Sözcü Gazetesi'nin yayımladığı son derlemelere göre, bilim dünyasının uzun yaşamın sırlarına yönelik yürüttüğü araştırmalar doğum ayının insan ömrü üzerinde olası etkileri bulunduğunu gösteriyor. Farklı ülkelerdeki istatistiksel veriler ışığında, yılın belirli dönemlerinde dünyaya gelen bireylerin ileri yaşlara ulaşma ihtimalinin diğerlerine kıyasla daha yüksek olduğu tespit edildi.
Özellikle mayıs ve kasım aylarında doğan kişilerin, ortalama yaşam süresi bakımından istatistiksel bir avantaja sahip olduğu ifade ediliyor. Bu aylarda doğan bireylerin yaşamları boyunca bazı kronik sağlık sorunlarıyla daha az karşılaştığı ve genel yaşam kalitelerinin daha yüksek seyredebileceği uzmanlar tarafından değerlendiriliyor.
MEVSİMSEL ŞARTLAR BEBEĞİ NASIL ETKİLİYOR?
Söz konusu istatistiksel farklılığın temelinde büyük ölçüde anne adayının gebelik sürecinde maruz kaldığı mevsimsel koşullar yatıyor. Uzmanlar, hamilelik döneminde alınan güneş ışığı miktarı, değişen beslenme düzeni, anne adayının vitamin seviyeleri ve mevsimsel enfeksiyon risklerinin fetüsun gelişimini doğrudan etkilediğini bildiriyor. Bu çevresel faktörlerin bebeğin fizyolojik yapısı üzerinde uzun vadeli yansımaları olabileceği üzerinde duruluyor.
UZUN ÖMRÜN TEK SIRRI DOĞUM AYI MI?
Epidemiyolojik araştırmalar, doğum ayının yaşam süresi üzerindeki etkisinin tek başına belirleyici bir faktör olmaktan ziyade, geniş bir sağlık tablosunun küçük bir parçası olduğunu gösteriyor. Bilim insanları, genetik altyapı, beslenme alışkanlıkları, fiziksel aktivite düzeyi ve yaşanılan çevrenin kalitesinin uzun ömür üzerinde çok daha baskın bir role sahip olduğunu açıklıyor.
Fiziksel etkenlerin yanı sıra psikolojik durumun da yaşlanma süreci üzerindeki etkisi dikkat çekiyor. İyimser bir bakış açısı geliştiren, sosyal ilişkilerini güçlü tutan ve duygusal durumunu sağlıklı biçimde yönetebilen bireylerin daha uzun ve kaliteli bir ömür sürdüğü aktarıldı.




