Yapay zeka odaklı veri merkezi yatırımlarının tetiklediği bilgisayar belleği (RAM) krizi, donanım maliyetlerinde kalıcı bir artış dönemini başlattı. Sektör temsilcilerinin son açıklamaları, tüketici elektroniğindeki fiyat artışlarının kısa vadede ortadan kalkmayacağını gösteriyor.
Almanya'da düzenlenen ISC 2026
Konferansı'nda konuşan Lenovo yetkilileri, RAM fiyatlarının muhtemelen hiçbir zaman kriz öncesindeki seviyelere inmeyeceğini belirtti. Alman ComputerBase sitesinin aktardığına göre, şirket 2028 yılından itibaren çip üretim kapasitesi artsa bile, piyasanın 2030 sonrasında daha yüksek fiyatlarla yeni bir dengeye oturacağını öngörüyor. Eş zamanlı olarak Apple da artan bellek ve depolama çipi maliyetlerini gerekçe göstererek iPad ve MacBook modellerinde fiyat artışına gittiğini duyurdu.
OYUN KONSOLLARI VE ÜRETİCİLERDE MALİYET BASKISI
Microsoft cephesinde de benzer bir tablo yaşanıyor. Şirket, Xbox konsollarında kullanılan bellek birimlerinin maliyetinin 2,5 katın üzerine çıktığını açıkladı. Açıklamada, bu maliyetlerin 2027 sonbaharına kadar yeniden iki katına çıkmasının beklendiği bildirildi. Çoğu zaman düşük kâr marjıyla satılan konsol pazarının, bellek fiyatlarındaki bu yükselişten ciddi şekilde etkilendiği ifade edildi.
Euronews’in Wall Street Journal muhabiri Rolfe Winkler'a dayandırdığı haberine göre, bellek üreticisi Micron'un Baş Ticari Sorumlusu Sumit Sadana da sektördeki fiyat dinamiklerini değerlendirdi. Sadana, geçmişte bazı büyük müşterilerin uyguladığı aşırı fiyat baskısının üreticilerin kârlılığını düşürdüğünü ve yeni üretim kapasitelerine yönelik yatırımları zorlaştırdığını aktardı.
TÜKETİCİLER BU SÜREÇTEN NASIL ETKİLENECEK?
Uzmanlara göre, yapay zeka uygulamalarına yönelik güçlü talep sürdükçe, standart bilgisayar ve konsol bileşenlerine ayrılan üretim bandı daralmaya devam edecek. Bu durum, yeni bir bilgisayar veya oyun konsolu satın almak isteyen son kullanıcıların, fiyatların düşmesini bekleme stratejisi yerine mevcut piyasa koşullarını göz önünde bulundurmasını gerektiren pratik bir tüketici gerçeği oluşturuyor.
Küresel teknoloji pazarında yaşanan bu arz-talep dengesizliğinin, önümüzdeki yıllarda teknoloji ürünlerine erişim maliyetlerini doğrudan belirlemesi bekleniyor.




