BİLADER, hööle sırım gibi, az garaca, delaanlı bi oğlan var. Adı Sedad. Taa eveli, iddiba otobis garacında bi laabı Cesi, bi laabı Albay, esas adı da Nevzad Topal'ın yanda yazane müdürlüü yabdııdı. Taa soona da Ulaş'da bi likonta...
BİLADER
, hööle sırım gibi, az garaca, delaanlı bi oğlan var. Adı Sedad. Taa eveli, iddiba otobis garacında bi laabı Cesi, bi laabı Albay, esas adı da Nevzad Topal'ın yanda yazane müdürlüü yabdııdı. Taa soona da Ulaş'da bi likonta açdı, vatandaşa gözel gözel hızmadları oldu. Öndüün beerde deggeldi "Napan, nişlen, nerde uçan, seken?" dedim. "Ay Amat Emmi, ben Begdeş çardaanın üssakasına abugad Osman Doğan'ıla barabar likonta açdım. Küfül küfül esiyoru, bi gel, begleeyoruun" dedi. Biz de davete icabed eddig. Öndüün aşamıla marag eddim, gedeem bi bakan engireye dedim. Bilader Sedad'ın likontası Begdeş'deki Celil'in çardaanın 50 meturo üsdünde. Çog gözel bi likonta yabmışlar. İlanın eti, guşun südü var. Fiyetleri çog yön. Hu ısıcaglarda en eyi tarafı da küfül küfül esiyoru, hanimler üşüdüglerinden şal isdeeyollar. Ayrıca bi akıntısı var, yokardan Kirseedi'nden dökülüb geliyoru. Bildiin Çayarası Yaylası gibi. Serinliinden otuziki dişe keman çaldırıyoru. Gedmesi goley, şeerden 10 dagga. Çog temiz bi yer. Gayfelti var, köy tovuu var, et var, çardaglar var, açıg yelleri var, haggatan haggını vermişler. Burdan hem Sedad'a, hem de Osman Doğan'a 'Hayıllı olsun, Alanya'ya yakışan bi likonta açmışsınız' deyom. Engire annadmaala olmaz, bi gedin de görün, bi serinlen gelin.
Benden böönlüg bu gadar. Hadi galın saalıcaala.