Son günlerde, kamu vicdanından ve de halkın iradesinden söz edilmeye başlandı. Adam yargı tarafından yargılanmış ve mahkum olmuş. Adamlar en ağır suçlarla mahkemelerde yargılanmaktalar. Hem de, darbe yaparak, parlamentoyu devre dışı bırakma...
Son günlerde, kamu vicdanından ve de halkın iradesinden söz edilmeye başlandı.
Adam yargı tarafından yargılanmış ve mahkum olmuş.
Adamlar en ağır suçlarla mahkemelerde yargılanmaktalar.
Hem de, darbe yaparak, parlamentoyu devre dışı bırakma iddiasıyla yargılanıyorlar.
Parlamentoyu oluşturma adına yola çıkan, demokrasiden söz eden, bizim siyasi yapılarımız ne yapıyor?
Darbe yaparak Parlamentoyu devre dışı bırakma iddiasıyla yargılananların bir kısmını parlamentoya taşımaya çalışıyorlar.
Genel seçimde seçilmiş olan bu insanların önüne yargı engeli çıkınca, kamu vicdanının rahatsızlığından söz edilip, yargının yasamanın önüne geçemeyeceği iddiasıyla ortalık toz duman edilmeye çalışılıyor.
"Parlamenterlerin dokunulmazlığını kaldıralım" diye bas bas bağıranlar hani neredeler?
Sözü edilen ve isimleri üzerinden kıyametler koparılan bu beş, on kişinin dışında kalıp hala tutuklu olarak yargılamaları devam eden kişilerin durumu ne olacak?
Partilerin sahip çıkıp parlamentoya taşıdıkları isimler, en azından dört yıl cezaevinde kalmaktan ve yargılanmaktan kurtulurken, partilerin sahip çıkmadığı diğer isimler kaderlerine razı olacak ve kamu vicdanı da bunlar için en küçük bir üzüntü duymayacak.
Böylesine saçma bir çifte standarda hangi ülkede ve toplumda rastlanabilir ki?
Biz bugün, böylesine saçma bir konuda kutuplaşarak tartışma aymazlığı içine girebiliyoruz.
Benim teröristim iyi, seninki kötü anlayışına paralel olarak benim darbecim iyi, seninki kötü çizgisinde cambazlık yapmakla meşgulüz!
İşin çok daha komik yanı, birileri çıkıyor şu saçma örneği verebiliyor: “Yassıada ve Hitler’in Nurenberg mahkemeleri bir yıl bile sürmezken, bizim Ergenekon davası 800 günü geçti!”
12 eylül darbesi sonrasındaki sıkıyönetim mahkemeleri çok daha kısa sürmüş, onlarca genç idam edilmiş, doğru dürüst yargılanmadan mahkum edilmiş, çoğu da bir biçimde suçlu olmalarına rağmen salıverilirken, hiçbir olaya karışmamış olanlar da mahkum edilebilmişti.
İstiklal mahkemeleri ve Üç Aliler'in kararları da en kısalarından ve en seri olanlarındandı!
Özel dönemlerin özel mahkemelerinin kısa sürmesi doğal da, normal dönemlerin normal mahkemelerindeki yargılamaların da uzun sürmesi pek yadırganmamalıdır.
İtalya’da temiz eller operasyonu davası yıllarca sürdü.
Bizim yanlışımız hatta açmazımız, bu davalara ideolojik bakmamız ve geçmişimizle yüzleşmekten kaçınmamız.