İyi Partinin, parti politikası almış gereğince seçimlere "Hür ve müstakil, özü başına" girme kararı yerindedir. Ancak, tükürdüğünü yalamamak için Türkiye siyasi atmosferine göre günlük politika gereği ucu açık, ortaya ortama hitap cümlesi eksiktir. Politika günlük değişim göstermektedir. Ankara'dan medya aracılığıyla genel merkez veya meclis kürsüsünden karşılıklı, kırıcı, vurucu ayvaz seslerin taşrada değeri yoktur..
Seçmenin ehliyetli, liyakatli ve donanımlı adayın "özü başına" desteklenmesi arzusunu güçlendirmiştir. Muhalif partiler yanında, iktidarın da kazanma ihtimali seçmenin hür ve müstakil reyini kullanmasını gerekli kılacak adayının ehliyet ve liyakatine bağlıdır. Seçmen nezdinde yerel seçimlerde parti gözetilmez...
Elbette her partinin amblemi görünce yaşadığı ortamı ve sonraki elim kırılsaydı pişmanlığını hiç mi hiç düşünmeden oy kullanacak amblem hastası, parti hastası, lider hastası blok seçmeni vardır. İttifaklarda bile blok seçmenin hepsinden teşkilatın işbirliği yaptığı parti lehine rey kullanması beklenemez. Yöneticileri, "partiyi sattı" diye suçlar. Adayını beğenmeyen partili ya boş oy kullanır, ya da küçük partilerden birisini sevindirir. Türkiye seçmeni kalıp, tek tip elbise giymekten hoşlanmaz…
Türkiye sağındaki siyasal iklimde ülkenin iktisadi, ekonomik, ilmi, uluslararası atmosferdeki değerlere ulaşma ve geleceğin Türkiye'sine yönelik günü birlik algı operasyonlarıyla siyasal İslam propagandasına İslam Cumhuriyeti kurulacağı umudunu yüklemekte ve Türklük, Cumhuriyet, Atatürk karşıtlığı politika ve eylemlerle potansiyel cihadist rey üreterek potansiyelini elinde tutmaya özen gösterir…
Türkiye solunun ve iyi parti iç siyasal atmosferdeki çenebazların çenelerinin sıkıştırılmaması işbirliği ve ittifakların yaşamasına imkân sağlamaz. Ülküsüz bodurlar ne kadar çabalasa da bodur kalırlar. Ülküsüz siyasetçi maki bitkileri gibidir. Meyvesi, gölgesi, odunu dahi olmaz, çalılıktır. Birileri gündem için kuyuya taş atar hepsi birden çıkarmaya koşuşurlar. Bir kısmı da seçmene ihanet eder. Bunun için yerel seçimlerde zaten halk reyini hür ve müstakil, özü başına kullanır. Hele hele Türk ülkü mensupları partiye değil, kutlu bir davaya gönüllüdürler. Seçmen nezdinde seçimi bu aday hangi partiden koysa kazanır dediği aday, bir partiden veya bağımsız da belediye başkanlığını kazanabiliyor. Özüm bu işi çok iyi tanımaktadır...
Bir partinin milli felsefesi, yetişmiş kadroları, her farklı seçmene hitap şekli, kurulmuş teşkilatı yoksa gösterilen adayın başka partiye geçmeyeceğini, seçmenin partiyi tınlamadan özü başına reyini kullanacağını da hesaba katmak gerekir. Ancak ortaya çıkan aday adayları alınmasınlar ama seçmenin hür iradesine değil, partinin rey potansiyeli veya iktidar yanlılığı sevdasıyla seçimin alınabileceği hesabını yapmaktadırlar. Bu tür tercihin seçmen vicdanında güvenilen tarafı yoktur. Partinin adından çok adayın donanımı önemlidir…
Seçmen kurtların koyun, koyunların da kurt postuna büründüğünün farkındadır. Geçmişte Türkiye solunun materyalizm hayranlığı ülkeyi karıştırmıştı. Aktif Türkiye atmosferi sağın idealizm, ümmetçilik düşkünlüğü ile ülkeyi yeni bir kültürel atmosfere sürüklemektedir. İktisadi istikrarsızlık, güvensizliğin temelini burada aramak gerekir.
Türkiye’nin geleceğine, evlatlarının umuduna ışık tutacak seçmen en donanımlı adaya hür ve müstakil, özü başına reyini kullanacaktır.