BURADA kaç kere
BURADA kaç kere "Eğer CHP yerel seçimlerde bir şansı olmasını istiyorsa kendi içerisinde organize olmalı, kendi içindeki muhalefeti bir kenara bırakmalı, kimin başkan olduğu, başkanın nitelikleri konularının üzerine fazla kafa patlatmamalı, bu enerjisini ve potansiyelini minimal etkinlik gösterdiği faaliyet alanına aktarmalı" diye yazdım.
Ancak görünen o ki, ilçe başkanı Şevki Türktaş partiyi toparlaması gerektiği halde daha da fazla ayırmaya, üstelik bu sefer işin içine hukuki süreci sokmaya kararlı.
Hüseyin Arıkan'ın basına verdiği, özeti "Kendisini severim ancak çok fazla kahve ağzı ile konuşuyor, bu ağızlar CHP'ye yakışmıyor" olan bir demecin ardından partisini ve kendisini küçük düşürdüğü gerekçesiyle 10 bin TL'lik bir tazminat davası açmış.
Bir dakika...
Partisini mi?
"CHP'ye kahve ağzı yakışmıyor" cümlesinde partiye yapılan hakareti gösteriniz!
Sayın Arıkan partiyi yüceltmiş yahu?
Neresinde partiye hakaret var? Nasıl partiyi küçük düşürüyor? Bunların cevabını bulan beri gelsin.
Kendisini küçük düşürdüğü konusuna gelince...
Sayın Türktaş'ın kahve ağzıyla konuştuğu, bu tarzı benimsediği gayet objektif bir gerçek. Ancak Kasımpaşa ağzıyla ülke yönetenler varsa, kahve ağzıyla da ilçe başkanlığı yapılır, bunda pek bir sorun yok bana kalırsa. Önemli olan o başkanın partiye ne kadar çok şey kattığıdır, eğer başkan çalışıyorsa kahve ağzı önemsiz bir detay olarak kalır. Ancak başkanın çalışmadığı, partiye yeterince şey katmadığı düşünülüyorsa, her eksik yanı partililere batmaya başlar.
Arıkan'ın burada subjektif olarak, kendi görüşü olarak söylediği tek şey, böyle konuşan birinin partiye yakışmadığıdır.
Başka herhangi bir şey söylemiş mi? Birisi kahve kültürü ile konuştuğu için onu aşağılarsanız bu hakarettir. Ancak herhangi bir mevkiye yakışmadığını düşünmeniz ve bunu dile getirmeniz hakaret değildir.
Kısacası neymiş?
Ortada ne bir hakaret var, ne de bir küçük düşürme...
Sayın Arıkan sadece kendi düşüncesini belirtmiş, hepsi bu. Ha, elbette bağlı olduğu ilçe teşkilatının başkanı hakkında böyle bir demeç vermesi oldukça yanlış, bunu da doğru bulmuyorum, yanlış anlaşılmasın.
İlçe başkanı buna kırılabilir, kendisine tavrını belirtebilir, üzülebilir, kızabilir. Bunlar tamamen ayrı şeyler.
Ancak dava açamaz, her şeyden önce kendi teşkilatında ikileşme, ayrılma yaratmamak için. Başkan "lider" konumundadır, bu tür ikileşmeleri çözmesi gerekir. Zaten yavaş yavaş parçalanan, yetersiz faaliyet yapan bir teşkilat bu. Bir de bu kadar ufak bir konu için dava açmak, partiye sağlam bir darbe daha vurmaktır.
Bu yönetim kurulu, bu başkan varken iktidar partisine, muhalefe hiç gerek yok.
El ele vermişler partiyi paramparça yapıyor, her tarafını yıkıyorlar.
Demiştim ya, CHP'nin potansiyeli var, bir bütünlük sağlansa çok iş yapabilir, siyasette çok daha efektif olabilir diye...
Unutun o dediklerimi.
Bu teşkilattan hiç bir şey olmaz.