Uygulanan tedaviyle belirtilerin giderilmesi yerine vücut sağlığının doğal yollardan korunması ve direncin geliştirilmesi amaçlanır. Bu amaç doğrultusunda, kayropraksi insanın sinir sistemiyle ilgilenir. Sinir sistemi beyinden başlayıp, vücuda...

Uygulanan tedaviyle belirtilerin giderilmesi yerine vücut sağlığının doğal yollardan korunması ve direncin geliştirilmesi amaçlanır. Bu amaç doğrultusunda, kayropraksi insanın sinir sistemiyle ilgilenir. Sinir sistemi beyinden başlayıp, vücuda dağılmadan önce omurgadan geçer. Bu iletişim ağı; uyku, sindirim ve bağışıklık sistemi ile fiziksel koordinasyon sağlama gibi fonksiyonları kontrol eder. Omurganın doğal yapısında olmayan bir eğrilik ve şekil bozukluğu, beyin ile vücut arasındaki iletişim ağında kopukluğa neden olur. Vücut, fonksiyonlarını gerektiği gibi sürdüremez hale gelir. Kayropraktör, omurgadaki doğal olmayan eğriliklere müdahale ederek, sinir sistemi aracılığıyla fonksiyonlarını kontrol etme becerisini vücuda geri kazandırmış olur. Kayropraksi uzmanları, omurgaya elle müdahale eder, bel, boyun ve sırt ağrılarını tedavi eder. Türkiye için yeni denilebilecek bir yöntem olan kayropraksinin uğraş alanı ağırlıkla omurga ve sinir sistemidir.

HANGİ YÖNTEM NE AMAÇLA KULLANILIYOR?Omurlarda oluşan, sinir ve hareketi etkileyebilen eksen bozukluklarına “sublüksasyon” adı verilir. Kayropraktörler omurga, kalça ve ilgili eklemlerdeki sublüksasyonları omurga manipülasyonları ile düzelterek tedavi ederler. Kayropraksi tedavisinde zaman içinde gelişen ve hastanın özelliğine göre farklılaşan 250’den fazla yöntem kullanılır. Kayropraksi kırık, spinal kord tümörü ve enfeksiyon dışındaki hastalıkların tedavisinde kullanılır. İlk muayene yaklaşık bir saat sürer. Hastanın kayropraksi uygulaması için uygun olup olmadığı belirlenir. Omurgada tedavi edilecek alan saptanır. Eller kullanılarak mevcut eklem harekete geçirilir. Böylece sıkışmış sinirlerin üzerindeki baskı ortadan kaldırılır. Tedavinin ilk aşamasında hasta rahatlama ve hafifleme hisseder. Aynı zamanda beldeki veya boyundaki ağrılarda azalma olur. İkinci aşamada omurganın biyomekaniği değişir. Son aşamadaysa hasta iyileştikten sonra omurgası zaman zaman kontrol edilir. Özellikle bel, sırt ve baş ağrısı; sinir sistemiyle ilgili olduğu için stresten kaynaklanan sorunlarda iyi sonuç verir. Ayak, diz, omuz ve diğer eklem hastalıklarına da faydası vardır. Ama hastalar en fazla bel ve boyun ağrıları için yardım alır.

