AK Parti İlçe Teşkilatı, 31 Aralık-26 Şubat tarihleri arasında Antalya İl Teşkilatı'nın belirleyeceği bir günde kongresini yapacak. Kongreye henüz çok uzun bir zaman olmasına karşın çalışmalara erkenden başladığı ancak bunu çok...

AK Parti İlçe Teşkilatı, 31 Aralık-26 Şubat tarihleri arasında Antalya İl Teşkilatı’nın belirleyeceği bir günde kongresini yapacak. Kongreye henüz çok uzun bir zaman olmasına karşın çalışmalara erkenden başladığı ancak bunu çok yakın çevresi dışında hiç kimseye belli etmediği ileri sürülen Hüseyin Güney’in siyasi kariyeri ve hedefleri konusunda toplumun pek çok kesiminde farklı senaryolar üretiliyor.
Örneğin Güney hakkında, “2014 yerel seçimleri öncesi AK Parti’nin Alanya Belediye Başkan Adayı olacak” bile deniliyor.
Bu aslında akla mantığa aykırı bir senaryo değil.
Çünkü…
2002’den bu yana Antalya Milletvekili olarak bölgeyi temsil eden ve Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) Başkanı olmasıyla AK Parti’de büyük bir çıkış yakalayan Mevlüt Çavuşoğlu’nun vekillik dönemi AK Parti tüzüğü gereği 2015 seçimlerinde sona eriyor.
Çavuşoğlu vekil olmayacağına göre, Çavuşoğlu’ndan sonra Alanya’yı Ankara’da temsil edecek en güçlü aday şu anda Belediye Başkanı Hasan Sipahioğlu gözüküyor.
Siyasi kulislerde, sanılanın aksine Sipahioğlu’nun en az bir dönem daha belediye başkanlığı yapmayı çok arzuladığı, eğer Çavuşoğlu destek verirse 2015’te AK Parti Antalya Milletvekili Adayı olmayı çok istediği konuşuluyor.
Sipahioğlu’nu yakından tanıyan isimlerle zaman zaman yaptığım görüşmelerde, herkes üç aşağı beş yukarı şunları söylüyor.
Alanya’da turistik işletmeleri olan Sipahioğlu, belediye başkanlığı görevini milletvekilliğine değişmez. Ama AK Parti tüzüğü gereği muhtemelen dördüncü kez aday olmasına da AK Parti Genel Merkezi sıcak bakmaz. Bu yüzden Sipahioğlu usta satranç oyuncularına özgü bir kıvraklık ve kararlılıkla oyunu çok güzel idare ediyor. Önce Çavuşoğlu Ailesi ile bugüne dek hiç olmadığı kadar yakınlaştı. Örneğin yıllarca bilerek uzak durmayı tercih ettiği Alanyaspor’a, hem Mevlüt Çavuşoğlu hem de ağabeyi Hasan Çavuşoğlu büyük ilgi gösterip tüm imkanlarını seferber edince, Sipahioğlu da geri durmadı ve Alanyaspor’u sahiplenici bir misyon üstlenmeyi tercih etti.
Örneğin Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın Alanyalı olan annesinin ismini, büyük tartışmalara sebep olsa da doğup büyüdüğü sokağa vererek Arınç ile daha da yakınlaştı.
Bununla da yetinmedi, şu anda bir dönem isim babası olduğu Sevdiye Arınç Sokak’ta yaptırdığı muhteşem alt ve üst yapı çalışmalarıyla Bülent Arınç’la daha da yakınlaşmasını bildi.
Olayın bugüne dek gün yüzüne çıkmamış bir başka ayrıntısı ise, Sipahioğlu’nun, Ramazan Bayramı’nda ailesiyle birlikte gizlice Alanya’ya gelen TBMM Başkanı Cemil Çiçek’i Alanya tatili boyunca sık sık ziyaret edip hasret giderdiği iddiası. “Hasret giderdi” kelimesinden kasıt, hem Çiçek’in hem de Sipahioğlu’nun bir dönem ANAP’ta siyaset yapmaları ve yakınlıklarının ANAP nedeniyle çok eskilere dayanması.
Kısacası…
Oyunu kuralına göre oynayan Sipahioğlu, hem TBMM Başkanı Çiçek, hem Başbakan Yardımcısı Arınç, hem de AKPM Başkanı Çavuşoğlu ile arasını çok iyi tutuyor ve bu girişimleriyle AK Parti’nin bu üç çok önemli ismine her zaman bir telefon uzaklığı mesafede durmasını biliyor.
Bu ve benzer nedenlerle, 2014 Yerel Seçimleri’nde yeniden Alanya Belediye Başkan Adaylığı’nı zorlayacağı, zorlandığı noktalarda bu üç isimden destek talep edeceği, “Üç dönemden sonra aynı görevde durmak yok” diyen AK Parti tüzüğünü aşamazsa da Çavuşoğlu sonrası AK Parti Antalya Milletvekilliğine oynayacağı ifade ediliyor.
Peki, ola ki Sipahioğlu seçilir de Ankara’ya giderse AK Parti’nin Alanya Belediye Başkan Adayı kim olacak?
İşte zurnanın zırt dediği yer de tam burası.
Çünkü…
Siyasi kulislere göre bu makam için halihazırda şu anda iki muhtemel aday var.
Bunların, 29 Mart 2009 Yerel Seçimleri sürecinde de karşı karşıya gelen Kerim Kılınç ile Kuddusi Müftüoğlu olduğu belirtiliyor.
Kılınç’ın şansını yeniden deneyeceği, Süper Lig Hakemi Müftüoğlu’nun ise futbol tabiriyle 2009’da direkten dönen adaylığını yeniden kazanmayı hedeflediği konuşuluyor.
Ancak, son günlerde bu ikilinin yanına bir de Hüseyin Güney’in ismi yazılmaya başladı.
Ilımlı, seviyeli, sakin kişiliği ile AK Parti’de her geçen gün daha da ön plana çıkan, 2007’den beri piştiği siyaset arenasında rakiplerini nasıl aşacağını da öğrendiği belirtilen Güney’in, muhtemel Kılınç-Müftüoğlu çatışmasından sonra her iki tarafın da destek vereceği bir isim olacağı konuşuluyor.


