Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, Mehmet Ç. isimli şüphelinin WhatsApp uygulamasının durum bölümünde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Adalet Bakanı Akın Gürlek'in fotoğraflarının yanına yapay zekâ kullanarak kendi görüntülerini yerleştirdiği tespit edildi. Adli kaynaklara dayandırılan bilgilere göre, paylaşımların şüphelinin üst düzey kamu görevlileriyle yakın ilişkisi bulunduğu ve bu kişiler nezdinde etkili olduğu yönünde bir izlenim oluşturduğu değerlendirildi.
İKİ AYRI SUÇLAMA ÜZERİNDEN SORUŞTURMA
Soruşturma makamları, söz konusu paylaşımları “nüfuz ticareti” ile “halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak amacıyla gerçeğe aykırı bilgileri alenen yayma” suçlamaları kapsamında ele aldı. Şüpheli, Ankara Emniyet Müdürlüğü ekiplerince Keçiören'deki adresinde gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından Ankara Adliyesi'ne getirilen Mehmet Ç., savcılık ifadesi sonrasında nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi ve tutuklandı. Tutuklama bir koruma tedbiri niteliği taşıyor; şüpheli hakkındaki suçlamaların kesinleşmesi ise yargılama sürecinin sonucuna bağlı bulunuyor.
NÜFUZ TİCARETİ SUÇU HANGİ DURUMLARI KAPSIYOR?
Türk Ceza Kanunu'nda düzenlenen nüfuz ticareti, genel olarak bir kamu görevlisi üzerinde etkili veya nüfuz sahibi olduğu iddiasıyla haksız bir işin gördürülmesi amacıyla menfaat sağlanmasını konu alıyor. Bu nedenle bir kişinin kamu görevlileriyle yakınlığı bulunduğu izlenimi vermesi tek başına suçun bütün unsurlarının oluştuğu anlamına gelmiyor; iddia edilen ilişkinin hangi amaçla kullanıldığı, herhangi bir menfaat sağlanıp sağlanmadığı ve taraflar arasındaki bağlantılar soruşturma ve yargılama aşamasında değerlendiriliyor. Kamuya açık haberlerde ise bu dosyada olası bir menfaat ilişkisinin ayrıntılarına yer verilmedi.
GERÇEĞE AYKIRI BİLGİ SUÇUNDA BELİRLİ ŞARTLAR ARANIYOR

Türk Ceza Kanunu'nun halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymaya ilişkin düzenlemesi de her yanlış veya gerçeğe aykırı paylaşımı otomatik olarak suç kapsamına almıyor. Kanunda; bilginin ülkenin iç veya dış güvenliği, kamu düzeni ya da genel sağlıkla ilgili olması, gerçeğe aykırı bulunması, kamu barışını bozmaya elverişli biçimde alenen yayılması ve paylaşımın halk arasında endişe, korku veya panik yaratma amacı taşıması gibi unsurlar aranıyor. Somut olayda bu koşulların oluşup oluşmadığına ilişkin nihai değerlendirmeyi yargı mercileri yapacak.
YAPAY ZEKÂ GERÇEK DIŞI YAKINLIK ALGISINI KOLAYLAŞTIRIYOR
Üretken yapay zekâ araçlarının yaygınlaşması, daha önce profesyonel görüntü düzenleme bilgisi gerektiren manipülasyonların kısa sürede hazırlanabilmesini mümkün hale getirdi. Bir kişinin gerçekte hiç bulunmadığı bir toplantıda, makamda veya kamu görevlisinin yanında gösterilmesi; özellikle görüntünün yapay olarak üretildiği açıkça belirtilmediğinde, izleyenlerde gerçek bir görüşme veya kişisel bağlantı bulunduğu algısını oluşturabiliyor. Bu tür içeriklerin hukuki niteliğinde ise yalnızca görüntünün yapay zekâyla hazırlanmış olması değil, hangi amaçla üretildiği ve nasıl kullanıldığı önem taşıyor.
KAMU GÖREVLİLERİYLE YAKINLIK İDDİALARINA DİKKAT
Benzer nitelikteki adli değerlendirmelerde, kamu görevlileriyle yakınlığı bulunduğunu ileri süren kişilerin bu iddiayı resmi işlemleri hızlandırma, kararları etkileyebilme veya başkalarından menfaat sağlama aracı olarak kullanıp kullanmadığı önem taşıyor. Ankara'nın Cumhurbaşkanlığı, bakanlıklar ve çok sayıda merkezi kamu kurumunun bulunduğu idari merkez olması da kamu görevlileri üzerinden oluşturulan sahte nüfuz algısının ayrı bir önem taşımasına neden oluyor. Ancak bir fotoğrafın kamu görevlisiyle yan yana görünmesi veya sosyal medyada paylaşılması, gerçek bir kişisel ya da kurumsal ilişkinin kanıtı olarak kabul edilmiyor.

ŞÜPHELİ PAYLAŞIMLAR NASIL KONTROL EDİLEBİLİR?
Uzmanların dijital içeriklere ilişkin genel yaklaşımında, olağan dışı bir kamu görevlisi bağlantısı veya yetki iddiasıyla karşılaşıldığında yalnızca fotoğraf ve sosyal medya paylaşımlarına güvenilmemesi önem taşıyor. Özellikle böyle bir iddia para, hediye, iş takibi veya başka bir menfaat talebiyle birlikte sunuluyorsa ilgili kurumun resmi iletişim kanallarından doğrulama yapılması, mesaj ve görsellerin silinmeden saklanması ve gerekli görülmesi halinde kolluk birimleri ya da Cumhuriyet başsavcılıklarına başvurulması olası mağduriyetlerin önüne geçilmesine yardımcı olabiliyor.
ADLİ SÜREÇ DEVAM EDİYOR
Soruşturma kapsamında daha önce dört ayrı suç kaydı bulunduğu belirtilen Mehmet Ç. hakkında verilen tutuklama kararının ardından adli süreç devam edecek. Savcılık tarafından toplanan dijital materyaller, paylaşımların amacı ve kullanım biçimi ile suçlamaların yasal unsurlarının oluşup oluşmadığı değerlendirilecek. Soruşturmanın tamamlanmasının ardından yeterli şüphe görülmesi halinde iddianame düzenlenerek dava açılabilecek; aksi durumda farklı bir adli karar verilmesi mümkün olacak. Şüpheli hakkındaki kesin hukuki durum ise ancak yargılama sonunda verilecek kesinleşmiş kararla ortaya çıkacak.