KAYROPRAKSİ YÖNTEMİNİN GEÇMİŞİBundan tam 100 yıl önce Daniel David Palmer, omurga ile sinirler arasındaki hayati bağlantıyı tuhaf bir tesadüf sonucu keşfeder: Ofisinin bulunduğu binanın kapıcısı olan Harvey Lillard, on yedi yıldır sağır olduğunu söyler. Bunun üzerine Palmer, sağırlığın nasıl başladığını sorar. Lillard, kulaklarının sırtını büktüğü zaman çıkan “Kırt” sesinden sonra duymadığını belirtir. Bu açıklama Palmer'ın dikkatini çeker ve masaya uzanmasını ister. Sırt üstü masaya uzanan Lillard'ın sırtında ellerini dolaştırır. Ve omurganın üzerinde bulunan bir tümsek olduğunu fark eder. Bunun üzerine hastayı tedavi edebileceğini anlar ve önceden öğrenmiş olduğu manyetik şifa yöntemini de kullanarak elleriyle uyguladığı özel hareketlerle omurganın üzerine baskı yaparak tümseği düzeltir. Yöntemi omurgayı yeniden ayarlamıştır. Bu işlemden sonra Lillard duymaya başlar. Böylece “Omurilik düzeni” olarak tanımlanan chiropractic yöntemini ilk kez uygulamış olur. Bu olay Palmer'ın kafasında yepyeni ve parlak bir fikir oluşturur. Omurganın organlarla bir bağlantısı vardır ve kendisinin bunu çözebileceğini anlamıştır. Hemen çalışmalara başlar. Hangi omurun hangi organı etkilediğini tespit etmeye çalışır. Omurilikle sinirler arasında bir bağlantı olduğu teorisini geliştirir. Vücudun gerçekten sağlıklı olabilmesinin omuriliğe bağlı olduğunu anlar. Ve omurga üzerindeki çalışmalarını derinleştirir. Röntgen cihazını uygulamaya başlar. Ve o güne kadar yaptığı çalışmaları röntgen cihazının sonuçlarıyla birleştirir. Bundan 100 yıl öncesi için hayli ileri bilgiler edinmiştir. Fakat bununla yetinmeyip dünyayı dolaşmaya çıkar. Oğluyla birlikte dünyayı tam dört kez dolaşır ve farklı kültürlerin uyguladığı şifa yöntemlerini inceler. Ve tam 100 yıl önce okul açıp öğrendiği bilgileri öğretmeye karar verir. 1902-1907 yılları arasında 15 kişiye diploma verir. Öğrencilerin arasında daha sonra okulu çok daha ciddi hale getirecek olan oğlu Bartlett Joshua Palmer da vardır.

VÜCUDA İNCE AYAR

Kayropraksi (Omuriliğin düzenlemesi için elle yapılan tedavi) sadece mekanik olarak uygulandığı zaman da kişinin iyileşmesine yardımcı oluyor. Omurgayı, dolayısıyla omuriliği rahatlattığı için sinirlerin geçişini kolaylaştırarak hastanın sağlığına kavuşmasını sağlıyor. Yani kişinin kendisini iyileştirme gücünü de harekete geçiriyorsunuz. Kısaca sahip olduğunuz potansiyeli tam olarak kullanabilecek hale geliyorsunuz.Bozulmuş, çökmüş bir yolda arabalar nasıl ilerleyemezse sinirler de omurilikte ilerleyemez, ulaşmaları gereken organları gidip uyaramazlar. Ve tabii varacakları yere gidemezler. Taa ki, yol onarılıncaya kadar. İşte sağlık sorunlarının büyük bir bölümü, sinirlerin rahatça dolaşamaması sonucu ortaya çıkar. Şayet sinirlerin güzergahı olan omurgada gerekli düzeltmeler yapılıp yani yolun onarılmasıyla olması gerektiği hale getirilirse beden yeniden sağlığına kavuşur. Kayropraksi, omurganın sağlıklı, güçlü kısaca olması gereken biçimini almasını sağlayan bir yöntem... Böylece omurilikten sinirlerin geçişini kolaylaştırıp bedenin sahip olduğu potansiyeli tam olarak kullanabilmesine yardımcı oluyor.

HANGİ ALANLARDA BAŞARILI?Özellikle de eklem ve yumuşak dokular üzerinde son derece başarılı sonuçlar alınmaktadır. Baş ağrıları, migren, her türlü sırt, bel kısaca omurgaya bağlı ağrılar, fıtık, ameliyat sonrası ortaya çıkan ağrılar, duruş bozukluğu sonucu oluşan sorunlar çözüme kavuşabilmektedir. Belli bir biçimde sürekli durmanın omurgayı etkilediğini ve ağrılara neden olur. Başınızın duruşundan kolunuzun ya da bacağınızın aldığı poza kadar bedeninizin duruşu omurgayı etkiler. Örneğin, devamlı sağ bacağını sol bacağının üzerine atan kişide sağ kalça hafif geriye ve aşağı iner. Sol kalça ise öne ve yukarı doğru çıkar. Bunun sonucunda sağ bel bölgesindeki kaslar bütün olarak kasılır, böylece duruşa adapte olur. Devamlı bu biçimde oturursanız zamanla ağrılar başlar. Devamlı oturarak çalışan kişilerin öncelikle oturuşlarına dikkat etmeleri, dik ve rahat bir biçimde oturmalarını tavsiye edilir. Ayrıca, yarım saat oturduktan sonra kalkıp kısa bir dolaşmadan sonra oturmaya devam etmenin omurganın sağlığı açısından yararlıdır. Bedenin duruşunda ağırlık merkezi çok önemlidir. Hatta sırf duruş bozukluklarını inceleyen özel bir araştırma vardır.