Belirgin, somut gerçekler, insanlara fazla çekici gelmiyor. Belirgin net olmayan, hayali, doğa üstü ya da olması mümkün gözükmeyen bazı senaryolara dayalı olarak üretilen hikayeleri, masalları hatta efsaneleri, insanların benimsemesi çok daha...

Belirgin, somut gerçekler, insanlara fazla çekici gelmiyor.Belirgin net olmayan, hayali, doğa üstü ya da olması mümkün gözükmeyen bazı senaryolara dayalı olarak üretilen hikayeleri, masalları hatta efsaneleri, insanların benimsemesi çok daha kolay oluyor.Her toplum, kendine göre bir sürü ritüel üretip, bunu dinselleştirir.Kendi ürettiği kuramsal öğretileri tanrısallaştırarak bunlarla Yaradan’a ulaşmaya çalışır.Bir insan ölüp toprağa gömüldüğünde, belli bir zaman dilimi içinde sadece kemik kaldığı gerçeğini herkes bilir.İnançların hepsinde bedenle birlikte ruh olduğu söylenir.Bu konuyu, inanca göre ele alırsak, beden mezarda yok olduğuna göre, ruhun da mezar dışında yani ahiret denilen yerde bulunması gerekirken, insanların mezarlardan medet umması, mum yakması, çaput bağlayıp bazı isteklerde bulunmasının mantığını anlamak mümkün değil.İslam inancına göre, Allah’la kul arasına kimse giremeyeceğine göre, herhangi bir talebi Allah’tan isteme yerine yatırdan istemeye kalkmak kadar saçma ne olabilir?Bir müsabakaya çıkan sporcular ellerini göğe açıp Allah’a dua ederlerken, Hıristiyan sporcularda haç çıkartıyorlar.Bu tavır, inançlı biri için bir motivasyon olabilir ama işin gerçeğine baktığımızda, Yaradan’ın en azından bu tür etkinliklerde taraf olmayacağının bilinmesi gerekmez mi?İşin çok daha ilginç yanı ise, genelde haç çıkaranların dua edenlere karşı üstünlük kurduklarını görüyoruz.Bu üstünlük, Yaradan’ın haç çıkaranlara sahip çıktığı anlamına mı geliyor?Böyle bir saçmalık olabilir mi?Yetenekli olanla yeteneksiz olanın arasındaki her tür yarışta, doğal olarak yetenekli olan kazanır.Kazanılan savaşlarda da, belli doğaüstü güçlerin yardım ettiğinden söz edilir.Ya kaybedilen savaşlarda bu güçler neden yardıma gelmedi?“Hiç kimse kendi memleketinde peygamber olamaz” sözü çok anlamlı. Çocukluk ve gençlik yıllarını birlikte geçirmiş insanların ilişkileri bambaşka şekilde gelişir.Böylesine samimi bir ortamda birlikte yaşamış insanların birbirine dönük üstünlük kurması, kursa bile bunu çevresine kabul ettirmesi çok zordur.Ama bir başka memlekete gittiğinde belli bir birikimi olan insanlar çok daha saygın bir yer edindikleri gibi, kulaktan kulağa aktarılan abartılarla bu insanlar çok daha yüceltilirler.Siyasilere bakın, kendi memleketlerinden yeterince oy alamazlar.Alanya’da da, çok önemli konumlara gelmiş Alanyalı siyasetçiler gereken ilgiyi görmezlerken, başka illerin sıradan milletvekillerine hayranlıkla yaklaşıp göklere çıkarılabiliyorlar!Demek ki yakın olduğumuz, sahip olduğumuz ve de çok iyi tanıdığımız şeylerden çok, uzakta duran, yeterince bilmediğimiz ve tanımadığımız şeylere, birilerince bir biçimde tevatür notasına taşınmış değerlerle, neredeyse tapınabiliyor onu göklere çıkarabiliyoruz!