Turizm sezonunun açılmasıyla birlikte Antalya'nın Kaş ve Kumluca ilçeleri ile Muğla'nın Fethiye ilçesinde villa kiralama sektörü yasal düzenlemeler nedeniyle durma noktasına geldi. Antalya Ekspres'in aktardığına göre, kamuoyunda "Airbnb Yasası" olarak bilinen 7464 sayılı kanun kapsamındaki belge zorunluluğu, sadece Kaş ilçesinde 20 bin civarında işletmenin faaliyetini askıya almasına neden oldu. Belge alamayan tesislerin kapatılması, bölgedeki rezervasyon süreçlerini doğrudan etkiledi.
Mevzuata göre, turizm amaçlı kiralama yapılabilmesi için binadaki tüm kat maliklerinin yüzde 100 oranında noter onaylı izni gerekiyor. Tamamen müstakil ve tek tapulu yapılar bu şarttan muaf tutuluyor. Ancak Akdeniz ve Ege bölgelerindeki ortak havuz veya bahçe kullanan, tapuda kat irtifaklı veya tek parsel görünen villalar yasa gereği "yatay apartman" statüsünde değerlendiriliyor. Bu durum, yan komşusundan veya site yönetiminden onay alamayan binlerce tesis sahibinin kiralama izin belgesi başvuru sürecini tamamen tıkıyor.
CEZALAR 100 BİN LİRADAN BAŞLIYOR
İzin belgesi sürecini tamamlayamadan faaliyet yürüten işletmelere 100 bin TL'den başlayarak milyonlarca liraya ulaşan ağır idari para cezaları uygulanıyor. Sürecin kilitlenmesi üzerine CHP Antalya Milletvekili Cavit Arı, konuyu TBMM
Genel Kurulu'na taşıdı. Arı, seçim öncesinde Turizm Bakanlığı tarafından sektördeki teknik aksaklıkların giderileceğine dair sözler verildiğini hatırlattı. Mevcut tabloda tesis sahiplerinin, yatırımlara güvenerek iş yeri açan yerel esnafın ve aylar öncesinden rezervasyon yaptıran tatilcilerin mağdur olduğunu ifade etti.
YENİ YASANIN SEKTÖRE ETKİSİ NEDİR?
Kayıt dışı ekonomiyi engellemek ve konaklama güvenliğini sağlamak amacıyla hazırlanan 7464 sayılı kanun, uygulama aşamasında bölgesel mimari farklılıkları göz ardı ediyor. Mevzuatın yatay mimariye sahip villa siteleri ile dikey apartmanları aynı bürokratik şartlara tabi tutması, özellikle sahil şeridindeki alternatif turizm modelini yapısal bir krize sürüklüyor.
2026 YILINA KADAR GEÇİCİ İZİN TALEBİ
Meclis kürsüsünden hükümete çözüm çağrısı yapan Cavit Arı, yasal altyapının bölge gerçeklerine uygun şekilde acilen revize edilmesi gerektiğini vurguladı. Sektörün yeniden nefes alabilmesi ve sezon ortasında yaşanan ekonomik kaybın önüne geçilebilmesi için 31 Aralık 2026 tarihine kadar geçici izin belgesi düzenlenmesini talep eden Arı, mağduriyetlerin giderilmesini istedi. Yaşanan bu gelişmelerin ardından, gözler Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın denetimler ve belge süreçleri hakkında atacağı olası adımlara çevrildi.




