Güney Kıbrıs'lı Rum'larla iş birliği kurarak, Akdeniz'de petrol ve doğalgaz aramasına başlayan İsrail, şimdi de yüze yakın Yahudi İş adamını Kuzey Kıbrıs'a göndererek arazi satın almaları için görevlendirmiştir....

Güney Kıbrıs’lı Rum’larla iş birliği kurarak, Akdeniz’de petrol ve doğalgaz aramasına başlayan İsrail, şimdi de yüze yakın Yahudi İş adamını Kuzey Kıbrıs’a göndererek arazi satın almaları için görevlendirmiştir. Bu Yahudi iş adamlarının 450 civarında paravan şirket kurarak şimdiye kadar 4-5 kilometrelik bir alanda arsa aldıkları anlaşılmaktadır. Özellikle, Kuzey Maile’deki Büyükkonuk, Bahçeli, Tatlısu, Karpaz, Dışkarpaz, Yenierenköy,Sadrazamkoy ve Girne bölgelerinde arazi kalmadığı anlaşılıyor ki, bunun anlamı o bölgelerde artık Yahudi çoğunluğu oluşacağıdır. Çünkü, Yahudiler buralarda lüks konutlar yaptırmaktadırlar. Her halde lüks binalara da İsrail’den veya başka ülkelerden getirecekleri Yahudileri yerleştireceklerdir. Bu hususta Yahudiler çok bilgili ve bilinçlidirler. II. Abdülhamit Han anlatıyor: O’nu hal etmek için gelenlerin içinde Yahudi Emanuel Karasso’nın bulunmasını Makam-ı Hilafet’e hakaret saymıştı. Bu vesile ile şunları anlatmak gereğini duymuştur. “Ben Osmanlı tahtında iken, Siyonistlik davası için huzuruma beynelmilel Yahudi teşkilatının kurucusu Teodor Hertzel ile haham başı gelmişti.Her ikisi de Yahudi’ler için bir yurt dileğinde idiler. Bunun için Kudus’ü gösteriyorlardı. Hatta Teodor Hertzel utanmadan: ”Zatı Haşmetpenahi’lerine arz ederim ki, Kudüs için her kaç milyon altın tensip buyurursanız, derhal takdime amadeyiz” demez mi, kan beynime sıçramıştı, derhal terkedin burayı, vatan para ile satılmaz” diyerek huzurumdan kovdum, düşman olmaları da bu sebeptendir.” Sonra ne mi oldu? Genç İttihatçılar, İngiliz’lerin önermesi sonunda bir kısım Yahudilerin Kudüs’e yerleşmesine izin verdiler. Bu Yahudiler ne mi yaptılar? Arap’lardan arsa ve arazilerini bedelinden çok üstün fiyatlarla tapularını aldılar. Gün geldi, Kudüs’te Arap’ların yeri yurdu kalmadı, her yer Yahudi’lerin oldu. II.Abdülhamit’in altın ile vermediği yerlerin ittihat vükelası tarafından nasıl ve neden verildiği meçhulümüzdür. Bu tarihi gerçeği anlatmaktaki maksadımı anlamışsınızdır. İsrail Devleti, adanın güneyinden Rumlar vasıtasıyla, kuzeyini de para delisi Türkler vasıtasıyla ablukaya almaya çalışıyor. Böylece, Ege Yunanistan’ın ikide bir cıngar çıkartması sonucunda dar boğaza girerken şimdi de Akdeniz de İsrail’ ile karşı karşıya gelmemiz söz konusu olacaktır. Birilerinin Kıbrıs Türklerine dur demesi gerekmektedir. Ancak, vakit daha fazla geçmeden Türk Devleti’nin bu işe müdahale etmesi şarttır, elzemdir. Yoksa İsrail ile karşı karşıya gelmemiz kaçınılmazdır.

Allah cc Yahudiler için ne buyuruyor: Ey iman edenler, Yahudi ve Hıristiyanları dost edinmeyin… Sizden kim onları dost edinirse o da onlardandır. İşte böyle, gerisini siz büyük devlet adamları düşününüz ve gereğini yapınız.