Öztürk’ün sosyal medya hesabında yayımladığı ve kaynağını Tarım ve Orman Bakanlığı olarak gösterdiği haritada Antalya, pestisit kullanımının yoğun olduğu illerin başında gösterildi. Antalya’yı Manisa, Mersin, Adana, Malatya, Konya, Bursa, Çanakkale, İzmir ve Aydın izledi.
Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 2024 yılı il düzeyindeki Bitki Koruma Ürünleri kullanım istatistikleri de tarımsal mücadelede kullanılan ürünlerin miktarını ortaya koyuyor. Bakanlığın verilerine göre Türkiye genelinde aktif madde üzerinden toplam kullanım 17,8 milyon kilogram/litre seviyesinde gerçekleşti.
ANTALYA’DA FUNGİSİT VE İNSEKTİSİT KULLANIMI ÖNE ÇIKIYOR
Öztürk’ün aktardığı verilere göre Antalya’daki kullanımda mantar hastalıklarıyla mücadelede kullanılan fungisitler ile zararlı böceklere karşı kullanılan insektisitler öne çıkıyor.
Bölgesel dağılımda ise Akdeniz Bölgesi yüzde 28 ile ilk sırada yer aldı. Ege Bölgesi yüzde 23,9, Marmara yüzde 17,7 ve İç Anadolu yüzde 13,1 olarak sıralandı. Güneydoğu Anadolu’nun payı yüzde 6,8, Doğu Anadolu’nun yüzde 5,7, Karadeniz’in ise yüzde 4,8 olarak aktarıldı.
Türkiye genelinde kullanılan pestisit gruplarında fungisitlerin payı yüzde 38,4 olarak verildi. Herbisitler yüzde 27,4, insektisitler ise yüzde 23 ile bu grubu takip etti.
Öztürk ayrıca paylaşımında Fenbutatin Oxide, Aldicarb, Klorpifos ve Propiconazole gibi aktif maddelere ilişkin sahadaki kullanım iddialarına yer verdi. Bu maddelerin güncel ruhsat ve kullanım durumlarının ürün, etken madde ve mevzuat kapsamında ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekiyor.
İHRACATTA KALINTI SINIRI BELİRLEYİCİ
Pestisit konusu yalnızca iç piyasadaki gıda güvenliğiyle sınırlı değil. İhraç edilen yaş meyve ve sebzelerde belirlenen maksimum kalıntı limitlerinin aşılması, ürünlerin sınır kontrollerinde durdurulmasına veya geri çevrilmesine yol açabiliyor.
Öztürk, Türkiye’den gönderilen 24 yerli ürünün 8 farklı ülkede sınır değerlerin üzerinde pestisit kalıntısı gerekçesiyle durdurulduğunu aktardı. Paylaşımında Türkiye’nin Avrupa’da toplam pestisit kullanımında ikinci sırada bulunduğunu da ifade etti.
ANTALYA’DA KALINTIYA KARŞI DENETİM VE BİYOLOJİK MÜCADELE
Antalya’daki yoğun tarımsal üretim nedeniyle pestisit kalıntısının azaltılmasına yönelik çalışmalar da yürütülüyor. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Hasat Öncesi Pestisit Denetimi programında Antalya’da biber, patlıcan, nar, portakal, mandalina ve mantar gibi farklı ürünler için numune ve denetim çalışmaları planlandı.

Bakanlık ayrıca Antalya’da pestisit kullanımını azaltacak alternatif yöntemlere yöneliyor. Serik’te çilek ve biber üreticilerine yönelik düzenlenen eğitimde pestisit kalıntısının önlenmesi, biyolojik ve biyoteknik mücadele yöntemleri ele alındı. Programa Alanya ve Gazipaşa dahil Antalya’nın farklı ilçelerindeki ziraat odaları ve tarım danışmanları da katıldı.
Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü de biyolojik mücadele uygulamalarında faydalı böcek ve tuzak kullanımını yaygınlaştırmaya yönelik çalışmalar yürütüyor. Döşemealtı’nda nar üretiminde, Elmalı’da ise biber üretiminde biyolojik ve biyoteknik mücadele uygulamaları gerçekleştirildi.
İSTANBUL’DA 155 ÜRÜN ÖRNEĞİ İNCELENDİ
Pestisit kalıntılarına ilişkin bir başka veri ise İstanbul’da yapılan araştırmadan geldi. Greenpeace Türkiye tarafından yaptırılan ve gıda mühendisi Dr. Bülent Şık tarafından değerlendirilen çalışmada, beş zincir market ile farklı semt pazarlarından 14 çeşit sebze ve meyveye ait toplam 155 örnek incelendi.
Araştırmada örneklerin yüzde 33’ünün Türk Gıda Kodeksi Pestisitlerin Maksimum Kalıntı Limitleri Yönetmeliği’ne uygun olmadığı bildirildi. Örneklerin yüzde 61’inde birden fazla pestisit kalıntısı tespit edildi.
Limit aşımı ile yasaklı veya ruhsatsız pestisit kullanımına ilişkin uygunsuzluk oranı salamura yaprakta yüzde 80, yeşil sivri biberde yüzde 70 ve ıspanakta yüzde 67 olarak açıklandı. Kıvırcık marul, armut ve üzümde yüzde 40; Golden ve Starking elmada yüzde 30; dolmalık biber ve patlıcanda yüzde 20 oranında uygunsuzluk bildirildi.
Domateste bu oran yüzde 13, portakalda yüzde 10, hıyarda ise yüzde 7 olarak kaydedildi. Araştırmanın İstanbul’daki belirli market ve pazarlardan alınan 155 örnek üzerinden yapıldığı için sonuçlar Türkiye’de satılan bütün ürünleri temsil eden ulusal bir oran olarak değerlendirilmiyor.
PESTİSİT KALINTISI İLE PESTİSİT KULLANIMI AYNI ŞEY DEĞİL
Bir ilde kullanılan toplam bitki koruma ürünü miktarının yüksek olması, o ilde üretilen bütün tarım ürünlerinde mevzuat sınırlarının üzerinde kalıntı bulunduğu anlamına gelmiyor. Gıda güvenliği açısından belirleyici olan nokta; kullanılan aktif maddenin ruhsat durumu, doğru doz uygulanması, hasat öncesi bekleme süresine uyulması ve üründeki kalıntının yasal maksimum limitleri aşıp aşmaması.
Antalya açısından konu ayrıca önem taşıyor. Kentin geniş örtüaltı üretim alanları ve yoğun yaş meyve-sebze üretimi, bitki koruma ürünlerinin doğru kullanımını hem iç piyasa hem de ihracat için doğrudan etkileyen başlıklardan biri haline getiriyor. Alanya ve Gazipaşa dahil bölgedeki üretim merkezlerinde kalıntının azaltılması, biyolojik mücadele yöntemlerinin yaygınlaştırılması ve hasat öncesi kontroller bu nedenle öne çıkıyor.




