İŞ kazalarının önlenmesi için gerekli tedbirlerin alınması amacıyla, 6645 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 25. maddesi ile 4447 sayılı...

İŞ kazalarının önlenmesi için gerekli tedbirlerin alınması amacıyla, 6645 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 25. maddesi ile 4447 sayılı Kanun’a eklenen Ek-4. madde ile “çok tehlikeli sınıfta yer alıp ondan fazla çalışanı bulunan ve üç yıl içinde ölümlü veya sürekli iş göremezlikle sonuçlanan bir iş kazası meydana gelmeyen işletmelerde” işsizlik sigortası prim teşviki uygulaması getirilerek bu işletmelerde, üçüncü seneyi takip eden bir sonraki takvim yılından geçerli olmak üzere ve üç yıl süreyle çalışan işçilerin işsizlik sigortası işveren payı %2 yerine, %1 olarak hesaplanıp ödenecektir.
İşletmelerin işsizlik sigortası prim teşvikinden veya indiriminden 2019 yılı içinde yararlanabilmeleri için ise;
1. Teşvikten yararlanacak işletmelerde ondan fazla sigortalı işçinin 2016, 2017 ve 2018 yıllarında çalışmış ve çalışıyor olması gerekmektedir.
2. Teşvikten yararlanacak işletmelerin 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun kapsamında çok tehlikeli sınıfta yer alan bir işyeri niteliğinde olmaları gerekmektedir. Bitkisel üretimi destekleyici ilaçlama ve zirai mücadele faaliyetleri (zararlı otların imhası dahil, hava yoluyla yapılanlar hariç), adli tıp laboratuvarlarının faaliyetleri, bakır madenciliği, mermer ocakçılığı (traverten dahil), çakıl taşlarının kırılması ve parçalanması, lastik tekerleklerinin yeniden işlenmesi ve sırt geçirilmesi (lastiğin kaplanması), sönmemiş kireç, sönmüş kireç ve suya dayanıklı kireç imalatı, demir ya da çelik hurdaların yeniden eritilmesi, gemiler ve yüzer yapılar için oturulacak yerlerin imalatı, konut yapı kooperatiflerinin faaliyetleri, böceklerin, kemirgenlerin ve diğer zararlıların imhası ve haşere kontrol faaliyetleri (tarımsal zararlılarla mücadele hariç), özel sağlık kurumları tarafından verilen insan sağlığına yönelik yataklı hastane hizmetleri (özel veya vakıf üniversite hastaneleri dahil, dişçilik, ambulansla taşıma, tıbbi laboratuvar testleri faaliyetleri hariç), gibi yerler çok tehlikeli sınıfta yer alan bir işyeri niteliğinde kabul edilmektedir.
3. Teşvikten yararlanacak işletmelerde son 3 yıl içinde yani 2016, 2017 ve 2018 yıllarında ölümlü veya sürekli iş göremezlikle sonuçlanan bir iş kazasının meydana gelmemiş olması gerekmektedir.
4. İşletmelerin, İSG-KATİP’e kayıtlı onaylanmış ve devam eden iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin verilmesine ilişkin, iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi ya da 29.12.2012 tarihli ve 28512 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmeliği’ne göre Bakanlıkça yetkilendirilmiş kurum ve kuruluşlar ile yapılmış bir sözleşmesinin bulunması gerekmektedir.
Yukarıda belirtilen şartları taşıyan işletmelerin teşvikten yararlanmak için Sosyal Güvenlik Kurumu’na başvuru yapmalarına gerek yoktur. Çünkü, teşvikten yararlanmak için aranılan şartlar Sosyal Güvenlik Kurumu sistemince otomatik olarak kontrol edilebilmektedir. Aranılan şartların Kurum sistemi tarafından otomatik olarak kontrol edilmesinin ardından, işsizlik sigortası işveren payı, teşvikten yararlanmaya esas şartların sağlandığı üç yıllık süreyi takip eden takvim yılının başından (Ocak 2019) itibaren üç yıl (2019, 2020 ve 2021) süreyle her ay/dönem için ilgili ayda Kurum’a bildirilen sigortalılara ilişkin prim ödeme gün sayısı dikkate alınmak suretiyle prime esas kazançlar üzerinden % 1 olarak hesaplanarak tahsil edilecektir. Sigortalıların prime esas kazançları üzerinden % 2 oranında alınan işsizlik sigortası işveren payı teşvik kapsamında ise % 1 oranı dikkate alınarak hesaplanacaktır. Bu hesaplama işlemi ise aşağıdaki şekilde olacaktır.
