Alanya’da rögar giderine düşen yavru kedi ekiplerce kurtarıldı
Alanya’da rögar giderine düşen yavru kedi ekiplerce kurtarıldı
İçeriği Görüntüle

ALANYA'DA yaz turizm sezonunun devam ettiği günlerde, "her şey dahil" sistemi bir kez daha tartışmaların odağına yerleşti. Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkan Vekili ve Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (AESOB) Başkanı Adlıhan Dere ile Alanya'daki oda başkanları, turizm gelirlerinin yalnızca otellerle sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek, turistlerin şehir yaşamına daha fazla dahil edilmesini istedi.
‘TURİZM SADECE OTELLERDEN İBARET DEĞİL’
Her şey dahil sisteminin turistleri otellerde tutan bir alışkanlığa dönüşmesinin Antalya'nın toplam turizm gelirini sınırladığına dikkat çeken Dere, oteller ile esnaf arasında ortak kazanç modeli oluşturulmasını önerdi. Dere, "Turizm sadece yatak kapasitesiyle büyümez. Her şey dahil sistemi, turisti şehirle buluşturmak yerine otelde tutan bir alışkanlığa dönüşürse, bu tablo Antalya'mızın toplam kazancını sınırlar. Turist sayısını artırmak kadar turistin şehirde bıraktığı değeri artırmak da önemlidir" dedi. Otel-esnaf iş birliğini güçlendirecek ortak bir model oluşturulması gerektiğini belirten Başkan Dere, “Otellerimizde yerel esnafı tanıtan yönlendirme alanları, güvenilir alışveriş rotaları, yöresel ürün stantları, ilçe bazlı deneyim haritaları ve esnafla iş birliği içinde hazırlanacak avantajlı şehir turları hayata geçirilebilir. Antalya'ya gelen misafir, konakladığı tesisin dışına çıktığında güvenle alışveriş yapabileceği, yöresel lezzetleri tadabileceği ve şehrin yerel değerleriyle buluşabileceği bir sistemle karşılaşmalıdır. Ortak kazanç modeliyle hem otelcimiz hem esnafımız hem de Antalya'mız kazanır. Turist sayısını artırmak kadar turistin şehirde bıraktığı değeri artırmak da önemlidir Biz Antalya'nın toplam kazancını büyütmek istiyoruz. Otelcimiz kazansın, acentecimiz kazansın, taşımacımız kazansın, restoranlar kazansın, pazarcımız kazansın, kuaförümüz kazansın, mahallemizin esnafı kazansın, yerel üreticilerimiz kazansın. Antalya'ya gelen turist şehrimizin yerel değerlerini de görsün. Çünkü Antalya'mızın gerçek zenginliği yalnızca tesislerinde değil yerel esnafının emeğinde, sokaklarında, çarşılarında, lezzetlerinde ve insanındadır. Turist şehre dokunursa, turizm bereketi herkese ulaşır" dedi.
‘HER ŞEY DAHİL YEREL EKONOMİYE KATKI SAĞLAYACAK ŞEKİLDE YENİLENMELİ’
Her şey dahil sisteminin başlangıçta bir pazarlama yöntemi olarak ortaya çıktığını hatırlatan Alanya Otelciler Pansiyoncular ve Lokantacılar Odası Başkanı Hüseyin Değirmenci, yıllar içinde bu sistemin kontrolsüz uygulanmasının esnaf üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu belirtti. Değirmenci, "Turizm sosyolojik ve kültürel bir alışveriştir. 1985'li yılların başında bazı teşviklerle hızla yükselen bir sektör olan turizm sektörü zaman içinde değişimler göstererek oda kahvaltıdan yarım pansiyona, yarım pansiyondan Her Şey Dahil sistemine dönüşmüştür. 