamlılığını zorunlu kılıyor. Temel mesele ise bu akışın hangi finansal koşullar altında sağlanacağı noktasında düğümleniyor.

YENİ ANLAŞMADA YAPTIRIM RİSKİ NASIL AŞILACAK?

Eylül 2025 döneminde Birleşmiş Milletler yaptırımlarının tekrar yürürlüğe girmesiyle birlikte uluslararası finansal denetimler sıkılaştı. ABD Hazine Bakanlığı tarafından uygulanan geçici yaptırım muafiyetinin petrol ve petrokimya ürünlerini kapsayıp doğal gazı dışarıda bırakması süreci daha da karmaşık hale getirdi. Bu durum, Türk bankalarının İran Ulusal Gaz Şirketi'ne yapacağı ödemelerde yüksek risk algısıyla hareket etmesine yol açıyor.

Sektör uzmanlarının değerlendirmelerine göre, değişen küresel yaptırım mimarisi ve Türkiye'nin artan alternatif kaynakları yeni sözleşmenin taslağını doğrudan şekillendirecek. Geçmişteki gibi 25 yıllık uzun taahhütler yerine; daha düşük hacimli, kısa süreli ve ödeme kanallarındaki tıkanıklıklara karşı esnek maddeler barındıran bir anlaşmanın imzalanması bekleniyor. Temmuz ayından sonra Tebriz-Ankara boru hattındaki akışın durumu, yaptırımların bölgesel enerji ticaretine etkisini gösteren en net gösterge olacak.

Kaynak: Haber Merkezi