Seçime dört gün kaldı. Sizi bilmem ama ben, bu seçimin bizim için çok önemli olduğunu bilmeme karşın, belki de hayatımda ilk defa, bu seçime hiç ama hiç ilgi duyamıyorum. 13 yıldır tek başına iktidar olma başarısını gösteren AK Parti'nin...
Seçime dört gün kaldı.
Sizi bilmem ama ben, bu seçimin bizim için çok önemli olduğunu bilmeme karşın, belki de hayatımda ilk defa, bu seçime hiç ama hiç ilgi duyamıyorum.
13 yıldır tek başına iktidar olma başarısını gösteren AK Parti’nin iktidar yorgunu olduğuna inanıyorum.
Hele, üç dönem saçmalığıyla, deneyimli ve de başarılı siyasetçileri kızağa çekmeleri sonrasında, AK Parti’nin kan kaybedeceği kanısındayım.
Çok daha önemlisi, Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı olduktan sonra çok daha agresifleşti.
Başbakan Davutoğlu, Erdoğan’ı da sollayarak tarikat lideri gibi bir söylem içine girdi.
Erdoğan hala AK Parti’nin Genel Başkanı gibi davranıyor!
Bu seçimde AK Parti belli ölçüde de olsa muhakkak oy kaybedecek.
Böyle bir durumda, bu yenilginin sorumlusunun kim olacağı belli değil.
Sorumlu Erdoğan mı yoksa Davutoğlu mu olacak?
Eğer bir başarı kazanılırsa, bu başarının sahibi de belli değil.
Cumhurbaşkanının dış politikaya dönük çıkışları anlaşılır gibi değil.
Ülkeye ve ülke insanına zararı olur mu, olmaz mı demeden, Kasımpaşa’nın eski kabadayıları gibi, önüne gelene posta atmakla meşgul.
Ortadoğu politikamız iflas etmiş durumda.
Türkiye sınırları eleğe döndü.
İki milyona varan Suriyeli göçmen selinin önünde durmak mümkün değil.
Ülke, Suriyelilerin istilası altında!
Çok daha ilginci, dünyada hayırseverlik konusunda neredeyse başı çekmeye başladık.
Ülkemizin kaynakları, dünyanın neresinde bir mağduriyet varsa oraya akıtılıyor.
Özellikle de, sanki ülke insanımız içinde hiç mağdur yokmuş gibi, dünyanın dört bucağındaki Müslümanların mağduriyetlerine kol kanat germeyi görev olarak kabul etmeye başladık.
Erdoğan’ın bu tür politikaları yüzünden, AK Parti'ye oy vermişleri ya da partinin sempatizanlarını bırakın, partinin önde gelenlerinin bile ciddi rahatsızlık duyduklarına adım gibi eminim.
AK Parti gitmesine gitsin de, yerine kimin geleceği, tek başına bir iktidarın oluşup oluşamayacağı konularında da ciddi kaygılarım var.
Eğer AK Parti iktidar olamazsa, CHP ya da MHP’nin tek başına iktidar olup, siyasi istikrarın sağlanması gerekir.
Bu seçim sonrasında, olası koalisyonlar döneminin başlamasından korktuğumu da itiraf etmeliyim.