Çağdaş ve modern kentler, gökdelenlerin ağırlıkta olduğu yerleşim yerleridir. Bütün dünyada yapılaşma, yatay ve az katlılık üzerine değil, dikine ve çok katlılık olarak şekillenmekte. Nedendir bilinmez, bizde hala az katlılık modası...

Çağdaş ve modern kentler, gökdelenlerin ağırlıkta olduğu yerleşim yerleridir.
Bütün dünyada yapılaşma, yatay ve az katlılık üzerine değil, dikine ve çok katlılık olarak şekillenmekte.
Nedendir bilinmez, bizde hala az katlılık modası hakim.
Toplum da bu yönde koşullandırılmış durumda.
Köylülük ya da gecekondu kültürü iliklerimize kadar işlemiş.
Yükseklere tırmanmaktan, yücelmekten ürküyoruz ama birilerini yüceltip onlara tapınmaktan da vazgeçmiyoruz!
Sanki cüceliklerin ağırlıkta olduğu ortamlarda kendimizi daha rahat hissediyoruz!
Ben de zaman zaman benden uzun boyluların yanında aşağılık kompleksine kapılırken, kendimden kısaların yanında da belli havalara girdiğim olmuyor değil!
Az katlı, yan yana, sarmaş dolaş olmuş, yeşil alanlardan yoksun yapılaşmanın ağırlıkta olduğu yerlerde, sıcak ilişkiler içinde olmak bizi rahatlatıyor olmalı!
Gökdelenler, her anlamda güvenli.
Mühendislikten tutun, işçiliğine kadar özen gösterilerek inşa edilmekte.
Alanya gibi, yerleşim açısından sınırlı coğrafyaya sahip, sürekli göç alan bir kentte, arazi savurganlığının önüne geçmek için çok katlılığın tercih edilmesi gerekir.
Gökdelenler, imara ve teknik şartlara uygun inşa edilirse her anlamda güvenli olduğu bir gerçek.
Bunun en somut örneğini Japonya felaketinde gördük.
Depremde ve tsunamide gökdelenler zarar görmezken, az katlı binalar yerle bir oldu, sel bu binaları alıp götürdü.
Antalya da yavaş yavaş çok katlılık başlamasına rağmen gökdelenler henüz arzulanan ölçüde gündemde değil.
Sanırım Akdeniz havzası sanıldığının tam tersine çok daha muhafazakar, hatta tutucu.
Alanya başta olmak üzere, Gazipaşa ve Manavgat’ta bırakın gökdelenleri, çok katlılık bile beklenen ölçüye varmış değil.
Halbuki, on üç kata kadar olan binalar normal, çok katlılar ise on üç katın üzerindekiler olmasına karşın, biz dokuz, on ve üzerindeki binaları bile gökdelen gibi görüyoruz.
Yan yana dört katlılık hastalığına dayalı bir yapılaşma içinde tabii ki yedi katlı binalar bile gökdelen gibi algılanıyor!
Alanya bir an önce, modern bir kent olmak için, kentsel dönüşümü gerçekleştirip, çok katlılıkla birlikte, gökdelenlerin de inşa edilebileceği bir imar anlayışına yönelmelidir.
Tabii bunu yaparken, çok katlılığı da bitişik nizam şekline çevirme ilkelliği içine kesinlikle girilmemelidir!
Bu konuda beni şaşırtan tek şey, günümüzün mimar ve mühendislerinden bazılarının gökdelenlere karşı çıkmaları saçmalığıdır.
Sanırım, gökdelen projesi çizecek donanıma sahip olmayan teknik elemanlar, az katlılığı savunmak zorunda kalıyor olmalılar!