Antalya'nın Serik ilçesine bağlı Belek kumsalında, nesli tükenme tehlikesi altındaki caretta carettaların yavru çıkış dönemi başladı. Mayıs ayından bu yana devam eden yuvalama sürecinin ardından, 45-60 günlük kuluçka süresini tamamlayan ilk yavrular gece karanlığında Akdeniz'in sularına doğru yola çıktı.
Uluslararası Doğayı Koruma Birliği (IUCN) listesinde yer alan bu tür için Türkiye kıyıları büyük önem taşıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı ile Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın sorumluluğundaki 21 yuvalama kumsalının en büyüğü olan 29,5 kilometrelik Belek sahilinde, 1994 yılından bu yana koruma çalışmaları sürdürülüyor. Ekolojik Araştırmalar Derneği (EKAD) tarafından yürütülen projeler sayesinde bugüne kadar 1,5 milyonu aşkın yavru kaplumbağa güvenle denize ulaştırıldı.
YUVA SAYISI 2 BİN 500'Ü AŞABİLİR
EKAD
Başkanı Dr. Ali Fuat Canbolat'ın paylaştığı bilgilere göre, bölgede şu an itibarıyla 2 bin 200 yuva tespit edildi ve bu sayının sezon sonuna kadar 2 bin 500'ü geçmesi bekleniyor. Hem ergin bireylerin yuvalama sürecinin hem de yavru çıkışlarının eş zamanlı yaşandığını belirten Dr. Canbolat, bugüne kadar yaklaşık 100 yuvadan 4-5 bin civarında yavrunun Akdeniz'e ulaştığını bildirdi. Yavru çıkışlarının eylül ayı sonuna kadar süreceği aktarıldı. Özellikle Köprüçay'ın denize döküldüğü alanın doğu ve batısındaki birer kilometrelik şeritte binlerce yuva bulunduğu vurgulandı.
SAHİLDEKİ TEHLİKELER NELER VE NASIL ÖNLENİR?
Caretta carettaların yaşam alanlarının korunması, Alanya başta olmak üzere tüm Akdeniz sahil şeridinde yakından takip ediliyor. Uzmanlar, Boğazkent ve Denizkent sahillerine gece saatlerinde ağır araçlarla girilmesinin kumu sertleştirerek yavruların yuvalarından çıkışını doğrudan engellediğine dikkat çekiyor. Ayrıca, yapay ışıkları perdeleyen doğal sazlıkların bilinçsizce yakılması ve sahile bırakılan cam kırıkları, nesli tehlike altındaki bu tür için ölümcül riskler barındırıyor. Kıyı bölgelerini kullanan vatandaşların gece boyunca yapay ışıktan kaçınması, kumsala kesinlikle araç sokmaması ve alanın doğal yapısını bozmaması türün devamlılığı için hayati önem taşıyor.
GÖNÜLLÜLER VE YEREL HALK NÖBETTE
Bölgede uzun yıllardır sabahın erken saatlerinde balık tutan Mehmet Gökbulut gibi yerel vatandaşlar da koruma çalışmalarına birebir destek veriyor. Sahilde karşılaştıkları yavruların ışık kirliliği nedeniyle yönünü şaşırması durumunda EKAD gönüllüleriyle koordineli hareket ettiklerini belirten Gökbulut, çevreye atılan içki şişeleri ve cam kırıklarının hem insanlar hem de deniz canlıları için büyük bir tehdit oluşturduğunu ifade etti. Emniyet ve belediye ekiplerinin kumsala araç girişini engellemek adına daha sıkı önlemler alması gerektiği öne sürüldü.




