Trafik kazalarında artış var. Ölümlü ve yaralanmalı kazalar fazlalaştı. Ülkemizde meydana gelen trafik kazalarındaki ölümler, yaralanmalar dünya ortalamasının çok üstünde… Trafik kazalarının sebepleri arasında uykusuz araç kullanma,...
Trafik kazalarında artış var. Ölümlü ve yaralanmalı kazalar fazlalaştı.
Ülkemizde meydana gelen trafik kazalarındaki ölümler, yaralanmalar dünya ortalamasının çok üstünde…
Trafik kazalarının sebepleri arasında uykusuz araç kullanma, araç sürme sürelerine uymama en başta gelen sebepler arasında sayılabilir.
Ticari araç kullanan şoför 24 saat içinde yani bir günde devamlı olarak 4,5 saat araç sürebilir, 45 dakika zorunlu dinlenme sonra 4,5 saat araç kullanabilir. Yani en fazla 9 saat araç kullanabilir.
Peki, bu konuyla ilgilenenler ellerini vicdanlarına, koyup düşünsünler, bunlar kim mi? Ticari araç sahipleri, tur şirketleri, yük ve kargo taşımacılığı yapan firmalar, şehirlerarası yolcu taşıyan firmalar ve bu konuyla ilgili devletin kurumları…
Herkes bu durumu biliyor ama kimse tedbir almıyor ya da göz yumuyor.
Sonra ne mi oluyor. Katliam gibi kazalar oluyor. Suçlu kim, şoför… Bu duruma göre ülkemizdeki şoförler çılgın olmalı…
İşverenine “Ben günde 9 saatten fazla araç süremem” diyecek olan babayiğit şoförün sonu ne olur sizce… Tabi ki işsiz kalmaktır. Bunlar sahipsiz adamlardır. Sırtları yatak görmez, uyku nedir bilmezler.
Çok kalabalık meslek grubu olmalarına rağmen şoförlerin haklarını arayan yoktur.
Bu yazıyı yazarken bir kaza haberi geçiyordu ekrandan...
Evet dileğim odur ki, trafik kazalarının az olduğu ülke ve bütün sosyal haklarını elde etmiş şoförler ile sağ salim seyahatini tamamlayan insanlar. Ve de böylelikle huzurlu, mutlu bir ülke…
Ya… Böyle yazmışım 4 Şubat 2011 tarihinde… Sadece bu mu başka tarihlerde de trafik kazaları ve şoförler hakkında bir çok yazı yazmışım yazmaya da devam edeceğim. Hep, gündemde tutmalıyız.
Belediye Başkanı Hasan Sipahioğlu da trafik düzenlemesi sebebiyle bu konuyla ilgili açıklamalar yapıyor. Son günlerde turizmde çalışan şoförlere yapılan baskı ve eziyet haberlerine tanık oluyoruz. Kendisinin firma yetkililerinden şiddet gördüğünü söylüyor şoför. Sebep “Uykusuzum, yola gidemem” demesi…
Ben size ne demişim? İşverenine “Ben günde 9 saatten fazla araç süremem” diyecek olan babayiğit şoförün sonu ne olur sizce… Tabi ki işsiz kalmak...
Ne acıdır ki sonuç işsiz kalmaktan öte şiddet gibi insan haklarına aykırı bir durum oluştu… Yazık çok yazık hani bu şoförlerin sahibi...
Bu madalyonun bir yüzü diğer yüzü de toplu taşıma yapan araç sürücülerinin hataları. Tabi bu gibi olaylarında sona erdirilmesi gerekir. Yani şoförlerde sütten çıkmış ak kaşık değil. Herkese kolaylıklar diliyorum.
NOT: Bu arada “internet andıcı” denilen olayla ilgili iddianame hazırlandı. İnternet andıcı belgesinin “varlığı ve doğruluğu” komutanlar tarafından kabul edildi. Amacın hükümeti yıpratmak olduğu söylendi. Kanım dondu inanamadım. Seçilmiş hükümete karşı bu tür operasyon yaptılarsa yazıklar olsun. Yapanları ve yaptıranları kınıyorum. Zaten bu tür davranışlar kendini mağdur hissedenlerde rövanş duygusunu harekete geçiriyor ve ülkemizde normalleşme zorlaşıyor. Herkes bilmeli ki seçimle gelen seçimle gidecektir. En kötü demokrasi bile darbelerden bin kat iyidir. Ama askerden kurtulalım derken başka vesayetleri de reddediyorum.