Altın piyasasında ağustos sonunda görülen rekor seviyelerin ardından başlayan geri çekilme, eylül ortasında belirginleşti. Gram altın 25 Ağustos’ta 7 bin 263 TL seviyesine kadar yükseldikten sonra 15 Eylül itibarıyla 6 bin 633 TL’ye geriledi. Böylece zirve seviyeden alım yapan bir yatırımcı açısından gram başına yaklaşık 630 TL’lik, başka bir ifadeyle yüzde 8,7 civarında kâğıt üzerinde değer kaybı oluştu. Zararın kesinleşmesi ise yatırımcının altını hangi fiyattan aldığı ve satıp satmadığına göre değişiyor.
ONS ALTINDA DA SERT GERİ ÇEKİLME
Gram altındaki düşüş yalnızca Türkiye piyasasına özgü bir hareket olmadı. Uluslararası piyasalarda ons altın da aynı dönemde 4 bin 698 dolardan 4 bin 254 dolar seviyesine kadar çekildi. Yaklaşık 444 dolarlık bu gerileme, küresel yatırımcıların para politikasına ilişkin beklentilerinin değerli metaller üzerindeki etkisini yeniden öne çıkardı. Altın fiyatlarında ABD tahvil faizleri, doların seyri, enflasyon beklentileri ve jeopolitik gelişmeler birlikte belirleyici olabiliyor.
PİYASALAR FED KARARINA ODAKLANDI
Altın açısından haftanın en önemli başlığı ABD Merkez Bankası'nın 15-16 Eylül tarihlerindeki Federal Açık Piyasa Komitesi toplantısı olacak. Fed'in resmi takvimine göre faiz kararı 16 Eylül'de açıklanacak, ardından Fed Başkanı Kevin Warsh basın toplantısı düzenleyecek. Piyasalarda politika faizinin 25 baz puan artırılarak yüzde 3,75-4,00 aralığına çıkarılması güçlü biçimde fiyatlanırken, kararın kendisi kadar bundan sonraki döneme ilişkin mesajlar da yakından izlenecek.
YÜKSEK FAİZ ALTINI NEDEN BASKILIYOR?
Altın yatırımcısının Fed kararlarını yakından takip etmesinin temelinde faiz ile değerli metaller arasındaki ilişki bulunuyor. Altın doğrudan faiz veya kupon getirisi sağlamadığı için ABD tahvillerinin getirisi yükseldiğinde faiz getirili varlıklar yatırımcılar açısından daha cazip hale gelebiliyor. Bu durum altına yönelik talebi sınırlayabilir. Buna karşılık faizlerin düşeceği beklentisi, tahvil getirilerindeki gerileme veya doların zayıflaması altın açısından destekleyici bir ortam oluşturabiliyor. Ancak bu ilişki her dönemde aynı yönde ve aynı güçte işlemiyor.
Fed'in yayımladığı son veriler de tahvil getirilerindeki yükselişi ortaya koyuyor. Eylül ayının ikinci haftasında özellikle kısa ve uzun vadeli ABD Hazine tahvillerinin getirilerinde yukarı yönlü hareket görüldü. Bu nedenle yatırımcılar yalnızca Fed'in açıklayacağı faiz oranına değil, karar metnindeki enflasyon değerlendirmelerine ve Warsh'ın gelecekte yeni faiz artışlarının gelip gelmeyeceğine ilişkin vereceği sinyallere odaklanıyor.
GRAM ALTINDA KUR DA DENKLEMİN İÇİNDE
Türkiye'deki yatırımcı açısından ons altındaki hareket tek başına yeterli değil. Gram altının fiyatlanmasında uluslararası ons altın fiyatının yanı sıra dolar/TL kuru da temel belirleyiciler arasında yer alıyor. Bu nedenle ons altında düşüş yaşandığı bir dönemde kurdaki yükseliş gram altındaki kaybı sınırlayabilir; tersine ons ile kurun aynı anda gerilemesi gram fiyatında daha belirgin bir düşüşe yol açabilir. Türkiye'deki yatırımcının küresel altın piyasasıyla birlikte döviz piyasasını da takip etmesi bu nedenle önem taşıyor.
FED BAŞKANININ MESAJLARI KRİTİK OLACAK
Piyasaların 16 Eylül'deki toplantıda özellikle arayacağı yanıt, olası bir faiz artışının tek seferlik bir adım mı yoksa daha uzun bir sıkılaşma döneminin başlangıcı mı olduğu olacak. Fed Başkanı Kevin Warsh'ın enflasyon, ekonomik büyüme ve gelecek toplantılara ilişkin değerlendirmeleri dolar, ABD tahvilleri ve altın üzerinde hızlı fiyat hareketlerine neden olabilir. Geçmiş dönemlerde de Fed kararlarının hemen ardından ilk piyasa tepkisi ile başkanın basın toplantısı sonrasında oluşan fiyatlamanın farklılaşabildiği görüldü.
ALTIN YATIRIMCISI NELERE DİKKAT ETMELİ?
Altındaki sert hareketler özellikle rekor seviyelerin ardından kısa vadeli alım yapan yatırımcılar için risk oluşturabiliyor. Uzmanların genel yaklaşımında tek bir fiyat seviyesine veya yalnızca bir merkez bankası kararına göre işlem yapmak yerine yatırım süresi, risk toleransı ve portföy dağılımının dikkate alınması öne çıkıyor. Fiziki altın ve kuyumcu işlemlerinde alış-satış makası da yatırımcının gerçek getirisini etkilediğinden, ekrandaki gram fiyatıyla gerçekleşen kazanç veya kayıp arasında fark oluşabiliyor.
Altın tarihsel olarak enflasyon, finansal belirsizlik ve jeopolitik risk dönemlerinde güvenli liman arayışından destek bulabilse de kısa vadede sert yükseliş ve düşüşler gösterebiliyor. Bu nedenle 25 Ağustos'taki zirvenin ardından yaşanan 21 günlük gerilemenin devam edip etmeyeceğinde Fed'in 16 Eylül kararı, Warsh'ın açıklamaları, ABD tahvil getirileri ve doların yönü başlıca göstergeler olacak.





