Türkiye Çevre Ajansı (TÜÇA) Başkanı Nurullah Öztürk, Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) Sistemi'nde yaşanan yoğunluk ve kota ihlalleri nedeniyle yeni bir uygulamaya geçildiğini duyurdu. CNBC-e'ye konuşan Öztürk, günlük kişi başı 200 adet olan ambalaj iade sınırının bazı kişiler tarafından yakınlarının T.C. kimlik numaraları kullanılarak aşıldığını aktardı. Bu durumun iade makineleri önünde uzun kuyruklara neden olması üzerine, yaklaşık iki ay sürecek entegrasyon döneminde işlemlerin yalnızca mobil uygulama üzerinden alınan QR kod ile gerçekleştirileceği açıklandı.
Geçtiğimiz günlerde Bolu'daki bir zincir markette, bir kişinin makineyi uzun süre meşgul etmesi nedeniyle sırada bekleyen vatandaşlar arasında tartışma yaşanmıştı. Bazı kişilerin iade noktalarına 1.500 ile 2.000 adet arasında ambalajla gelerek sistemi kilitlediği iddia edilmişti. Alınan yeni QR kod kararıyla, başkasına ait bilgilerle manuel giriş yapılarak haksız kazanç sağlanmasının ve vatandaşların mağdur edilmesinin önüne geçilmesi hedefleniyor.
SİSTEM NASIL İŞLEYECEK VE KİMLERİ KAPSIYOR?
Vatandaşlar, üzerlerinde DOA logosu bulunan ambalajları yetkili makinelere veya manuel toplama noktalarına teslim ettiklerinde her bir ürün için 1 lira teşvik bedeli kazanmaya devam edecek. Ancak bu iade bedellerini alabilmek için kullanıcıların mutlaka resmi mobil uygulamayı indirerek kendi adlarına oluşturulmuş QR kodu okutmaları gerekecek. Şu an ülke genelinde 2 bin 500 adet olan depozito iade makinesi sayısının, sistemin tam kapasiteye ulaşmasıyla 20 bine çıkarılması planlanıyor. Ayrıca bakkal, büfe, restoran ve otellerin de yıl sonuna kadar kademeli olarak sisteme entegre edileceği bildirildi.
EKONOMİYE VE ÇEVREYE 600 MİLYON DOLARLIK KATKI BEKLENTİSİ
TÜÇA verilerine göre Türkiye'de her yıl yaklaşık 25 milyar içecek ambalajı atık haline dönüşüyor. Sistemin ilk 10 günlük uygulamasında vatandaşlar tarafından yaklaşık 20 milyon ambalaj iade edilirken, mobil uygulamaya kayıtlı kullanıcı sayısı 2 milyonu aştı. Bugüne kadar 482 yetkilendirilmiş içecek üreticisinin dahil olduğu sistemde, 3 bin 673 farklı ambalajlı içecek kayıt altına alındı.
Projenin finansmanının devlet bütçesinden değil, piyasaya ürün süren firmaların ödediği katılım bedelleriyle sağlandığı belirtildi. Geri kazanılan her 20 ambalajın yaklaşık 1 dolarlık ithal ham madde ihtiyacını bitireceği hesaplanırken, içecek ambalajı ham maddesi ithalatında yüzde 35-40 oranında düşüş öngörülüyor. Tam kapasiteyle çalışıldığında cari açığa yıllık en az 600 milyon dolar olumlu yansıması beklenen sistemin, aynı zamanda 37 bin ton sera gazı emisyonunu engelleyeceği ve 3,6 milyon varil petrol kullanımının önüne geçeceği kaydedildi.





