DEĞERLİ okurlar. Kim ne derse desin, bana göre Türk toplumu, her tür fanatizmin kıskacında sıkışıp kalmış durumda! Kimimiz de, batağında bocalayıp duruyoruz. Yani. İki türlü tuzak ve de kuşatma var. Bir tarafta kıskaç. Diğer tarafta...

DEĞERLİ

okurlar.

Kim ne derse desin, bana göre Türk toplumu, her tür fanatizmin kıskacında sıkışıp kalmış durumda!
Kimimiz de, batağında bocalayıp duruyoruz.
Yani.
İki türlü tuzak ve de kuşatma var.
Bir tarafta kıskaç.
Diğer tarafta batak.
Bu “Kırk katır mı, kırk satır mı?” hikayesine benzedi.
Tabii ki, fanatizmin ağa babası parti fanatizmi.
Son yıllarda, parti fanatizmi yerine “LİDER” fanatizminin öne çıktığını, hatta lider tapınma noktasına gelindiğini söylemekte bir mahsur olmayacağı kanısındayım.
Bu durum, üç partide de giderek derinleşiyor!
AK Parti’de tavan yaparken, CHP ve MHP bir iki tık daha aşağı seviyelerde takılıp kalmış durumda!
Futboldaki fanatizm yıllardır devam edip gidiyor.
Ama ne yazık ki, FB, GS ve TS geçen sene şampiyonluk yarışında nal topladıkları için, BJK rakipsiz olarak ipi göğüslerken, kimsenin gıkı çıkamadı!
Başakşehir’in başarısını tabii ki görmezden gelemeyiz ama onların taraftarı olmadığı için lig sessiz ve sakin, fanatizmden uzak bir şekilde geçti.
Futbol fanatikleri boş durmuyor.
Fatih Terim üzerinden bile çatışabiliyorlar.
Elin adamı, şu ya da bu biçimde, şunun, bunun katkılarıyla yıllardır futbolun içinde.
Tıpkı rahmetli Süleyman Demirel gibi.
Bir milli takımın, bir GS’nin başına geçiyor.
Her geçtiğinde kurtarıcı.
Her gittiğinde ise, başarısızlığı bile çok az seslendirilebiliyor.
Vallahi hem hayret, hem de taktir ediyorum.
Adamdan herkes Azrail’den korkar gibi korkuyor.
Benim bilebildiğim kadarıyla, korkusuz bir tek Rüştü Reçber çıktı.
Bu konuda Türk toplumu, ikiye, üçe, dörde ayrıldı.
Bu konuda Galatasaraylılar arasında "Terim GS'ye gelsin", "Terim GS'ye gelmesin" ve hatta "Terim GS’ye gelirse GS’yi bırakırım" diyenler var.
GS dışındakilerde ise, Terim'in GS’nin başına geçmesi durumunda, Türk futbolu özellikle de ligin çok sert ve şaibeli geçeceğine kesin gözüyle bakıp, karşı çıkanlar var.
Terim GS’nin başına geçerse, GS’yi de karıştaracağını düşünerek, GS’nin bu sene de başarısız olmasını isteyenler var.
Değerli okurlar, bugün sadece iki alandaki fanatizmden söz ettik.
Diğer konulardaki, yani dinsel, mezhepsel ve benzeri alanlardaki fanatizmleri de düşündüğümüzde toplum olarak, duygusallığı öne çıkarıp akılcılığı öteliyoruz.
Hele, hele son yıllarda, ülkenin ve ülke insanının genel çıkarları doğrultusunda ve karşılıklı çıkara dayalı, gerçekçi bir dış politika izleme yerine, dinsel veya mezhepsel bir duygusallık içinde, dış politikaya yelken açmamızın tehlikesinden ürker oldum.
İnşallah yanılıyorumdur!
Ne yapalım?
Allah hepimize akıl ve fikir ihsan eylesin.
Konuyu dogmatik bir söylemle sonlandırmak da pek fena olmuyormuş!