ABC üretim işletmesi yukarıda belirtilen şartları taşımakta ve işsizlik sigortası prim teşvikinden yararlanmaktadır. İşletmede Şubat ayında toplam 30 işçi çalışmaktadır. Bu işçiler için Şubat ayında toplam 300.000 TL brüt ücret (prime esas kazanç) hesaplanmış ve SGK’ya bildirilmiştir. İşletme 2019 Şubat ayında bu sigortalılara ilişkin 300.000 x 0,01 = 3.000 TL/ay işsizlik sigortası işveren payı hesaplayıp SGK’ya ödeme yapması gerekmektedir. Dolayısıyla işletmenin 2019 yılı içinde ödeyeceği toplam işsizlik sigortası işveren primi tutarı 12 ay x 3.000 TL=36.000 TL olacaktır.
ABC üretim işletmesinin bu teşvikten yararlanmadığı düşünülür ise 2019 Şubat ayında bu sigortalılara ilişkin 300.000 x 0,02 = 6.000/ay TL işsizlik sigortası işveren payı hesaplayıp SGK’ya ödeme yapacaktır. 2019 yılı içinde ödeyeceği toplam işsizlik sigortası işveren payı tutarı ise 12 ay x 6.000 TL=72.000 TL olacaktır. Böylelikle işletme kendine tanınan teşvikten yararlanarak maliyetlerini sadece 2019 yılı için 36.000 TL azaltabilmektedir. Tüm şartların aynı kaldığı varsayılır ise işletme üç yılın sonunda toplam 36.000 x 3 yıl = 108.000 TL daha az maliyete katlanacaktır. Hesaplanan bu tutar, işletmeler için önemli bir tutardır. Bu nedenle, çok tehlikeli sınıfta yer alıp ondan fazla çalışanı bulunan ve ölümlü veya sürekli iş göremezlikle sonuçlanan iş kazası meydana gelmeyen işletmelerde işsizlik sigortası işveren payının % 2 değil de % 1 olarak uygulanacak olması, hem işletmelerde nakit çıkışını engelleyebilecek hem de bu işletmelerin iş sağlığı ve güvenliğine daha fazla önem vermelerini sağlayabilecektir.
Bununla birlikte, işsizlik sigortası primi teşvikinden yararlanan işletme sahipleri veya yetkilileri, bu teşvikten yararlanmaya devam ederken, işletmelerinde meydana gelen ve ölümlü veya sürekli iş göremezlikle sonuçlanan iş kazalarını ilgili birimlere bildirmezler ise, iş kazasının meydana geldiği tarihten itibaren yararlandıkları primleri yasal faizi ile birlikte geri ödemek zorunda kalacaklardır. Ayrıca, bu teşvikten de beş yıl süre ile yasaklanacaklardır. Bu nedenle işletmelerdeki kazaların işletme sahipleri veya yetkilileri tarafından bir an önce ilgili birimlere bildirilmesi gerekmektedir. Çünkü, ölümlü iş kazalarını bildirmemelerinden dolayı haklarında yasaklama kararı verilen tüzel kişilerin, şahıs şirketi olması halinde şirket ortaklarının tamamı hakkında, sermaye şirketi olması halinde ise sermayesinin yarısından fazlasına sahip olan gerçek veya tüzel kişi ortaklar hakkında yasaklama kararı verilmektedir. İşletmelerimizin zarar görmemeleri için bu duruma dikkat etmelerinde fayda bulunmaktadır.
Unutulmamalıdır ki kan bir insan vücudu için nasıl önemli ise nakit de işletmeler için o derecede önemlidir. Bu nedenle işletmelerden nakit çıkışını engelleyen bu tür teşvik uygulamaların olması tabiki bizleri sevindirmektedir. Fakat önemli olan insan hayatıdır. Maalesef son yıllarda iş kazalarında ölen işçi sayısının 21.800 kişi olduğu basında yazılmaktadır. Bu nedenle, konu ile ilgili yapılan bu tür düzenlemelerin öncelikle işletmelerde, alınması gereken tüm tedbirlerin alınarak iş kazalarını önlenmesini veya iş kazalarını asgari düzeye indirmesini ve ölümlerin önüne geçmesini, durdurmasını temenni ediyoruz. İş kazalarının ve ölümlerin olmadığı haberleri duymak ve günleri görmek dileği ile...