Antalya’da bugün Cumhuriyet Meydanı, Kapalı Yol ve Kalekapısı kent merkezindeki günlük hareketliliğin kesiştiği noktalar arasında yer alıyor. Ancak Antalya’nın meydan geçmişi, modern kent düzeninin oluşmasından yaklaşık iki bin yıl öncesine kadar uzanıyor.

Boğaçayı'nda sucul ot temizleme mesaisi sürüyor
Boğaçayı'nda sucul ot temizleme mesaisi sürüyor
İçeriği Görüntüle

Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün kayıtları, kentin bilinen en eski kamusal meydanının izlerini Kaleiçi’ndeki Şehzade Korkut Camii, diğer adıyla Kesik Minare çevresine götürüyor. Yaklaşık 2 bin 500 yıldır kesintisiz yerleşim gören Kaleiçi’ndeki bu bölge, Antalya’nın bilinen en eski yaşam alanlarından biri olarak kabul ediliyor.

Images (24)

ANTALYA’NIN İLK MEYDANI KALEİÇİ’NDEYDİ

Resmi kayıtlara göre Şehzade Korkut Camii’nin bulunduğu arkeolojik alanda MÖ 330 ile MÖ 30 yılları arasında bir meydan oluşturuldu. Alan, Roma döneminde de kentin merkezindeki agora işlevini sürdürdü.

Bu bilgi, “Antalya’nın ilk meydanı neresi?” sorusunun arkeolojik açıdan karşılığını bugünkü Kaleiçi olarak öne çıkarıyor. Antik Attaleia’da agora, yalnızca insanların bir araya geldiği açık bir alan değildi. Ticaret, kent yönetimi ve günlük yaşamın önemli bölümü bu kamusal alanın çevresinde şekilleniyordu.

Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Şehzade Korkut Camii’nin bulunduğu alan için “Roma Dönemi boyunca da kentin kalbi niteliğinde bir meydan (agora) olarak işlevini sürdüren alan” bilgisini veriyor.

Images (25)-1

Antik Attaleia, doğal limanın çevresinde gelişti. Bugünkü Antalya ise zaman içinde doğrudan bu eski yerleşimin üzerinde büyüdü. Bu nedenle antik kentin yapılarının büyük bölümü günümüze ulaşamadı. Kaleiçi’nde görülebilen liman, sur ve kapı kalıntıları, eski kent dokusunun sınırlı sayıdaki izleri arasında kaldı.

KENTİN AĞIRLIK MERKEZİ KALE KAPISI’NA KAYDI

Antalya’nın büyümesiyle meydan ve merkez anlayışı da değişti. Sur içindeki yerleşim zamanla dışarı doğru genişlerken Kale Kapısı, kentin kara ulaşımındaki temel geçiş noktalarından biri haline geldi.

Antalya Büyükşehir Belediyesinin kent tarihi kayıtlarına göre Kale Kapısı, Kaleiçi’nin karaya açılan ana kapısıydı. Doğu, batı ve kuzey yönlerinden Antalya’ya ulaşan yollar burada son buluyordu. Kapı geçmişte Pazar Kapısı, Çarşı Kapısı ve Asitane Kapısı gibi farklı adlarla da anıldı. Evliya Çelebi ise burayı Varoş Kapısı adıyla kaydetti.

Bu ulaşım düzeni Kale Kapısı çevresini yalnızca bir giriş noktası olmaktan çıkardı. İnsan ve mal hareketinin burada yoğunlaşması, bölgenin ticari hayat açısından öne çıkmasını sağladı. Böylece antik dönemde Kaleiçi’nin içinde bulunan kamusal merkez, ilerleyen yüzyıllarda surların dışına doğru taşınmaya başladı.

1905 HARİTALARI KENTİN DEĞİŞİMİNİ GÖSTERİYOR

Antalya’nın 20. yüzyılın başındaki yapısını gösteren 27 Mart 1905 tarihli kent haritaları da bu değişimin izlerini taşıyor. Akademik çalışmalarda incelenen haritalarda Kaleiçi mahallelerinin yanı sıra sur dışındaki yerleşim alanları, kent kapıları, liman ve sur sistemi ayrıntılı biçimde görülebiliyor.

Nüfusun artmasıyla Kaleiçi’ndeki geleneksel yerleşim alanının ihtiyacı karşılamakta yetersiz kalması, sur dışındaki yeni mahallelerin gelişmesini hızlandırdı. Aynı dönemde surların askeri işlevini kaybetmesiyle Kaleiçi ile dış mahalleler arasındaki bağlantılar da arttı.

Kale Kapısı ise 20. yüzyılın başlarına kadar varlığını sürdürdü. Antalya Büyükşehir Belediyesinin kayıtlarına göre tarihi kapı Birinci Dünya Savaşı yıllarında yıkıldı. Kapının kendisi ortadan kalksa da çevresi kent merkezindeki konumunu korudu.

CUMHURİYET MEYDANI MODERN KENTİN MERKEZİ OLDU

Bugün Antalya denildiğinde akla gelen Cumhuriyet Meydanı ise antik agora ve tarihi Kale Kapısı çevresinden farklı bir dönemin ürünü. Kentin Cumhuriyet dönemindeki dönüşümüyle birlikte bu bölge modern meydan kimliği kazandı.

Bu nedenle Antalya’nın “ilk meydanı” ile “modern kent meydanı”nı birbirinden ayırmak gerekiyor. Arkeolojik verilere göre en eski kamusal meydanın izi Kaleiçi’ndeki antik agoraya uzanıyor. Tarihi kentin sur dışına açıldığı dönemde Kale Kapısı çevresi ticaret ve ulaşımın kesişme noktası haline geliyor. Cumhuriyet Meydanı ise daha sonraki şehirleşme sürecinde Antalya’nın modern merkezlerinden biri olarak ortaya çıkıyor.

Bugün Kaleiçi’nden Kalekapısı’na, oradan Cumhuriyet Meydanı ve Kapalı Yol’a uzanan kısa mesafe, aslında Antalya kent merkezinin yaklaşık iki bin yılı aşan dönüşümünün farklı dönemlerini aynı hat üzerinde bir araya getiriyor.

Kaynak: Haber Merkezi