Akşam Güver uçurumundaki idare binasına dönünce o günkü olumsuzluklara öfkelenip üzülen arkadaşlar avı bırakıp Alanya'ya dönelim istediler. Arabalarına atlayıp ayrıldılar. Bende dönmek istiyordum fakat organizasyondan sorumlu tuttuğum...

Akşam Güver uçurumundaki idare binasına dönünce o günkü olumsuzluklara öfkelenip üzülen arkadaşlar avı bırakıp Alanya’ya dönelim istediler. Arabalarına atlayıp ayrıldılar. Bende dönmek istiyordum fakat organizasyondan sorumlu tuttuğum Süleyman Karakaya’ya bir sitem etmeden oradan ayrılsam kendime saygım kalmayacaktı. Onun yalnız kalmasını bekledim. Memurları da Süleyman Bey’i yalnız bırakınca Süleyman Bey arkadaş, birisi bizim Alanya’da boş gezip vakit geçiremediğimizi mi söyledi. Öyle bir şey söylediyse yanlış söylemiş çünkü bizim hepimizin bir işi var ve hepimizin vakti kıymetli ve biz ağustostan bu yana bu avlıkta avlanabilmenin hayalini kuruyorduk ama sen hepimize kılavuz bile veremedin. Arkadaşlar kırılıp avı bırakıp gittiler. Bende gidiyorum. Süleyman ayağa kalkıp beni kucakladı. Baba, dostum dedi. Kısmen haklısınız ama bana da bu kadar haksızlık etme. Sonuçta bende bana devletin verdiği imkanları kullanıyorum. Arkadaşların dönmüş olmalarına üzüldüm. Sende dönersen daha da üzülürüm. Biz et tırnağız. Sizin bize ihtiyacınız olduğu gibi bizim de size ihtiyacımız var. Rica ediyorum sen kal. Sana söz bu yıl ava yeni açılacak bir bölgeyi sana tahsis edeyim. Benden yanıt bile beklemeden hemen zile basıp idare binasını terk etmeye hazırlanan kılavuzlardan birini çağırdı. İçeri giren genç adama İsmet dedi, Hüseyin Baba yarın senin ve siz Korkuteli yolunun sağında avlanacaksınız. Göreyim seni. İsmet’ten tamam şefim cevabını alınca bana döndü, İsmet saat kaçta burada olsun istersin. Bilmem dedim. Bölgeyi bilen İsmet. Zamanı o ayarlasın. Onun istediği saatte ben burada olurum. Bunun üzerine İsmet avlık yakın şefim saat dört iyidir dedi ve Süleyman Bey’in el işaretiyle dışarı çıktı. Hacı’yla bizde kalktık. Süleyman Bey’e iyi geceler diledikten sonra Güver uçurumunu bizde terk ettik. Hala ava devam edip etmemekte kararsızdım ama arabaya binince Hacı, Baba dedi kafandan neler geçirdiğini biliyorum. Sana bir şey sorayım cevap la kararını ondan sonra ver. Hacı’nın sözü nereye getirteceğini anladım ama yinede sor bakalım efe dedim. Bugün kaç belik davar gördük. (Belik: Grup, parça. (Davar burada dağ keçisi yerine kullanılmıştır. Hacı hala dağ keçisini davar kelimesiyle ifade eder.) On üç belik dedim. Peki dedi Hacı. Bu kadar davarı bizim avlıkta bir günde görebilir miyiz? Hayır dedim. Süleyman Bey’de üzüleceğini söyledi. Adam daha ne yapsın. Yarın bize yeni bir bölgeyi ava açacak. Gel etme gece yarısı Alanya’ya döneceğimize Antalya’da yatalım, yarın şu adamcağızın dediği avlağı bir görelim. Hacı dedim, vakit gece yarısı değil, henüz yatsı ama senin hatırın için kalıyorum.
DEVAM EDECEK