Amerika Birleşik Devletleri'nde görev yapan araştırmacılar, okyanus suyundan yüksek hassasiyetle kritik mineralleri ayrıştırmayı sağlayan yeni bir teknoloji geliştirdi. Pasifik Kuzeybatı Ulusal Laboratuvarı (PNNL) tarafından yürütülen çalışmanın, endüstriyel ölçekte mineral geri kazanımını başlatması öngörülüyor.

Galaksinin merkezinde yaşamın yapı taşı şeker bulundu
Galaksinin merkezinde yaşamın yapı taşı şeker bulundu
İçeriği Görüntüle

ABD Enerji Bakanlığı Su Gücü Teknolojileri Ofisi yetkilileri ve PNNL uzmanlarının aktardığına göre, dünya üzerindeki deniz sularının sadece yüzde 0,1'lik kısmı, insanlığın önümüzdeki 50 bin yıllık lityum ve magnezyum ihtiyacını karşılayacak potansiyel taşıyor. Kimyasal Oşinograf Dr. Jessica Cross, deniz suyunun standart kimyasal yapısı sayesinde bu teknolojinin dünyanın her yerinde kolayca uygulanabileceğini bildirdi.

OLİMPİK HAVUZ ÖLÇEĞİNDE MİNERAL HESABI

Proje ekibinden Dr. Chinmayee Subban, okyanus madenciliğindeki en büyük engelin elementlerin sudaki düşük yoğunluğu olduğuna dikkat çekti. Uzmanların hesaplamalarına göre, yaklaşık 2,3 milyon litre su kapasiteli olimpik bir yüzme havuzunda 2.980 kilogram magnezyum, 0,42 kilogram lityum ve 0,00095 ila 0,002 kilogram nikel bulunuyor. Bu düşük konsantrasyon sorununu aşmak amacıyla sodyum hidroksit ile çalışan paralel akışlı reaktör sistemi tasarlandı. İşlem sonucunda yüksek saflık oranına sahip magnezyum hidroksit elde ediliyor.

GÜNLÜK ÜRETİM KAPASİTESİ ÜÇE KATLANACAK

Geliştirilen bu modüler sistemlerin, mevcut deniz suyu arıtma tesislerine doğrudan bağlanması hedefleniyor. Yapılan analizlere göre, California eyaletindeki Carlsbad Arıtma Tesisi'ne kurulacak tam kapasiteli bir sistem günde 524.000 kilogram magnezyum hidroksit üretebilecek. Bu rakam, ABD'nin mevcut günlük tüketim miktarının üç katından fazlasına denk geliyor.

DENİZ SUYU MADENCİLİĞİ NEDEN ÖNEMLİ?

Karasal madencilik faaliyetlerinin çevresel tahribatı ve karadaki azalan rezervler göz önüne alındığında, okyanuslar sürdürülebilir bir alternatif sunuyor. Deniz suyunun doğrudan işlenmesi, devasa maden sahaları açılmasına gerek kalmadan, teknoloji ve batarya üretimi için hayati önem taşıyan lityum gibi stratejik elementlerin kesintisiz tedarik edilmesine olanak tanıyor.

YAN ÜRÜNLER FARKLI SEKTÖRLERDE KULLANILACAK

Üretim aşamasında ortaya çıkan atıklar da sanayiye kazandırılıyor. Magnezyum ayrıştırıldıktan sonra kalan tuzlu su, bipolar membran elektrodiyaliz yöntemiyle asidik kimyasallara çevriliyor. Laboratuvar ortamında elde edilen bu asidin, nikel üretiminde ticari hidroklorik aside göre yüzde 37 daha yüksek verimlilik sağladığı saptandı. Ayrıca Botanikçi Scott Edmundson, bazı deniz yosunlarının sudaki mineralleri 1 milyon kat daha fazla konsantre edebildiğini belirterek, geriye kalan yan ürünlerin deniz ürünleri yetiştiriciliğinde değerlendirilebileceğini duyurdu.

Kaynak: Haber Merkezi