Merkez Bankası 2026 Enflasyon Tahminini Yükseltti: Ocak Zammı ve Emeklilik Tarihi İçin Yeni Hesap
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın 2026 yıl sonu enflasyon tahminini yukarı yönlü güncellemesi, milyonlarca memur ve emeklinin ocak ayında alacağı zam oranlarını yeniden gündeme taşıdı. Emeklilik hazırlığı yapan çalışanlar açısından ise dilekçenin 2026 yılı sona ermeden mi, yoksa 2027 yılında mı verilmesinin daha avantajlı olacağı merak konusu oldu.
Merkez Bankası, yılın ilk enflasyon raporunda 2026 yılı için enflasyon ara hedefini yüzde 16 olarak açıklamıştı. İkinci enflasyon raporunda ara hedef yüzde 24 seviyesine yükseltilirken, 2026 yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 26 olarak duyurulmuştu. Yılın üçüncü enflasyon raporunda ise yıl sonu enflasyon tahmini 2 puanlık artışla yüzde 28'e çıkarıldı.
Piyasa beklentileri Merkez Bankası tahmininin de üzerinde bulunuyor. Merkez Bankası'nın son Piyasa Katılımcıları Anketi'nde 2026 yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 29,43 olarak kaydedilirken, AA Finans Enflasyon Beklenti Anketi'ne katılan ekonomistlerin ortalama tahmini yüzde 29,55 oldu.
MEMUR VE EMEKLİ ZAMMI YENİDEN HESAPLANIYOR
Enflasyon tahminindeki yükselişin ardından gözler 2027 Ocak ayında yapılacak memur ve emekli maaşı artışlarına çevrildi. SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin zam oranında 2026'nın ikinci yarısında gerçekleşecek 6 aylık enflasyon belirleyici olacak.
Memur ve memur emeklilerinde ise toplu sözleşmeden kaynaklanan artışın yanı sıra, temmuz-aralık dönemindeki enflasyonun toplu sözleşme artışını aşan kısmından doğacak enflasyon farkı hesaba katılacak. Bu nedenle yıl sonu enflasyonunun hangi seviyede gerçekleşeceği ocak zammının büyüklüğü açısından kritik önem taşıyor.
Habertürk yazarı Ahmet Kıvanç, Merkez Bankası'nın yüzde 28'lik tahmini ile Piyasa Katılımcıları Anketi'ndeki yüzde 29,43 ve AA Finans anketindeki yüzde 29,55'lik beklentilerin farklı zam senaryoları ortaya çıkardığına öne çıktı.
Kıvanç, enflasyon hedeflerinin ve tahminlerinin sürekli yukarı yönlü revize edilmesinin ücretliler açısından olumsuz sonuç doğurduğunu belirterek, "Enflasyon hedeflerinin sürekli beklenenden daha fazla artması, hedeflerin yukarı revize edilmesi işçi, memur ve emekliyi mağdur ediyor" değerlendirmesinde bulundu.
ASGARİ ÜCRETTE ENFLASYON TAHMİNİ ETKİSİ
Kıvanç, 2026 yılında uygulanan asgari ücret belirlenirken de gerçekleşen enflasyon ile gelecek yılın enflasyon beklentisi arasında bir artış oranının tercih edildiğine işaret etti.
2025 yılı enflasyonu yüzde 30,89 olurken, o dönemde 2026 enflasyonunun yüzde 16 seviyesinde gerçekleşeceği öngörülüyordu. Asgari ücret yüzde 27 artırılarak 26.005,50 TL'den 33.030 TL'ye yükseltildi.
Bir önceki yıl da benzer bir yöntem uygulanmıştı. 2024 yılı enflasyonu yüzde 44,38 olurken, 2025 yılı için o dönemdeki enflasyon tahmini yüzde 21 seviyesindeydi. Asgari ücret yüzde 30 artırılarak 20.002,50 TL'den 26.005,50 TL'ye çıkarılmıştı.
Kıvanç, toplu iş sözleşmesi bulunmayan özel sektör iş yerlerinde ücret artışlarının da genel olarak asgari ücretteki zam oranından etkilendiğini belirtti.
KAMU İŞÇİLERİNDE OCAK AYI FARKLI İŞLEYECEK
Kamu işçilerinin 2027-2028 dönemini kapsayacak toplu iş sözleşmelerinin gelecek yıl imzalanması bekleniyor. Bu nedenle kamu işçilerinin ocak ayındaki ücret artışında farklı bir süreç uygulanacak.
Kıvanç'ın değerlendirmesine göre kamu işçileri, yeni toplu iş sözleşmesi imzalanıncaya kadar ocak ayında öncelikle 2026'nın temmuz-aralık döneminde oluşacak enflasyon farkını alacak. Söz konusu fark hesaplanırken temmuz ayında uygulanan yüzde 6'lık toplu iş sözleşmesi zammı esas alınacak.
Kamu işçilerinin asıl ücret artışı ise 2027-2028 dönemine ilişkin yeni toplu iş sözleşmesiyle netleşecek.
EMEKLİLİK DİLEKÇESİNDE 2026 MI, 2027 Mİ?
Enflasyondaki değişim yalnızca maaş zamlarını değil, emeklilik hazırlığı yapan çalışanların dilekçe tarihine ilişkin hesaplarını da etkiliyor.
Emekli aylığının hesaplanmasında kullanılan güncelleme katsayısı ve aylık bağlama sistemindeki yıllık değişiklikler nedeniyle, emeklilik dilekçesinin verildiği yıl bağlanacak başlangıç aylığı üzerinde etkili olabiliyor. Bu nedenle 2026 yılında emeklilik şartlarını tamamlayan çalışanların dilekçelerini yıl bitmeden vermek ile 2027'ye bırakarak vermek arasındaki farkı kişisel çalışma ve prim bilgilerine göre değerlendirmeleri gerekiyor.
Özellikle yıl sonu enflasyonunun tahminlerin üzerinde veya altında gerçekleşmesi, iki yıl arasında ortaya çıkabilecek avantajın büyüklüğünü değiştirebilir. Merkez Bankası'nın tahminini yüzde 28'e yükseltmesi ve piyasa beklentilerinin yüzde 29'un üzerinde seyretmesi, bu hesabın yeniden yapılmasına neden oldu.
Bununla birlikte herkes için geçerli tek bir "2026'da emekli olmak daha avantajlıdır" veya "2027'yi beklemek daha avantajlıdır" sonucuna varmak mümkün değil. Çalışanın statüsü, prim günleri, prime esas kazançları, emeklilik şartlarını tamamladığı tarih ve çalışmaya devam edip etmeyeceği gibi unsurlar nihai sonucu değiştirebiliyor.
KESİN ORANLAR ENFLASYON VERİLERİYLE BELLİ OLACAK
Merkez Bankası'nın yüzde 28'lik yıl sonu enflasyon tahmini maaş zamlarına ilişkin önemli bir gösterge olsa da ocak ayında uygulanacak artışları doğrudan belirleyen kesin oran niteliğinde değil.
SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin 6 aylık zam oranı ile memur ve memur emeklilerinin enflasyon farkı, temmuz-aralık dönemine ilişkin gerçekleşmiş TÜFE verilerinin tamamlanmasıyla kesinleşecek.
Bu nedenle Merkez Bankası'nın yüzde 28'lik tahmini ile piyasanın yüzde 29'un üzerindeki beklentileri şimdilik farklı senaryoların hesaplanmasını sağlıyor. Ocak ayında maaşlara yansıyacak kesin artış ise yılın ikinci yarısındaki gerçekleşen enflasyonun ortaya çıkmasıyla belli olacak.





