Bu seçim sonuçları bize şunu gösterdi. Laf salataları, olmayacak vaatler, soyut kavramlar ve sloganlarla, hamasi nutuklarla, ayakta zor dururken, kürsüde yiğitlenmelerle, alavere ve dalaverelerle, iftiralarla, komplo teorileriyle, toplumun oyu kazanılmıyor....
Bu seçim sonuçları bize şunu gösterdi.
Laf salataları, olmayacak vaatler, soyut kavramlar ve sloganlarla, hamasi nutuklarla, ayakta zor dururken, kürsüde yiğitlenmelerle, alavere ve dalaverelerle, iftiralarla, komplo teorileriyle, toplumun oyu kazanılmıyor.
Halk artık somut verilere, hatta Dünyada Türkiye’nin nasıl algılandığına bakıyor.
Sınıf atlamış bir Türkiye’yi sınıfta kalmış gibi göstermek, ülke insanını karamsarlığa itecek komploların ve de saçma sapan değerlendirmelerin rezilliğini artık bu toplum çok rahat bir biçimde anlayabilmekte ve buna göre tercihte bulunabilmekte.
Belli bir parti fanatizmi içinde, takım tutar gibi körü körüne parti tutanların sayısı da giderek azalmakta. Toplumun önemli bir bölümü, ülkenin ve ülke insanının geleceğini belirleyecek olan oy verme sorumluluğunun bilincinde olarak, her seçimde oyunu değiştirme gerçekçiliğini bile gösterebilmekte.
Sanırım çok kısa bir süre sonra bu toplum, demokrasiyi çok daha önemseyip benimseyecek ve demokrasiyi bir yaşam biçimi olarak da yaşamaya başlayacak.
Şekilci yaklaşımlarla, giyim kuşama dönük ne kadar belli tepkiler içine girilse, farklı yaşam biçimleri yadırgansa da, demokrasiye sahip çıkan, vesayete dur diyen, bürokratik oligarşinin tüm dayatmalarına yiğitçe karşı durabilen, ekonomiyi büyüten, sağlıkta, ulaşımda ve bir çok alanda ciddi yatırımlara imza atma becerisini göstermiş bir siyasi yapıya oy vermemek gerçekçilikle bağdaşmaz.
Çok daha önemlisi, mevcut siyasi yapıları incelediğinizde, bu iktidarın gösterdiği performansı, hiç birinin gösteremeyeceğini herkes bilmesine biliyor da, parti fanatizmi, ideolojik saplantı, ya da mevcut partilerin bir yerlerinde aktif olarak görev yaptıklarından, ülkeyi iyi yönetebileceğine inandığı bir parti arayışı yerine mensubu bulunduğu partiye oylarını vermekteler.
AK Parti’yi beğenmeyebilir, farklı bakış açıları ya da kaygılarla uzak da durabilirsiniz.
Ama yiğidi öldürmek için can atsanız bile, AK Parti’ye başarısız diyemezsiniz.
Çok daha önemlisi, AK Parti’yi bir çok konuda başarısız olarak değerlendirseniz bile, bu ülke ve bu ülke insanı için bir tehlike olarak görmek ya da göstermeye çalışmak büyük haksızlık olur!