İstanbul'un Avcılar ilçesinde 28 Haziran tarihinde meydana gelen olayda, 62 yaşındaki Meneş Tekin bıçaklı saldırıya uğradı. Sigorta acentesi işleten oğlu Aytekin Yayla'yı ziyarete giden Tekin, işyerine giren ve 26 yıl önce şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşandığı eski eşi İbrahim Yayla tarafından boynundan bıçaklandı. DHA'nın aktardığı bilgilere göre, saldırgan polis ekiplerince gözaltına alındıktan sonra çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
Aradan geçen 17 yıl boyunca eski eşini hiç görmeyen Meneş Tekin, içeri giren kişiyi tanıyamayarak kendisine kimi aradığını sordu. İbrahim Yayla'nın bu soruya doğrudan hedef gösteren sözlerle karşılık vererek aniden bıçakla saldırdığı öğrenildi. Annesinin boynundan yaralanması üzerine hızla araya giren Aytekin Yayla, babasını iterek annesini dükkandan dışarı çıkarmayı başardı.
Saldırının devam etmesini önlemek amacıyla işyerinin kepengini indiren Aytekin Yayla, annesinin yarasına tampon yaparak kan kaybını durdurmaya çalıştı. Çevredeki vatandaşların yardımıyla hastaneye kaldırılan Meneş Tekin, yapılan tıbbi müdahalenin ardından taburcu edilerek sağlığına kavuştu.
SALDIRGAN TUTUKLANDI VE TEHDİTLERİNİ SÜRDÜRDÜ
Yaşadığı olayın ardından açıklama yapan Meneş Tekin, yıllar önce çocuklarını tek başına büyüttüğünü ve eski eşinin yüzünü dahi unuttuğunu belirtti. Saldırganın başka bir evlilik yaptığını hatırlatan Tekin, yıllar sonra gelen bu şiddet girişimine tepki gösterdi. Annesini ölümden kurtaran Aytekin Yayla ise babasının içeri girdiğinde önce kendisini tanıtmaya çalıştığını anlattı. Yayla, saldırganın polis aracına bindirilirken dahi kurumu ve kendilerini patlatmakla tehdit etmeyi sürdürdüğünü dile getirdi.
KADINA YÖNELİK ŞİDDETTE HUKUKİ SÜREÇ NASIL İŞLİYOR?
Uzun yıllar sonra bile ortaya çıkabilen bu tür kadına yönelik şiddet vakalarında, mağdurların korunması için 6284 sayılı kanun hükümleri devreye giriyor. Ceza hukuku uygulamalarına göre, failin olay anında savurduğu tehditler ve hayati bölgeye yönelik yaralama eylemi kasten öldürmeye teşebbüs kapsamında değerlendirilebiliyor. Tutuklu yargılanan şüphelilerin, mağdur ve yakınlarına yönelik tehditlerinin devam etmesi durumunda mahkemeler dava süresince ek güvenlik tedbirleri uygulayabiliyor.





