Antalya'nın Muratpaşa ilçesindeki falezler bölgesinde dalış gerçekleştiren Hüseyin Fırat isimli dalgıç, deniz dibinde bulduğu şüpheli bir materyalin büyü olduğunu fark edince soluğu savcılıkta aldı. Yaklaşık bir ay önce Yalım Park açıklarında yaşanan olayda, su altı görüntülerini sosyal medyada paylaşan Fırat, kendisini büyücü olarak tanıtan kişilerin hedefi haline geldi.
"Su altında hayat var" adlı sosyal medya hesabının yöneticisi olan Fırat'ın açıklamalarına göre, kıyıya yakın bir noktada bulduğu nesneyi ilk başta bir sigara paketi sandı. Yüzeye çıkardığında ise materyalin bantla sarılmış, içerisinde Arapça yazılar ve bir vesikalık fotoğraf bulunan bir büyü düzeneği olduğunu anladı. Fırat, eşiyle birlikte açtıkları bu düzeneği, fotoğraftaki kişinin kimliğini gizleyerek sosyal medya hesaplarında takipçileriyle paylaştı.
BÜYÜCÜLERDEN SOSYAL MEDYA TEHDİDİ
Görüntülerin internette yayılmasının ardından, metafizik ve büyü işleriyle uğraştığını iddia eden bazı sosyal medya kullanıcıları dalgıca hakaret içerikli mesajlar göndermeye başladı. Kendilerine karşı da büyü yapılacağı yönünde tehditler aldıklarını belirten Fırat, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'na giderek söz konusu hesaplar hakkında resmi suç duyurusunda bulunduğunu bildirdi. Şüphelilerin açık kimliklerinin tespit edilmesini bekleyen dalgıç, sürecin ardından maddi ve manevi tazminat davası açmaya hazırlandıklarını duyurdu.
ŞELALE ALTLARINDA ASMA KİLİT YOĞUNLUĞU
Antalya kıyılarında gerçekleştirdiği dalışlarda benzer manzaralarla sıklıkla karşılaştığını ifade eden Fırat, özellikle asma kilitlerin deniz tabanında yoğun olarak bulunduğunu vurguladı. Halk arasında 'kısmet açma veya kapama' amacıyla yapıldığı bilinen kilit büyülerine her dalışında ortalama 4-5 kez denk geldiğini aktardı. Bunun yanı sıra, tablet şeklindeki düzenekler ve cam şişeler içine yerleştirilmiş ileri seviye büyü materyallerinin, tatlı su şelalelerinin denizle buluştuğu noktalarda daha fazla biriktiği gözlemlendi.
DİJİTAL ORTAMDA TEHDİT SUÇUNUN YAPTIRIMI NEDİR?
Bilişim hukuku değerlendirmelerine göre, sosyal medya platformları üzerinden anonim veya açık profillerle yapılan hakaret ve tehdit eylemleri, Türk Ceza Kanunu kapsamında ciddi yaptırımlara tabi tutuluyor. Dijital ayak izlerinin savcılık makamlarınca Siber Suçlarla Mücadele birimleri aracılığıyla tespit edilebilmesi, bu tür siber zorbalık vakalarında mağdurların hukuki yollara başvurmasının önemini artırıyor. Başlatılan bu hukuki sürecin, benzer tehditlere maruz kalan diğer içerik üreticileri için de kamuoyu nezdinde önemli bir adım olduğu değerlendiriliyor.




