Bolivya nireeee, Alanya nire? Öyle demeyin. Bolivya'da dünyanın akciğerleri olan yağmur ormanlarından kesilecek yüz binlerce ağaç Alanya'yı da etkileyecektir bir biçimde. Haberleri okuyuncaya kadar Bolivya'nın yalnızca Güney Amerika'da...

Bolivya nireeee, Alanya nire? Öyle demeyin. Bolivya’da dünyanın akciğerleri olan yağmur ormanlarından kesilecek yüz binlerce ağaç Alanya’yı da etkileyecektir bir biçimde.
Haberleri okuyuncaya kadar Bolivya’nın yalnızca Güney Amerika’da bir devlet olduğunu ve ülkenin yerli halktan ilk devlet başkanı olan Evo Morales tarafından yönetildiğini biliyordum.
Baştan alalım: Brezilya, Bolivya’dan geçerek kendisini Pasifik Okyanusu limanlarına bağlayacak dev bir otoyol projesini finanse ediyor. 300 kilometrelik otoyol boydan boya yağmur ormanlarından geçiyor. Bu doğal bir katliam demek. Doğal yaşam ile, binlerce yerlinin yaşama alanları da yok edilecek. Bu el değmemiş arazi kerestecilik, petrol ve maden aramaya ve büyük ölçekli endüstriyel ve tarımsal işletmelere açılacak.
Hepimizin bağımlı olduğu toprakların korunması hükümetler tarafından kalkınma ve ekonomik büyümeye kurban ediliyor. Liderler genellikle madencilik ve ormansızlaştırmayı –yabancı şirketlerden doğrudan kâr ederek– insanların hayatta kalma araçlarına tercih ediyor. Çevre ve masum insanların hayatları ne yazık ki bu tatlı kârdan sonraya kalıyor.
Yerliler, bu yola karşı bir eylem başlattı ve15 Ağustos’ta kuzeydeki Tirinidad kentinden başkent La Paz’a doğru yürüyüşe geçti. Geçtiğimiz pazar günü (25 Eylül), yürüyüş yapan protestocular, polisin şiddetli saldırısı ve göz yaşartıcı gazla karşılaştılar. İnsanlar dövüldü ve gözaltına alınan çok sayıda protestocu otobüslerle olay yerinden uzaklaştırıldı. Bu arada küçük bir bebek de öldü.
Bolivya Savunma Bakanı Cecilia Chacon, eylemcilere yapılan bu sert müdahaleyi protesto etmek üzere kabinedeki görevinden istifa ettiğini açıkladı. Ülkede gösterilen yoğun tepki sonucu İçişleri Bakanı Sacha Liorenti de istifa etmek zorunda kaldı.
Bolivya Devlet Başkanı Morales, bu gelişmeler üzerine otoyol yapımını askıya aldı. Yani geçici olarak durdurdu. Şimdilerde Morales’in otoyol yapımını bir referandumla halkın onayına sunacağı söyleniyor. Bu ise pek çok kişi tarafından yasal olmayan bir rıza oluşturma çabası olarak görülüyor.
Bolivya yasaları ve uluslararası hukuka göre hükümet, topraklarını almaya niyetlendiğinde yerli liderlerle görüşmek zorunda. Yerli topluluklar ekonomik büyüme ve bölgesel entegrasyonu geliştiren daha güvenli seçenekler istiyor. Ama hükümet onların itirazlarını duymazdan gelip yağmur ormanlarını ikiye bölecek yol dışında alternatif tek bir yol için bile çalışma yapmadı.
Bolivya’nın ilk yerli lideri olan Morales dünya çapında çevre ve yerli halkların haklarını savunan pek çok eylemde yer almasıyla tanınıyor. Şimdi ise, yerli halka ve çevreye en büyük zararı vermeye hazırlanıyor.
Dünyamızın pek çok yerinde yaşanıyor bu garip çelişki. Olan ise, can damarımızla bağlı olduğumuz toprak, hava ve suya oluyor. Onlara verilen zararların acısını, tüm Türkiye ve Alanya’da biz de çekiyoruz.
Bolivya nireeee, Alanya nire, demeyin dostlar. Küresel ısınmanın, orkinosların aşırı avlanmasının sonuçlarını gördük bile. Kıyılarımızın en lezzetli balığı mırmır tükendi. Yerini balon balıkları aldı. Durun bakalım daha ne balıklar göreceğiz bu kıyılarda.
Çöl iklimine benzer bir iklim yaşamaya başladık Alanya’mızda. Gündüzleri sıcaklık 30 derecenin altına düşmüyor. Geceleri ise insanı üşütecek kadar serin oluyor. Bizim küçük ölçekli katliamlarımız, yöre halklarını etkilemiyor mu?
Bakalım Bolivya’daki katliam sürecek mi? Bu katliam sonunda, etkileri tüm dünyaya nasıl yansıyacak? Ömrümüz yeterse hep birlikte göreceğiz.