2000'li yılların başında yapmış olduğumuz uyarılarda Her Şey Dahil sisteminin bir pazarlama tekniği olarak dünyada yer aldığını ancak bunu uygulayacak otellerin ve tesislerin kriterlerinin olması gerektiğini savunarak o dönemde bazı çalışmalar yapmıştık. Her Şey Dahil sisteminin ekonomiye ve esnafa zarar vereceğini anlatmıştık. Yıllar içerisinde kum, deniz, güneş ve eğlence olarak sürdürülen turizm sektörü son yıllardaki trendle daha çok sağlık turizmi, tarih, doğa turizmi gibi yeni isteklerin yer aldığı ve özellikle toplumlar arası kültürel etkileşimin ön plana çıktığı bir sektör haline gelmiştir. Bu nedenle bölgemizde de turizmin 12 aya çıkarılması projeleri dönem dönem tartışılmıştır. Son yıllardaki iklim değişiklikleri ve bölgemizdeki ılıman hava koşulları bizi daha şanslı bir hale getirmektedir. Yapacağımız çalışmalarla bölgemizdeki turizm hareketliliğini sadece yaz ayları ile kısıtlama değil 12 aya yayma ve özellikle Alanya merkezimizde sosyolojik ve kültürel yapımızı, Türk misafirperverliğini, yaşam tarzımızı ve alışveriş kültürümüzü yansıtabilecek yeni organizasyonları ortaya koyarak sağlamalıyız. Şehirden, esnaftan, sokaklarımızdan, caddelerimizden ve insanımızdan ayrı bir turizm düşünülemez. Top yekün olarak bir çalışmanın içerisinde yer alıp turizm sektörünü 12 ay canlı hale getirebilmeliyiz. Bununla ilgili projeleri de hayata geçirmek için el birliği ile çalışmalıyız. Turist otelden çıkıp çarşıya indiği zaman kültürel alışverişin ve ticari alışverişin olması kaçınılmazdır. Bu arada insani bağlar ve ilişkiler kurularak önümüzdeki yıllar içinde tekrar gelmelerini ve misafirlerimizin bölgemizi ziyaret etmelerini sağlayabiliriz. Kısaca Her Şey Dahil sistemi bir pazarlama tekniği olsa da bu sistemin revize edilerek bölge halkı ile çarşı esnafıyla barışık ekonomik anlamda katkı sağlayan bir sisteme dönüşmesi gerekmektedir" ifadelerini kullandı.
‘TURİSTİ DIŞARI ÇIKMAYA TEŞVİK EDEN MODELLER HAYATA GEÇİRİLMELİ’
Alanya Bakkallar ve Bayiler Odası Başkanı Velittin Yenialp de mevcut sistem nedeniyle turistlerin havaalanından otele, otelden tekrar havaalanına giderek tatillerini tamamladığını söyledi. Yenialp, turistlerin şehir merkezlerini gezmesi, esnafı ziyaret etmesi, kültürel turlara katılması ve kırsal bölgeleri görmesinin hem yerel ekonomiye hem de ülke tanıtımına önemli katkı sağlayacağını dile getirdi. Yenialp, "Her şey dahil sistemiyle gelen turistler ne yazık ki uçaktan inip otobüsle doğrudan otellerine gidiyor. Tatilleri boyunca otelin dışına çıkmadan zaman geçiriyor, ardından yine otobüsle havalimanına dönerek ülkelerine geri dönüyorlar. Bu durum, Türkiye'nin kültürünü, gelenek ve göreneklerini tanımalarına fırsat vermiyor. Turistlerin tatili yalnızca deniz, kum ve otelden ibaret olmamalı. Şehir merkezini gezmeleri, esnafı ziyaret etmeleri, kültürel turlara katılmaları, köyleri görmeleri ve farklı aktivitelere dahil olmaları hem bölge ekonomisine hem de ülke tanıtımına katkı sağlayacaktır. Bu nedenle her şey dahil sisteminin mevcut haliyle devam etmesini doğru bulmuyoruz. Eğer uygulanacaksa da bunun şehir merkezlerinin dışında planlanması gerektiğine inanıyoruz. Bölgemizden örnek vermek gerekirse, Gazipaşa ile Mersin arasındaki alan bu sistem için uygun olabilir. Bu bölgelerde yeni ve büyük tesisler inşa edilerek turistlerin tatillerini bu alanlarda geçirmesi sağlanabilir. Ancak Alanya gibi otellerin şehir merkezinde bulunduğu destinasyonlarda turistlerin otellerinden çıkarak kent yaşamını deneyimlemesi, kültürümüzü, örf ve adetlerimizi yakından tanıması gerekir. İspanya bu