Uzun yıllar, kendi derdimizle uğraşmaktan, başkalarının derdiyle uğraşmaya vaktimiz olmuyordu! Kimsenin etlisine sütlüsüne karışmadan, kendi dertlerimizle kavrulup duruyorduk. Kanımız mı bitlendi ne? Sonradan görmeler gibi, biraz ferahlayınca,...
Uzun yıllar, kendi derdimizle uğraşmaktan, başkalarının derdiyle uğraşmaya vaktimiz olmuyordu! Kimsenin etlisine sütlüsüne karışmadan, kendi dertlerimizle kavrulup duruyorduk.Kanımız mı bitlendi ne?Sonradan görmeler gibi, biraz ferahlayınca, ona buna karışmamız bir yana, önümüze gelene posta atmaya başladık.Neredeyse dünyayı yönetmeye kalkacağız.Dünyanın hakkı hukuku hatta adaleti bizden sorulur oldu.Araplar birbirini boğazlamakla meşgulken biz, kimin haklı, kimin haksız olduğuna karar verip, kavgada taraf olma saçmalığı içine giriyoruz.Filistinler arasındaki kavgada, Filistin Kurtuluş Örgütü yerine Hamas’a sahip çıkıyoruz.Libya'da, Suriye'de, Mısır'da, Irak'ta çatışan kesimlerden birinden yana olup diğerini karşımıza alma saçmalığı içine girdik.Ne mi oldu?Çoğunda bizim desteklediklerimiz kaybetti.Karşı çıktıklarımız ise, ülkelerini şu ya da bu biçimde yönetiyorlar.İsrail Filistin’e özellikle de Gazze'ye yıllardır saldırıyor.Bu saldırılarda onlarca Filistinli ölüyor.Dünya bu konuda sus pus.Müslüman Arapların bile bu saldırılara karşı gıkı çıkmazken, biz bas bas bağırıyor, İsrail’e meydan okuma adına esip gürlüyoruz.Hatta kimi insanımız, esip gürlemeyi bile yeterli görmeyip, İsrail'e savaş açmamızı isteyebiliyorlar! Ülkenin genelinde, İsrail’i protesto etme adına, Filistinliler için orayı burayı yakıp yıkmaya kalkılmasına hatta güvenlik güçlerimize saldırılmasına karşın, IŞİD’in rehin aldığı kamyon şoförlerini kurtarmak için aileleri eylem üstüne eylem düzenleyip, rehineler kurtarılırken, aylardır rehin tutulan Türk konsolosluk personeli için ülke çapında en küçük bir eylemin bile gündeme gelmemesi olacak şey değil.Türk kimliği, dini kimlikle birlikte, bazı kimliklerin özellikle de Arap ya da başka kimliklerin de gerisine mi düştü?Daha yeni Diyanet İşleri Başkanımız “Dünyada her gün bin Müslüman hayatını kaybediyor. Bunların % 90’ını Müslüman Müslüman’ı öldürüyor.” Diye açıklamada bulundu.Son günlerde halkımızın bir kesimi, ülkenin dört bucağında, eylem üstüne eylemler düzenleyerek Siyonizm’e lanetler yağdırarak yiğitlenirken, hükümetimiz de uluslararası arenada İsrail'i en ağır biçimde suçlamakla meşgul.Aynı günlerde, Suriye'de, Irak'ta hatta Afganistan'da, Müslüman Müslüman’ı tekbir getirerek kesip biçerken, yüzlerce binlerce hatta on binlerce insan öldürülüp sakat bırakılırken, Türkiye'nin herhangi bir yerinde, bu çirkin ve de rezil katliamı kınamaya dönük en küçük bir eylem olmuyor.Burada bir saçmalık yok mu?Eğer Müslüman isek, öncelikle Müslüman’ın Müslüman’ı öldürmesini kınamamız gerekmez mi? Ülkelerini yönetenler, duygularıyla hareket edemezler. Ülkesinin ve ülke insanının çıkarlarını her şeyin üzerinde tutmak zorundadırlar.Uluslararası ilişkiler karşılıklı çıkara dayanır.Kendi ülkesinin zararına olacak bir maceraya, sırf yiğitlik ya da hak, hukuk, adalet sözcüklerinin çekiciliğine kapılıp gidenler, bir bakıma ülkesine ve ülke insanına ihanet etmiş olurlar!