Veli-Der Antalya Şube Başkanı Tülin Koç, okullardaki fiziki yetersizlikler, durdurulan yatırımlar ve deprem riski taşıyan binalara ilişkin uyarılarda bulundu.
Koç'un aktardığına göre, tasarruf gerekçesiyle okul inşaatlarının durdurulması ve yıkılan binaların yerine yenilerinin yapılmaması eğitim sisteminde ciddi aksaklıklara yol açıyor. Bakım ve onarımı tamamlanmayan binaların çocukların sağlığını doğrudan tehlikeye attığı vurgulandı.
RİSKLİ OKULLARIN DURUMU NEDİR?
Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) ile 15 üniversite arasında imzalanan protokol kapsamında yapılan incelemeler, binalardaki güvenlik açığını gözler önüne serdi. Koç, denetlenen 900 okul binasından 396'sının riskli bulunarak yıkıldığını bildirdi. Bu verinin, henüz incelenmemiş yaklaşık 60 bin kamu okulu için de büyük bir endişe kaynağı olduğu ifade edildi. Ayrıca, 6 Şubat depremlerinin ardından sadece İstanbul'da 90'dan fazla okulun tahliye edildiği hatırlatıldı.
BİNALARDAKİ YOĞUNLUK EĞİTİMİ NASIL ETKİLİYOR?
İncelenen binaların yüzde 40'ından fazlasının riskli çıkması, istatistiksel olarak mevcut yapı stoğunun durumu hakkında kamuoyunda soru işaretleri yaratıyor. Yıkılan veya boşaltılan okulların öğrencilerinin başka kurumlara nakledilmesiyle, bazı bölgelerde 5 okulun tek bir binada eğitim görmek zorunda kaldığı belirtildi. Bu sıkışıklık, ikili eğitime geçilmesine ve ders sürelerinin zorunlu olarak kısaltılmasına neden oluyor.
ÇÖZÜM İÇİN HANGİ ADIMLAR BEKLENİYOR?
Eğitim hakkının kamusal bir sorumluluk olduğuna dikkat çeken Veli-Der Antalya Şube Başkanı, bütçeden eğitime yeterli kaynağın ayrılması ve yarım kalan inşaatların hızla tamamlanması gerektiğini savundu. Kalıcı yaz saati uygulaması ve ikili eğitim sisteminin pedagojik açıdan çocuklara zarar verdiği belirtilerek, güvenli eğitim ortamlarının ivedilikle sağlanması talep edildi.