konuda önemli bir örnek. Geçmişte her şey dahil sistemini yaygın şekilde uygulayan ülke, zamanla bu modelden vazgeçerek birçok bölgede oda-kahvaltı sistemine geçti. Böylece turistler kahvaltının ardından dışarı çıkıyor, yerel esnafla ve halkla iç içe vakit geçiriyor. Her şey dahil sistemi ise yalnızca belirli bölgelerde uygulanıyor. Bu konuda en büyük sorumluluk Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na düşüyor. İki bakanlığın ortak planlama yaparak, turizm yatırımlarını bakir ve şehir merkezlerinden uzak bölgelere yönlendirmesi gerekiyor. Örneğin Gazipaşa ile Mersin arasındaki bölgelerde büyük ölçekli tesisler planlanabilir ve her şey dahil sistemi burada uygulanabilir. Buna karşılık şehir merkezlerinde bulunan otellerde bu sistem yerine turisti dışarı çıkmaya teşvik eden modeller tercih edilmelidir. Dünyada bunun başarılı örnekleri bulunuyor. Mısır, İspanya ve Yunanistan'ın bazı bölgelerinde büyük ölçekli tatil köyleri şehir merkezlerinden uzak alanlarda konumlanıyor. Türk yatırımcılar da bu ülkelerde benzer tesisler inşa ediyor. Aynı model Türkiye'de de teşvik edilirse, hem her şey dahil sisteminin avantajları korunabilir hem de şehir merkezlerindeki esnaf ve yerel ekonomi bundan olumlu etkilenebilir. Bugün artık yalnızca 'her şey dahil' hizmet sunmak tek başına yeterli değil. Her şey dahil var ama kalite aynı ölçüde yükselmiyor. Turist artık sadece sınırsız yeme içme değil, kaliteli hizmet, kültürel deneyim ve yaşadığı destinasyonu keşfetme imkânı da arıyor. Bu nedenle sistem nicelikten çok niteliği önceleyen bir anlayışla yeniden ele alınmalıdır. Her şey dahil sistemi var ama kalite aynı oranda artmıyor. Turist artık sadece otelde vakit geçirmek değil, gittiği şehri tanımak ve kaliteli bir tatil deneyimi yaşamak istiyor" dedi.
‘HER ŞEY DAHİL’ SİSTEMİNE REVİZE ÇAĞRISI
Alanya Esnaf ve Sanatkarlar Odası (ALESO) Başkanı Ali İhsan Özdemir, Alanya'daki temel sorunun turist eksikliği değil, turistin çarşıya inmemesi olduğunu belirterek turizm modelinde acilen köklü değişiklikler yapılması gerektiğinin altını çizdi. Küçük esnafın turizm pastasından hiçbir şekilde pay alamadığını vurgulayan Özdemir, hayati çözüm önerilerini sıraladı. Özdemir, "Mevcut sistem küçük esnafı tamamen sistemin dışına itiyor, bu modelin acilen sürdürülebilir şekilde yeniden düzenlenmesi şart. Otellerin içerisinde yer alan ve turisti dışarı bırakmayan dükkanların otel dışına taşınması, çarşı esnafına can suyu olacaktır. Turizm tur şirketleri, turistlerin otel dışına çıkarak çarşıyı, pazarı görmelerini sağlamalıdır. Kültürümüzü, geleneklerimizi ve Türk konukseverliğini göstermek adına turistlerin çarşıyı gezmesi acilen teşvik edilmelidir" dedi.
‘ESNAFA SAHİP ÇIKMAK, ALANYA’NIN GELECEĞINE SAHİP ÇIKMAKTIR’
Açıklamasını Alanya'nın tüm dinamiklerine, otel sahiplerine ve yerel yetkililere seslenerek tamamlayan ALESO Başkanı Ali İhsan Özdemir, "Alanya’mızı Alanya yapan, buraya gelen milyonlarca turiste güler yüzünü gösteren, şehrin ışıklarını açık tutan yerel esnafımızdır. Onlar yoksa turizmin de bir anlamı kalmaz. Gelin, bu kısıtlı sürede hep birlikte esnafımıza can suyu olalım, onları yalnız bırakmayalım. İnşallah el ele vererek, birbirimize omuz vererek bu zor günleri de geride bırakacağız" ifadelerini kullandı. (Şerife ÇOBAN)

Kaynak: Haber Merkezi