BAYKAL'I kırk küsur yıl önce tanıdım. Delege olarak o yıllarda Antalya'ya oy atmaya giden dedem ve babam, bu genç insanı gözlerinin tuttuğunu söylemişlerdi. Yıllar onları yanıltmadı, Baykal Türk siyasi yaşamına damga vuran önemli...

BAYKAL'I kırk küsur yıl önce tanıdım. Delege olarak o yıllarda Antalya'ya oy atmaya giden dedem ve babam, bu genç insanı gözlerinin tuttuğunu söylemişlerdi. Yıllar onları yanıltmadı, Baykal Türk siyasi yaşamına damga vuran önemli liderlerlerden birisi oldu. Geçen pazar günü böylesine değerli bir siyasetçiye oy vermedim çünkü...

Aydın ve dünyayla ilişkisini sıkı tuttuğunu zanneden birisi olarak, Baykal'dan 18 yaş genç olan ben bile çocuklarımla aramızda çağ farkı olduğunu hayretle fark etmekteyim. "Y" kuşağı diye adlandırılan yani İngilizce "Why", neden sorusunu yönelttiği için Y harfi ile adlandırılan yeni kuşak gençlik bizden çok farklı. Çağı algılayıp yorumlayışları, böylece istemleri de farklılaşan gençleri anlayabilmek için akıl ve dimağın hala(!) güçlü olması yetmiyor.

İkincisi, Baykal AKP'nin yaşamımıza soktuğu Yeni Türkiye algısına karşı yeni argümanlar geliştirmiyor. Yani Baykal'ın, kırsalın kentleri işgaline dayanan yeni yönetim modelinde halkla direk temas edip, önderlik edeceği ne zamanı ne de enerjisi var. O, kendi politik çevresinde, kurduğu yakın çalışma gurubu içinde bir şehirli seçkin gibi üst düzey politikalar üretme derdinde.

Yaşının ve deneyiminin getirdiği bir tahammülsüzlük(!), bir sinirlilik yani kendisinin yetersiz gördüğü insanlarla ilişkiye geçmeme hali çok açık görülüyor. Bu görüntü de doğrudan CHP'ye fatura ediliyor. Çünkü adı CHP ile özleşmiş bir değerli siyasetçi olarak, verdiği imaj partisinin politikalarıyla örtüştürülmeye çalışılıyor.

Nitekim oy sandığında yaptığı, en kötüsü o sırada alenen açıkladığı(!) şaşkınlık hemen alay konusu oldu. Türkiye'nin kötü gidişini iktidar politikalarından ziyade CHP'nin iş bilmezliğine bağlamak için uğraş veren basın, sanki başka partiler ön seçim yapıyormuş gibi, düşük katılımı ve Baykal'ın oy verme beceriksizliğini manşete taşıdı.

Aslında Baykal iyice sağa çekilen, AKP'lileştirilmeye çalışılan bir CHP içinde en tutarlı siyaset yapanlardan birisi olarak görülüyor. Ama devletin bekasını gözeten akil bir siyasetçi rolünü muhtemelen kendisine biçen Baykal'ın, Erdoğan'ı meclise taşımak da dahil bir çok hatası oldu. Büyük abi tarafından yeniden biçimlendirilen Ortadoğu coğrafyasında toparlayıcı, bütünleştirici ve hatta çözülen AKP ile işbirliğini sağlayıcı bir liderliği de düşünüyor olabilir...

Türkiye'yi sürüklendiği bu bataklıktan çıkaracak radikal politikalar içinde Baykal ve benzerlerinin rolünün artık olmadığına inandığım için ona oy vermedim. Başını yastığa koyduğu zaman uyuyamayan, ülke ve insanlık için çaba harcama niyet ve enerjisinde olan insanlar varken; insanına dokunamayan, onu dönüştüremeyenlere artık oy yok... Nitekim vermediler de....