Uzmanlar, erişkinlerde sık görülen böbrek kanseri türlerinin genellikle sessiz ilerlediği konusunda uyarıyor. VM Medical Park Maltepe Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Tahra tarafından yapılan açıklamaya göre, hastalık çoğu zaman erken dönemde belirti vermiyor ve hastalar genellikle farklı şikayetlerle başvurduklarında tesadüfen tanı alıyor.
Böbrek hücrelerinin kontrolsüz çoğalması sonucu ortaya çıkan bu rahatsızlıkta, en yaygın türün renal hücreli karsinom olduğu aktarıldı. Doç. Dr. Tahra, hastalığın ilerleyen aşamalarında idrarda kan görülmesi, karın bölgesinde kitle hissi, sürekli yan ağrısı, geçmeyen halsizlik ve açıklanamayan kilo kaybı gibi belirtilerin ortaya çıkabileceğini bildirdi. Uzmanlar, özellikle idrarda kanamanın dikkate alınması gereken ciddi bir uyarı işareti olduğunun altını çiziyor.
VAKA SAYILARINDAKİ ARTIŞIN NEDENİ NE?
Son yıllarda böbrek kanseri tanılarında gözlemlenen artışın temel nedenleri arasında gelişmiş görüntüleme yöntemlerinin yaygın kullanımı bulunuyor. Hastalar farklı bir şikayetle ultrasonografi veya tomografi çektirdiğinde kitleler büyümeden tespit edilebiliyor. Tıbbi verilere göre; sigara tüketimi, obezite, yüksek tansiyon, hareketsiz yaşam tarzı ve uzayan ortalama yaşam süresi hastalığa zemin hazırlayan temel faktörler arasında sıralanıyor.
RİSK GRUBUNDAKİLER NE YAPMALI?
Ailesinde böbrek kanseri geçmişi bulunanlar, 50 yaşını aşmış bireyler ve kronik böbrek rahatsızlığı olan hastalar daha yüksek risk altında bulunuyor. Hastalığın erken evrede sessiz ilerlemesi nedeniyle, uzmanlar bu gruptaki kişilerin herhangi bir belirti beklemeksizin rutin ürolojik muayenelerini ve karın bölgesi ultrason taramalarını düzenli olarak yaptırmalarını tavsiye ediyor.
MODERN TEDAVİ YÖNTEMLERİ NELERDİR?
Erken tanının kanser tedavisindeki başarı oranını doğrudan artırdığını vurgulayan Doç. Dr. Tahra, güncel tedavi yaklaşımlarında böbreği koruyucu cerrahilerin ön planda tutulduğunu aktardı. Robotik ve laparoskopik cerrahi teknikleriyle yapılan küçük kesili ameliyatlar, hastaların hastanede kalış süresini kısaltarak iyileşme sürecini hızlandırıyor.
Cerrahi müdahalenin uygun görülmediği küçük çaplı kitlelerde ablasyon (yakma/dondurma) tedavileri tercih edilebilirken, ileri evre vakalarda hedefe yönelik ilaç tedavileri ve immünoterapi seçenekleri devreye giriyor. Böbrek sağlığını korumak adına sigaradan uzak durulması, ideal kilonun muhafaza edilmesi, düzenli egzersiz yapılması ve yeterli su tüketimi öneriliyor. Tansiyon kontrolünün sağlanması ve erken müdahale adımları, hastaların yaşam kalitesini korumada belirleyici rol oynuyor.