Benimle sakın kahve
kültürüyle konuşma!

DÜN Cuma Pazarı civarında rutin haber avındayken, iki esnafın konuşmasına tanık oldum, şaşırdım, sizlerle de paylaşmak istedim.
Butikçi olan esnaf, şakayla karışık yan komşusu olan çantacıya şöyle sesleniyordu: “Benimle sakın kahve kültürüyle konuşma!”
Çantacı boş durur mu? Cevabı aynen şu oldu: “Biraz nazik ol, hakkında tazminat davası açarım, görürsün gününü!”
Malum, ANAP’tan geçen sene transfer olan CHP’nin İlçe Başkanı Şevki Türktaş, kendisi hakkında, “Kahve kültürüyle konuşuyor” diyen CHP’nin eski ilçe başkanlarından Hüseyin Arıkan hakkında 10 bin TL’lik manevi tazminat davası açtı.
15 Aralık’ta Alanya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde duruşmaları var.
CHP’nin kıyasıya eleştirdiği Başbakan Erdoğan’ın 12 Haziran Genel Seçimleri’nden bir gün sonra, açtığı tüm tazminat davalarını geri çektiği günümüzde, ANAP’tan gelen CHP’li Türktaş’ın yılların CHP’lisi Hüseyin Arıkan hakkında tazminat davası açması, bence Alanya siyasi tarihine altın harflerle yazılacak bir girişimdir.
Davanın açıldığı gün itibariyle CHP’de muhalefet bence bitmiştir. Artık mevcut ilçe başkanı veya yönetimi hakkında yazılacak en ufak bir haber, köşe yazısı ya da sıradan bir vatandaşın beyanatı, her an mahkemelik olabilir.
Kendi adıma şu taahhüdü beyan ederek yazıyı noktalıyorum. Kıyıda köşede birikmiş üç beş kuruşum var. Dişimden tırnağımdan artırıp biraz daha para biriktirirsem, CHP hakkında şöyle okkalı bir köşe yazısı yazacağım.
Çünkü hakkımda tazminat davası açılırsa elim boş gitmeyeyim, mahcup olmayayım.
İşin şakası bir yana…
CHP’nin yıllardır en çok dillendirdiği, “Başbakan Erdoğan herkesi tazminat davalarıyla susturup sindirmeye çalışıyor” eleştirilerinin bir gün gelip de CHP’ye yapılacağını rüyamda görsem inanmazdım.
Demek ki “olmaz” diye bir şey yokmuş.
Artık bunu da anlamış olduk.