AK Parti, büyük ölçüde bir dönem daha iktidarda kalacak gibi gözüküyor! Bunun tek nedeni de, ciddi bir alternatifinin olmayışı. Türkiye, 1950–1960 ve 1983-1987 yılları arasında siyasi istikrarı yakalamış, bunun dışında kalan yıllar...
AK Parti, büyük ölçüde bir dönem daha iktidarda kalacak gibi gözüküyor! Bunun tek nedeni de, ciddi bir alternatifinin olmayışı. Türkiye, 1950–1960 ve 1983-1987 yılları arasında siyasi istikrarı yakalamış, bunun dışında kalan yıllar ise 2013 yılına yani AK Parti iktidarı dönemine kadar geçen süre, Türkiye için bir bakıma fetret ve kaos dönemleri olmuştur. AK Parti, on yıllık iktidarı süresince, birçok badirelerden geçerek bu günlere geldi. Belli konularda, iktidar yorgunluğunda söz etmek de mümkün. Başbakan Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığına aday olma serüveninin nasıl sonuçlanacağı henüz belli değil. Gül’ün seçimiyle ilgili sorunlar nedeniyle, Cumhurbaşkanlığı seçimini sandığa taşımanın yanlışlığını bugün Erdoğan da görmekte. Seçimde, Erdoğan’a karşı bütün güçler birleşeceğine göre, seçimin Erdoğan için çantada keklik olması pek mümkün gözükmüyor. AK Parti belki de, Cumhurbaşkanı seçiminin yeniden meclise taşınması için uğraşabilir de! İktidar son günlerde, dinsel argümanları fazla kullanmaya başladı. Türban ve tesettür neredeyse inançtan çok modaya dönüştü! Bu gidiş, demokrat kesimle, liberalleri ciddi bir biçimde rahatsız etmeye başladı. Sigara ve içki içenlere dönük savaşın olumlu yanlarına karşın, bu illetten kurtulamayanlara zamlar furyasıyla maddi açıdan bu denli yüklenmenin de siyasi anlamda bir faturasının olacağı muhakkak. Dünyada sözü geçen, güçlü bir ülke olma çabaları ne kadar doğruysa, bunu abartmanın da, o kadar yanlış olduğu bir gerçek. Tiyatro sanatçılarının ideolojik tepkisine dönük olarak, özelleştirmeye gitmenin doğru bir yaklaşım olsa da, “Maaşı bizden alıyorlar, bizi eleştiriyorlar” mealindeki bir eleştiri tamamen yanlış! Bu mantıktan hareket edersek, tüm devletten maaş alanların da iktidar partilerine biat etmeleri gerekir gibi bir sonuç ortaya çıkar ki, bu yaklaşım kesinlikle doğru bir yaklaşım olmaz. Umarız, 2014 yılında başlayacak, yerel yönetimler, Milletvekilliği ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri ülkemiz ve ülke insanımız için olumlu sonuçlar verir.