Atalarımız

Atalarımız "Göç yolda düzülür" ya da “Göç yolda düzelir” demesine demişler de, neden böyle dedikleri konusunda herkes kendine göre bir yorum yapabilir!Söz Yörüklere ait olduğuna göre, sanırım eşek, at, katır ve deve kervanlarıyla yaylaklara çıkmaktan söz etmiş olmalılar!Göç yolda değil, yola çıkmadan önce, özenle düzenlenirse çok daha iyi olur gibi geliyor bana.Millet olarak biz, öngörüden, plan ve programdan, hatta belli temel ilkelerden uzak durup, deneme yanılma metoduyla sorunları çözmeye çalıştığımızdan ya da her şeyi oluruna bıraktığımızdan, geri kalmışlıktan ya da gelişme çabalarımızdaki patinajlardan, bir türlü gelişmişlik düzeyine tırmanamıyoruz.Büyükşehir Yasası'yla ilgili bu hızlı değişim yüzünden yaşamakta olduğumuz patinajların nedeni de, işi zamana bırakma yani göçün yolda düzeleceğini varsayma geleneğimizden kaynaklanıyor olmalı!Antalya Büyükşehir Koordinatörü Hüseyin Güney açık yüreklilikle bu gerçeği itiraf etti.Sanırım aynı aymazlığın ceremesini Cumhurbaşkanlığı seçimini Başbakan kazandığında da yaşayacağız.Baksanıza Başbakan ne diyor? “Cumhurbaşkanlığı istirahat yeri değil. İcraat yeri” diyerek bir nevi mevcut yasaları da zorlayarak, anayasa değişikliğine gerek duymadan Başkanlık yapacağını açıkça deklere etmekte.Neyse.Bu konunun belediyecilikle bir ilgisi yok.Biz yine asıl konumuza dönelim.Belediyecilik konusunda Menderes Türel’le Adem Murat Yücel belli bir deneyime sahip olmalarına karşın, bu yasayla ortaya çıkacak sorunların tümünü de önceden öngörebilmeleri tabii ki mümkün değil.Ellerini taşın altına sokmuş bulunan bu üç isim, Türel, Yücel ve Güney, ortaya çıkan sorunların üstesinden gelebilmek için, karşılıklı olarak belli bir hoşgörü içinde hareket ederek siyasi hesaplar içinde olanlara da kulaklarını kapatarak yollarına devam etmeye çalışmaları taktire şayan.Her şeye karşı çıkmış olmak için karşı çıkmanın batağından bir türlü kendilerini kurtaramamış ve her şeye karşı çıkmayı alışkanlık haline getirmiş, araba kullanmasını bir türlü beceremeyen, kullansalar bile oraya buraya çarpmış ya da devirmiş olanların, sadece yürüyen arabanın tekerine çomak sokmayı bir meziyet ya da siyaset sanan beyinlerin tüm engellemelerine rağmen yinede bir şeyler yapabilmeleri, en azından tüm bu sorunlara ve de saçma sapan engelleme ve saldırılara karşın bu üç ismin birbirlerine girmemeleri bile büyük başarı!Son günlerde Hüseyin Güney neredeyse günah keçisine çevrildi!Vur abalıya misali herkes ona vuruyor.Ne kadar da düşmanı varmış!Sanırım bu saldırı furyasının nedeni, Güney’in efendiliği olmalı.Güney’i bu makamda görmek istemeyenler ya da Güney’e karşı olanlar, onu bu görevinden edemeyeceklerini anlamış olacaklar ki, en azından, yerleştiği binadan ve de mevcut makam odasından edebilmek için yargı yoluna gitmeleri bana oldukça ilginç geldi!