Çağımızın en önemli sağlık sorunlarının temeline baktığımızda karşımıza hareketsiz yaşamın sonucunda ortaya çıkan postür (duruş) bozukluklarına rastlamaktayız. Vücudumuzun anatomik yapısını incelediğimiz zaman bizi diğer tüm canlılardan ayıran en önemli özelliğin iki ayak üzerinde dik durabilme ve yürüme yeteneğinin olduğunu görürüz. İskelet sistemi ve kas sistemi ayakta dik pozisyonda iken bizi sürekli olarak dünyanın merkezine doğru çeken yer çekimine karşı koyarlar.
Kemik ve eklemlerin bir araya gelerek vücudumuzun çatısını oluşturan iskelet sistemi ve bu sistemi harekete geçirmede gerekli olan hareket enerjisini açığa çıkaran vücudun kas sistemidir. Hareket etme üzerine tasarlanmış insanoğlu bu iki sistemini iyi kullandığı ve güçlü tutabildiği müddetçe ayakta dik ve düzgün bir duruşa sahip olabilir.
İnsan vücudunun günlük yaşam hareketlerine baktığımızda 3 çeşit postür görülür:
1. Dinamik postür
2. Statik postür
3. Statik ve dinamik postür
1.Dinamik postür
Vücudumuzun kas, kemik ve eklem gruplarını kullanarak yapmış olduğu yürüme, koşma vb. hareketler sırasındaki almış olduğu hareketli duruşlardaki pozisyona dinamik postür denir. Gün içinde yapmış olduğumuz hareketlerde özellikle eklem ve eklem gruplarımızı doğru kullanmayı öğrenmeli ve tüm yaptığımız işlerde doğru eklem açılarında maksimum kas lifini devreye sokmayı amaçlamalıyız. Örneğin ağır bir cismi yerden kaldırırken doğru bir duruş çok önemlidir. Bu bizi sakatlanmalardan da korur.
2.Statik postür
Vücudumuzun kas ve iskelet sisteminin belirli bir eklem hareket genişliğinde sabit bir pozisyonda hareketsiz kalmasıdır. Gün içerisindeki fiziksel aktivitelerimize baktığımızda statik duruşu ayakta dururken, otururken ve yatma pozisyonlarında görmekteyiz. İster masa başında çalışın, ister arabanızın koltuğunda oturun, isterseniz TV karşısında uzanın, vücudunuzun hareketsiz bulunduğu ortamlarda en önemli iki şeye dikkat etmelisiniz: Bunlardan birincisi kaslarınızda zorunlu bir kısalma gerçekleştirmeyecek pozisyonları tercih edin. İkincisi eklemlerinizin olması gereken hareket açısında olduğundan emin olun.
3.Statik – Dinamik duruş
Konsantrasyon ya da aşırı dikkat gerektiren işleri yaparken vücudumuzun belirli bölgelerini hareketsiz sabit tutarken diğer eklem gruplarını belirli açılarda hareket ettirerek almış olduğumuz duruş pozisyonudur.
İnsan anatomisinin ayakta durma ve hareket etme üzerine şekillenmiş bir yapısı vardır. İlk çağlardaki insanların hayatta kalma mücadeleleri incelendiğinde beslenebilmesi için avını kovalama, yakalama aynı zamanda kendisi av olmamak için kaçma ve saklanmaya ihtiyacı olduğunu düşünürsek. Vücudunun sürekli olarak dinamik ve hareketli bir postur yapısında sahip olduğunu görürüz. İlk çağ insanından günümüze doğru geldiğimizde dinamik ve hareketli duruş yapısının yerini tamamen statik bir duruşun aldığını görmekteyiz.
Teknolojik gelişmelerin ve iletişim sektörünün hızlı bir şekilde hayatımızın içine girmesi günlük yaşam aktivitelerimizin de azalmasına sebep oldu. Aktif yaşam içerisindeki fiziksel koşuşturmalar yerini zihinsel koşuşturmalara bıraktı. Hareket etmede vücudunu daha az kullanan insan ciddi duruş bozuklukları ile karşı karşıya kalmaya başladı.
İnsanın omurga yapısı, kafatasımızın arka ve alt duvarından başlayan ve aşağıya kuyruk sokumuna doğru uzanan 33 omur kemiği ve bu omurların arasında bulunan disk şeklindeki kıkırdak yapıların bir araya gelmesinden oluşan "S" şeklindeki eğrilikten oluşur.
Omurgada boyun ve bel bölgesinde hafif öne doğru olan lordoz dediğimiz kavisler bulunur. Aynı zamanda sırt ve sakrum ( kuyruk sokumu) bölümünde de kifoz dediğimiz hafif arkaya doğru kavisler bulunur.
Omurga eğrilikleri yeni doğan bir bebekte sadece sırt omurlarındaki arkaya doğru yuvarlak bir “C” şeklinden oluşmaktadır. Boyunda ve bel bölgesinde bulunan eğrilikler belli belirsizdir. Bebeklik döneminden çocukluk döneme geçişte ve emekleme pozisyonundan iki ayakları üzerinde yürümeye başladıktan sonra boyunda ve belde olan öne doğru eğrilikler belirginleşmeye başlar. Bu yüzden bebeklik dönemden çocukluk döneme geçişte çocuklarımızın düzgün bir postür alışkanlığı kazanmaları çok önemlidir. Bir çok omurga rahatsızlığının küçük yaşlarda çocukların gelişim dönemlerinde kazandıkları yanlış duruş alışkanlığından olduğunu unutmamalıyız.