Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, yanında bakanları ve iş adamları olduğu halde yoğun bir çalışmalar da bulunmak üzere ABD'lerine gitti. Öncelikle, Başkan Obama ile bir buçuk saat süren uzun bir görüş, alışverişinde bulundu. Ve, beklenen...
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, yanında bakanları ve iş adamları olduğu halde yoğun bir çalışmalar da bulunmak üzere ABD'lerine gitti. Öncelikle, Başkan Obama ile bir buçuk saat süren uzun bir görüş, alışverişinde bulundu. Ve, beklenen konuşmasını BM'de yaptı. Bu konuşması ile Türk devletinin dünyada saygınlığı kabul edilen ve sözü dinlenir, itibarı gittikçe artış gösteren bir devlet olduğunu 183 devletin başkan, başbakan ve bakanlarının gözlerinin içine bakarak ispat etti. Bu konuşmayı dinleyen her Türk insanının da göğsünün kabardığını, konuşmayı dikkatle izlediğini yaptığım görüşmelerde anlamış bulunuyorum. Obama ile yaptığı konuşmasında, Mısır, Tunus ve Libya'da Arap baharı sonucunda olması muhtemel demokrasi gelişmesini, İsrail devleti ile olan krizi ve İsrail devletinin Mavi Marmara gemisinde şehit edilen 9 vatandaşımız için özür dilemesini, şehit ailelerine tazminat vermesini ve Cizre’ye uyguladığı ablukayı kaldırması ile krizin çözülebileceğini, terörle mücadelemizde işbirliğinin devamını, İsrail’in iade etmediği heronların yerine Irak’ta bulunan insansız uçakların (predatorların) ya satmalarını ya da kiralanmalarının temin edilmesini, Filistin devletinin tanınması gibi bir çok hayati konular dile getirilmiş ve görüş birliğine varıldığı basın toplantısında beyan edilmiştir. Başbakan, BM genel kurulunda, Birleşmiş Milletler'in yapısının değişmesinin gerektiğini, bu haliyle hiçbir sorunu çözemeyeceğini ifade ile dedi ki: "BM, bugün insanlığın umutlarını, insanlığın geleceğini tehdit eden korkulara galip kılacak bir liderlik sergileyemiyor. BM, belli ülkelerin çıkarları ve vesayeti istikametinde değil, bütün insanlığın hukukunu korumayı esas almak üzere yeniden yapılanmak ve vizyonunu yenilemek zorundadır." Bu konuşması ile 5 daimi üye ABD, Rusya, İngiltere, Fransa ve Çin’in vesayetinden kurtulunmasını talep etmiş olmuyor mu? Diğer taraftan İsrail'de atom bombası, fosfor bombası olduğu halde ve bunları kullandığı halde BM, herhangi bir yaptırımda bulunmadığı gibi bazı şüphe üzerine diğer ülkeler için yaptırım yapılmaya başlanıyor. Somali’de açlık ve susuzluktan binlerce çocuk öldüğü halde, "o eski sömürgeci-kolonyalist anlayış ne yazık ki bu gün ise menfaatinin olmadığı yere adımını atmamaktadır” Somali’nin feryadını duymayan dünyada kimse barıştan, adaletten, medeniyetten söz edemez”, keza Suriye ve diğer halkları ile kavgalı devletler içinde şöyle söylüyor: "Türkiye olarak biz, gerek Suriye’de gerek diğer ülkeler de, halkların demokratik taleplerini desteklemeye ve rejimleri bu yönde adımlar atmaya devam edeceğiz.” Bu ve bunun gibi günümüzde sorun olan konulara birer, birer değinmiş, Türkiye’nin tutum ve davranışını dile getirmiştir. Başbakan R. Tayyip Erdoğan’ın bu konuşması Türkiye’de değil tüm dünyada da geniş yankı bulmuş yabancı basın konuşmanın tamamını yayınlayarak halklarını bilgilendirmiştir.
Türkiye, gerçekten dünyada ekonomisi ile, siyasi atılımları ile kendisinden söz ettiren, saygı duyulan bir ülke durumuna gelmiştir. Bu yükselişte başbakan R.Tayyip Erdoğan’ın karizması, hitabet gücü, cesur duruşu, vizyonu ne kadar etkili olmuşsa yanındaki takım arkadaşlarının enerjik durumları, vizyonları da o kadar etkili olmuştur, olmaktadır. Çünkü, tek elin sesi çıkmaz derler. Teşekkürler sayın Başbakan, teşekkürler Dış İşleri Bakanı Davutoğlu ve diğerleri, sizlerle gurur duyuyor ve iftihar ediyoruz.