Her toplumda, insanlar arasındaki ilişkilerde, jurnal ve ihanet, sıradan vakalar olarak karşımıza çıkıyor. Yasal yaptırımı olmasa da, örf, adet ve gelenek anlamında, toplum tarafından pek de hoş karşılanmaz. Ama bu jurnal, bir ülkenin vatandaşı...
Her toplumda, insanlar arasındaki ilişkilerde, jurnal ve ihanet, sıradan vakalar olarak karşımıza çıkıyor.
Yasal yaptırımı olmasa da, örf, adet ve gelenek anlamında, toplum tarafından pek de hoş karşılanmaz.
Ama bu jurnal, bir ülkenin vatandaşı tarafından, kendi ülkesi aleyhine yapılıyorsa, bu ihanet anlamına da gelebilir.
Evvelki gün Cilvegözü sınır kapısında gündeme gelen patlama olayı sonrasında, bazı medya kuruluşlarında kimi sözde uzmanların ya da yorumcuların bu konuyla ilgili tartışmalarını dinleyince tüylerim diken diken oldu.
Patlama sonrasında, olay yeri güvenlik güçlerince çember içine alınıp kimsenin bu alana girmesi mümkün değilken, olayla ilgili henüz hiçbir bilgiye sahip olmamasına ve güvenlik güçleriyle devletin bu tür konularla ilgili birimleri gerekli incelemeleri yapıp hiçbir açıklama yapmadığı halde, adam çıkıyor ve sadece bir öngörü olarak diyor ki, “Türkiye’de Esad karşıtları bomba üretip, Suriye’ye muhaliflere götürmekteler. Bu araç da, Türkiye’den Suriye’ye giderken patlamış olabilir” deme saçmalığı içine girebiliyor.
Böyle bir iddiada Suriye'deki Esad yanlıları bulunabilir ama bir Türk'ün böyle bir iddiada bulunmasının ne anlama gelebileceği ortada.
Böyle bir açıklama ya da iddia, bir Türk tarafından Türkiye’de, Türk televizyonlarından yapıldığında, bu bütün dünyada Türkiye’nin prestijini sarsmayı bırakın, bu tür suçlamaların bir kanıtı olarak ortaya konabilir.
Dün yetkililer açıkladı.
Araç Suriye sınır kapısından geçip, Türkiye sınır kapısından Türkiye’ye geçmemiş.
Ara bölümdeki park yerinde patlama gerçekleşmiş.
Kamera görüntülerine göre, araç içindeki kişilerden biri Türkiye tarafına, diğerleri de Suriye tarafına geçmişler.
Olay nasıl olursa olsun, bu olayı peşinen, Türkiye’den Suriye’ye giden bir silah sevkiyatı gibi sunan bir insanın kime hizmet ettiğini anlamanın pek de zor olmadığı ortada!
Bana göre, bu şahsın kime hizmet ettiği de o kadar önemli değil ama Türkiye’ye ihanet ettiği ortada.
Siyasetçilerimiz de, zaman zaman iktidarı yıpratabilmek için, gözlerini karartıp, benzer açıklamalarda bulunma aynazlığı içine girebiliyorlar!
Geçmişte, Abdullah Çatlı’dan söz ederken de, Yunanistan’da orman yangınlarını tezgahladığını söyleyenlerimiz bile oldu.
Mevcut iktidarın özellikle de Sayın Başbakanın Suriye politikasını beğenmemek ya da tamamen AK Parti karşıtı olmak ayrı şey, bugün için Türkiye’yi temsil eden bir hükümeti ya da Başbakanı eleştirerek yıpratma adına ülkeyi zor durumda bırakacak açıklamalarda ve yorumlarda bulunmak ayrı şey.
Bu ülkenin ve bu ülke insanının çıkarlarını düşünüyorsak, bu tür konularda çok daha duyarlı olmamızda yarar var.