Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan ve DEVA
Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, "Türkiye Buluşmaları" programı kapsamında Antalya Nazım Hikmet Kongre Merkezi'nde kameralar karşısına geçti. Düzenlenen basın toplantısında aktarılan bilgilere göre, bölgenin tarım ve turizmde yaşadığı dar boğaz görüşmelerin ana gündem maddesini oluşturdu. Arıkan, mevcut ekonomi politikalarının üreticiyi zarara uğrattığını vurgulayarak çözüm önerilerini paylaştı.
Antalya'nın yıllık 1,5 milyar dolarlık tarımsal ihracat hacmiyle Türkiye'nin üretim lokomotifi olduğunu belirten Arıkan, Alanya'nın muzu ve Gazipaşa'nın avokadosu gibi bölgesel tarım değerlerinin korunması gerektiğini ifade etti. Açıklanan resmî verilere göre, yılın ilk beş ayında çiftçiye ayrılan destek 98 milyar TL seviyesinde kalırken, faiz ödemelerine 1 trilyon 262 milyar 642 milyon TL aktarıldı. Mazot, gübre, zirai ilaç ve elektrik gibi temel girdi maliyetlerinin sürekli arttığı bir ortamda, bu bütçe tablosunun üreticiyi bankalara mahkum ettiği dile getirildi.
Sadece Antalya'da değil, Türkiye genelinde benzer bir tarımsal krizin yaşandığına işaret eden Arıkan; fıstık, badem, fındık ve kayısı gibi dünya üretiminde ilk sıralarda yer alınan ürünlerde dahi çiftçinin zarar ettiğini hatırlattı.
EXPO ALANI İÇİN YENİ PROJE NE?
Toplantının en dikkati çeken başlıklarından biri, Aksu ilçesinde yer alan ve 2016 yılından bu yana atıl durumda bekleyen EXPO fuar alanı oldu. Arıkan'ın duyurduğu plana göre, 1120 dönümlük bu devasa arazi kapsamlı bir tarım kampüsüne dönüştürülecek. Proje dâhilinde alana tarımsal AR-GE merkezleri, ziraat ve veteriner fakülteleri ile tarım meslek liselerinin kurulması hedefleniyor. Böylece tohumdan pazarlamaya kadar tüm süreçlerin tek merkezden yönetilmesi planlanıyor.
ALANYA VE BÖLGE ÇİFTÇİSİ İÇİN NE İFADE EDİYOR?
Kurulması planlanan tarım kampüsü, özellikle Alanya ve Gazipaşa gibi tropikal meyve ve örtü altı üretim merkezleri için muhtemel bir çözüm kapısı olarak nitelendiriliyor. Üreticilerin zirai hastalıklar, rekolte düşüklüğü veya gübre tedariki gibi konularda Ankara'daki bürokrasiyi aşmaya çalışmak yerine doğrudan Antalya'daki bu merkeze başvurabilecek olması, bölgesel tarımın sürdürülebilirliği açısından yakından takip ediliyor.
TURİZM GELİRLERİ KİME KALIYOR?
Toplantıda tarımın yanı sıra Antalya'nın turizm gelirlerindeki dengesiz dağılım da ele alındı. Geçtiğimiz yıl şehri 17 milyondan fazla turistin ziyaret ettiğini hatırlatan Arıkan, bu devasa hareketliliğe rağmen yerel esnafın yapılandırmalara muhtaç hâle geldiğini belirtti. Turizmden elde edilen gelirin sadece büyük otel zincirlerinde toplanmaması, tabana ve yerel halka yayılması gerektiği vurgulandı.




