Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Geomatik Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, Marmara Denizi'ndeki fay hatlarının üreteceği olası sarsıntılara yönelik değerlendirmelerde bulundu. Yapılan açıklamalara göre, farklı büyüklük senaryolarının kamuoyunda rehavet yaratma riski taşıdığı belirtilerek, İstanbul ve çevre illerdeki tüm hazırlıkların 7.5 büyüklüğündeki en kötü senaryo temel alınarak yürütülmesi gerektiği ifade edildi.

Yer bilimlerindeki çalışmaların doğası gereği yanılma payı barındırdığını aktaran Kutoğlu, sarsıntının 6 veya 7 büyüklüğünde olma ihtimalinin de bulunduğunu dile getirdi. Ancak düşük büyüklük tahminlerinin karar vericileri yanıltmaması gerektiğinin altı çizildi. Uzmanlar, 6 Şubat depremlerindeki öngörülemezlik ve 2011 yılında Japonya'da 8.5'e göre hazırlık yapılmasına rağmen 9 büyüklüğünde gerçekleşen Tohoku depreminin, hazırlıkların üst sınırdan yapılmasının önemini ortaya koyduğunu bildirdi.

Nissan, 34 yıllık Altima modelinin üretimini sonlandırıyor
Nissan, 34 yıllık Altima modelinin üretimini sonlandırıyor
İçeriği Görüntüle

FAY HATLARI YÜZEYDE SÜRÜNÜYOR GÖRÜNEBİLİR Mİ?

Alman Yer Bilimleri Merkezi'nin Marmara bölgesine ilişkin 2025 yılına ait güncel çalışmasına atıfta bulunan Prof. Dr. Kutoğlu, fayların kilitlenme durumlarını haritalandıran verileri paylaştı. Orta segmentte fayın kilitli olmadığı ve yıllık yaklaşık 1 santimetre sürünme hareketi gösterdiği iddia ediliyor. Kuzey Anadolu Fayı'nın ortalama hızının 2 ila 3 santimetre arasında olduğu göz önüne alındığında, yüzeydeki hareketin alt katmanlarda kilitlenmiş olabileceği ve enerji birikiminin devam ettiği uyarısı yapıldı.

DEPREMİN BATI'DAN DOĞU'YA GÖÇ ETMESİ NE ANLAMA GELİYOR?

Sismik verilerin tarihsel dizilimi incelendiğinde, fay hatlarındaki stres transferinin belirli bir yönelim izlediği bilimsel istatistiklere yansıyor. Alman bilim insanlarının analizleri, 2011 yılında batıda 5.2, 2012'de daha doğuda 5.1 ve ardından orta bölgede Kumburgaz açıklarında 6.2 büyüklüğünde sarsıntılar yaşandığını gösteriyor. Bu istatistiksel göç karakteristiği, sismik hareketliliğin kırmızı renkle işaretlenen kilitli doğu segmentine doğru ilerlediğine işaret ediyor.

Geliştirilen özel yazılımlarla yapılan hasar tahmin modellemeleri, 7.4 veya 7.5 büyüklüğündeki olası bir sarsıntının etki alanını da gözler önüne seriyor. En kötü senaryoda sarsıntının İzmir'den İç Anadolu'ya kadar geniş bir coğrafyada hafif hissedileceği aktarıldı. Fakat İstanbul'un Marmara Denizi'ne bakan kıyılarında ve Marmara'nın güney kesimlerinde zemin yapısına bağlı olarak ağır hasar riskinin yoğunlaşacağı öngörülüyor.

Kaynak: Haber Merkezi